Tell a fib türkçesi Tell a fib nedir

Tell a fib ingilizcede ne demek, Tell a fib nerede nasıl kullanılır?

Tell : Belli olmak. Tahmin etmek. Belli etmek. Bilmek. Anlamak. Bildirmek. Yaymak. Demek. Etkili olmak. Tembihlemek.

A : En yüksek not. (herhangi) bir. Pek iyi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Amperin simgesi. Bir. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Miktar belirtir. Herhangi bir.

Fib : Yalan söylemek. Uydurmak. Uydurma. Zararsız yalan. (yalan) atmak. Atmak. Yalan. Küçük ve önemsiz yalan. Küçük yalan. Palavra.

Tell a joke : Fıkra anlatmak.

Tell a lie : Yalan söylemek. Yalan atmak.

Tell against : Bir şey birinin aleyhinde olmak.

Tell a pack of lies : Bir yığın yalan söylemek.

Tell a story : Masal anlatmak. Hikaye anlatmak.

Tell a long rigmarole : Zırvalamak. Saçma sapan konuşmak. Abuk subuk konuşmak.

Tell anonymously : İsim vermeden konuşmak.

İngilizce Tell a fib Türkçe anlamı, Tell a fib eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tell a fib ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cast aside : Başından atmak. Başından savmak. İhmal etmek. Bir kenara bırakmak. Kenara atmak. Bir kenara atmak. Kenara itmek. Terketmek. Kenara koymak.

Catapult : Fırlatmak. Mancınıkla atmak. Katapült uçak. Sapan. Fırlatma düzeneği ile ilgili. Mancınık. Vurmak. Topun bulunmasından önce, kaleleri dövmek için taş gülle fırlatmakta kullanılan bir tür büyük sapan.

 

Chuck : Fırlatmak. Kusarak çıkarmak. Çenesini okşama. Kavrama. Vazgeçmek. Sevimli şey. Atma. Bırakmak. Gıdaklamak.

Cashiering : Kasiyer. Veznedar. (özellikle ordudan) ihraç etmek. Kovmak. Kasadar. Vezneci (bankada). İşine son vermek. Kasa.

Adjusts : Parlamak. Belirlemek. Uymak. Adapte olmak. Halletmek. Ayar çekmek. Uyarlamak. Hizaya getirmek. Düzeltmek.

Assimilate : Özümsenmek. Asimile etmek. Benzetmek. Benimsenmek. Benimsemek. Hazmetmek. Özümsemek. Benzemek. Sindirmek.

Catapulting : Fırlatma düzeneği ile ilgili. Vurmak. Sapan. Katapült uçak. Fırlatmak. Mancınıkla atmak. Mancınık.

Cast off : Örgüye başlamak. (ilmek) iğneden çıkarmak. Üzerinden etmek. Kurtulmak. İlmek atmak. Mola. Çıkarıp atmak. Terk etmek. Avara etmek. İlişkisini kesmek.

Chuck away : İsraf etmek. Fırlatmak. Savurmak. Kaybetmek. Tepmek. Boşa harcamak.

Concoct : Uyduruvermek. Yapmak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Hazırlamak. Tertip etmek. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Uydurmak (hikaye veya yalan). Karıştırmak.

Tell a fib synonyms : adapt, fib, assimilates, attunes, accommodate, bung, axe, deceives, concocted, adapts, lies, coin, fabricating, fibs, lie, adapting, cashier, fabricate, prevaricate, deceive, cast out, accommodates, fabricates, cashiered, catapulted, knock about, adjust, cast away, fibbing, catapults, fibbed, declare untrue, perjure.