Telsiz nedir, Telsiz ne demek

Telsiz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Telsiz" ile ilgili cümle

  • "Telsiz dediğimiz de nihayet sonunda gene tele dayanıyor." - R. H. Karay

Telsiz hakkında bilgiler

Telsiz, haberleşmede kullanılan alıcı-verici bir radyo. Kabloya ihtiyaç duymadan, radyo sinyalleri ile haberleşme yapılmasına imkan veren cihazlardır. Normal radyo alıcılarından farkı, cihazın aynı zamanda yayın yapma kapasitesine sahip olmasıdır. Bu nedenle bazı dillerde "iki yönlü radyo" olarak adlandırılır.

Radyo ışınlarının varlığı ilk olarak 1864 yılında James Cemlerk Maxwell tarafından teoretik olarak söylenmiş ve 1888 yılında Heinrich Hertz tarafından deneysel olarak onaylanmıştır. İlk telsiz bağlantısı 1896 yılında ünlü bilim adamı Guglielmo Marconi tarafından gerçekleştirilmiştir. Marconi bunu gerçekleştirmek için, radyo ışınlarının varlığını kanıtlayan Heinrich Hertz tarafından yapılan, bir telsiz vericisi ve alıcısı, anten telleri ve elekro manyetik dalgalar için bir göstergeç kullanmıştır.

Her telsiz belirli bir frekans aralığında çalışır. Bağlantıya geçmek istediğiniz kişiyle aynı frekansta bulunmanız gerekmektedir. Her ülkede frekans aralıklarını belirleyen kurumlar vardır.Türkiye'de bu kurumun adı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'dur.

 

Telsiz cihazları, genel olarak, bir istasyonun gönderme yapması sırasında diğerinin dinlemede bulunması esasına dayanarak çalışır. Simplex haberleşme olarak tanımlanan bu yöntemde, her iki istasyon aynı frekansı kullanır. Aynı anda iki istasyonun konuşması ise, iki farklı frekansın kullanılmasıyla olasıdır ve "duplex haberleşme" olarak anılır.

Telsiz ile ilgili Cümleler

  • Biz telsiz bağlantısını kaybettik.
  • Burak polis karakolunu telsizle aradı.
  • Neden telsizle yardım istemedin?
  • Geminin kaptanı telsiz operatörüne imdat sinyali göndermesini emretti.
  • O, telsizle bir mesaj gönderdi.
  • Ali telsizi aldı ve konuşmaya başladı.
  • Bebek telsizini unuttum.

Telsiz anlamı, tanımı:

Kişi : Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

İletişim : Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon. Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon.

 

Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Geçici aşk ilişkisi. Bir yüzeydeki kıvrım. Gizli iş, dalavere. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Saçların kıvrım genişliği. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici sevgili. Dalgınlık. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri.

Çalış : Çalma işi.

Telsiz bağlantısı : İki telsiz arasında kurulan haberleşme bağlantısı.

Telsiz telefon : Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telefon, radyotelefon.

Telsiz telgraf : Elektromanyetik dalgalar yardımıyla çalışan telgraf düzeni, radyotelgraf.

El telsizi : Elde taşınabilen telsiz.

Telsi : Çok ince telciklerden oluşan.

Telsizci : Genellikle gemilerde, uçaklarda karayla gemi, yerle uçak arasında ve daha başka gemi ve uçaklarla telsiz bağlantısı kurmakla görevli kimse.

Telsizcilik : Telsizcinin görevi.

Kapsama : Kapsamak işi.

Elektromanyetik : Elektromanyetizması bulunan veya bununla ilgisi olan.

Yardım : İşlerin daha etkin ve verimli olabilmesi için sağlanan katkı, destek. Etki. Bağış, iane. Kendi gücünü ve imkânlarını başka birinin iyiliği için kullanma, muavenet. Bir ülkeye bağış veya ödünç olarak verilen para ve ihtiyaç maddeleri.

Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Haberleşme : İletişim. Yazışma.

Alıcı : Kamera. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç.

Verici : Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Veren, verme yanlısı olan kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı.

Telsiz bağlantı : elektrik, uziletişim: Elektromanyetik dalgaların dağ gibi yüksekliklere çarpıp kırılmasını önlemek için yüksek yerlere konan, birbirini gören antenlerle telefon bağlantısının (radyo, televizyon da olabilir) kurulmasını sağlayan dizge.

Telsiz bağlantılı alıcı : Dışarıda yayın takımınca kullanılan, görüntüleri, yerleşik donatımlara telsiz bağlantısıyla aktaran ufak boy alıcı.

Telsiz bağlantısı yayacı : Yüksek tepelere birbirini görebilecek biçimde kurulan, bir önceki yayaçtan aldığı imleri yükselterek bir sonrakine aktaran, hem alıcı hem verici olarak çalışan telsiz bağlantısı sağlayıcı yayaç.

Telsiz dalgası : Telsiz iletişiminde ve radyo yayınlarında kullanılan, sesle kiplenilebilir akıramııknatıssal dalga.

Telsiz sıklıkları yükselteci : Radyo sıklığındaki elektriksel titreşimleri güçlendiren aygıt.

Diğer dillerde Telsiz anlamı nedir?

İngilizce'de Telsiz ne demek? : adj. wireless

n. wireless, radio, walkie-talkie, transceiver

Fransızca'da Telsiz : sans fil

Almanca'da Telsiz : n. Funk, Funkspruch

Rusça'da Telsiz : n. радио (N), радиограмма (F)

adj. беспроволочный