Temas nedir, Temas ne demek

Temas; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Temas" ile ilgili cümle

  • "Her nevi halkla temas ve kaynaşma hâlinde bulunmalıdır." - S. F. Abasıyanık
  • "Bu konuya teması gereksiz görmüştü."
  • "İki şehir arasında temas kesildi."

Yerel Türkçe anlamı:

Kara erik.

Temas hakkında bilgiler

Temas, Bana Bir Yalan Söyle (2012) ve Hayata Dokun (2009) isimli iki albüm sahibi İstanbul kökenli Rock grubu.

Alper Fıratlı, vokal, melodika
Altuğ Özgün, davul
Murat Kanlı, bas gitar
Savas Ateşoğlu, gitar
Tolga Yükseoğlu, gitar-sampling

2007 yılının sonunda yeni bir grup projesi için ilk kadrosuyla bir araya gelen grup, ilk albümlerinin ilk klip parçası da olan Uyan Dostum adlı şarkısının demo halini koydukları soundclick.com adlı internet sitesinde 29.000 şarkı arasından tüm dünyadaki kullanıcılar arasında oylamada ilk beşte girmiş, haftalarca yerini korumuş, parça kendi uyanışlarının da habercisi olmuştur.

2009 yılının Kasım ayında Taşoda etiketiyle Hayata Dokun isimli ilk stüdyo albümlerini yayınladıktan çok kısa bir süre sonra vokalist değişikliği ile kadrolarına Alper Fıratlı'yı dahil eden grup 3 klip ve sayısız performansın ardından 2011 yılında stüdyoya kapanarak yeni albümleri için çalışmaya başlamıştır.

 

Temas ile ilgili Cümleler

  • Teması kaybettik.
  • Biz göz teması kurduk.
  • Bir çocukla fiziksel temas çok önemlidir.
  • Temas halinde bulunacağım.
  • Temas halinde kalacağımızı umuyorum.
  • İsimsiz bir arayan, bir cinayeti bildirmek için polisle temasa geçti.
  • Temas halinde olalım.
  • Otizmli kişiler, birisiyle konuşurken çoğu zaman göz teması kurmazlar.
  • Teması sürdürelim.
  • Temas kuralım.
  • Doğrudan Tom'la temasa geçin.
  • Ben de polisle temasa geçtim.
  • Temas kurulamadın.
  • Bazı bilim insanları dünya dışı yaşam ile ilk temasın önümüzdeki on yıla kadar kurulacağına inanıyor.

Temas kısaca anlamı, tanımı:

Temas etmek : Dokunmak, değmek. görüşüp konuşmak. cinsel ilişkide bulunmak. değinmek, sözünü etmek, bahsetmek.

Temas kurmak : İlişkiye geçmek, bağlantı sağlamak.

Temasta bulunmak : Temas etmek.

Temasa geçmek : Arada bir bağlantı kurmak, görüşme yapmak.

Temasa gelmek : Buluşup görüşmek.

Dirsek teması : Düz bir sırayı oluşturabilmek için dirseklerin birbirine değmesi. Bir amaç uğruna dayanışma içinde bulunma, ilişki içerisine girme.

Tema : Bir besteyi oluşturan temel motif, ana konu. Asıl konu, temel motif, ana konu. Öğretici veya edebî bir eserde işlenen konu, düşünce, görüş, tem, ana konu.

 

Değme : Seçkin, seçme. Her, herhangi bir, gelişigüzel, rastgele. Değmek işi, temas.

Dokunma : Dokunmak (II) işi. Dokunmak (I) işi, temas.

Dokunuş : Dokunma (II) işi. Dokunma ipliklerinin çaprazlama biçimi. Dokunma (I) işi, temas.

Değinti : Temas.

Buluş : Konu, duygu, düşünce ve hayalde başkalarının etkisinden sıyrılarak bunların işlenişinde yeni bir yol tutma. Bilinen bilgilerden yararlanarak daha önce bilinmeyen yeni bir bulguya ulaşma veya yöntem geliştirme, icat. Bulma işi. İlk defa yeni bir şey yaratma, icat.

Görüşme : Görüşmek işi, mülakat, müzakere.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Yalan : Uydurma. Yalancı kimse. Doğru olmayan, gerçeğe uymayan söz, kıtır.

Kurma : Prefabrik. Kurmak işi.

Münasebet : İlişik, ilişki, ilinti. Sebep, vesile, gerekçe, neden. İki şey arasındaki uygunluk.

Değinme : Değinmek işi, temas.

Etme : Etmek işi.

Bahsetme : Bahsetmek işi.

Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi. Yetişme. Gelmiş olan.

Ulaşım : Ulaşma işi. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas.

Bağlantı : İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak. Yapılacak işle ilgili sözlü veya yazılı anlaşma, angajman. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ.

Temas dermatitisi : Deriyle doğrudan temas eden irrite edici maddelerden veya hayvanın duyarlı olmasından kaynaklanan, alerjik veya alerjik tabiatta olmayan, sadece maddeyle temas eden kısımlarla sınırlı deri yangısı, kontakt dermatitisi.

Temas duyarlılığı : Bazı maddelerle temasta meydana gelen alerjik cevap olup temas yerinde ciddî iltihaba sebep olur.

Temas engeli : Kanserli olmayan normal dokularda, birbiriyle temas hâlinde olan komşu hücrelerde, hücre bölünmesinin baskılanması veya durdurulması, kontakt inhibisyon, kontakt engeli.

Temas engellemesi : Normal hücreler yan yana geldikleri zaman temas yerlerinde yapışma plâkları teşekkül ederken, hücrelerin rastgele amöboid hareketlerinin yavaşlaması.

Temas faktörü : Faktör XII.

Temas metastazı : Birbiri üzerine temas eden dokularda görülen tümörlerin yayılma biçimi, kontakt metastazı. Üst veya alt dudakta oluşan tümörler diğer dudağa, anal bölge derisindeki tümörler kuyruk altı derisine temas metastazı yoluyla yayılır.

Temas zehirleri : Uygulandıklarında yüzeyden parazitin veya hayvanın derisi aracılığıyla vücuduna girerek sinirsel düzeyde etkilerini gösteren maddeler, kontakt zehirleri.

Temaslama : Bir çalgıda notaları duraksamaksızın arka arkaya hızlıca ve yumuşak bir biçimde icra etmek. Vurulan telin tınısı kaybolmadan penalama yapmaksızın çekiçleme ve salma gibi yöntemlerin arka arkaya çok hızlı bir biçimde hafifçe uygulanması.

Diğer dillerde Temas anlamı nedir?

İngilizce'de Temas ne demek? : [tema (m) ] n. topic, theme, subject matter; text; mania, obsession

v. apprehend, dread, fear

n. motif, theme; subject matter, topic; text

Fransızca'da Temas : contact [le]

Almanca'da Temas : n. Fühlung, Berührung, Kontiguität

Rusça'da Temas : n. касание (N), соприкосновение (N), контакт (M), связь (F)