Tembel nedir, Tembel ne demek

Tembel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

"Tembel" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Galiba karaciğeri de tembel." - H. Taner
  • "Tembeller ve işsizler daha çok yorulurlar." - A. Ş. Hisar

Tembel kısaca anlamı, tanımı:

Tembelhane : İçinde bulunanların çalışmaya karşı isteksiz davrandıkları yer.

Kafası tembel : Alık, budala, basireti olmayan (kimse).

Sultani tembel : Tembel, iş görmekten hoşlanmayan.

Tembelce : Tembel bir biçimde, tembelcesine.

Tembele iş buyur sana akıl öğretsin : Kendisinden bir konuda yardımcı olması istendiğinde yardım edeceği yerde çözüm yolları gösteren kimseler için kullanılan bir söz.

Tembelleşme : Tembelleşmek işi.

Tembelleşmek : Tembel duruma gelmek.

Tembelleştirme : Tembelleştirmek işi.

Tembelleştirmek : Tembel olmasına sebep olmak.

Tembelliği tutmak : Tembelleşmek.

Tembellik : Tembelce davranış, atalet. Tembel olma durumu, atalet.

Tembellik etmek : Tembelce davranmak.

Fakirlik ayıp değil tembellik ayıp : "yoksulluk utanılacak bir şey değildir, çalışmamak en büyük ayıptır" anlamında kullanılan bir söz.

 

Sultani tembellik : Sultani tembel olma durumu.

Görme : Görmek işi, rüyet.

Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Sevme : Sevmek işi.

Çaba : Herhangi bir işi yapmak için ortaya konan güç, zorlu, sürekli çalışma, gayret, ceht, efor.

Göstermek : Öğretmek, açıklamak. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Sert bir biçimde karşılık vermek. Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Kanıtla inandırmak. Belirtmek, anlatmak. Görünmek, benzemek. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Etmek.

Sıkıntı : İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem. Bulunmama durumu. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet.

Üşengeç : Çok üşenen, tembel, üşengen.

Tembel bitler : Duyargaları üç ya da beş eklemli, devim yeteneği az olan ısırıcı bitler alttakımı. Genellikle hayvanların dışasalağı olarak yaşarlar.

 

Tembel hayvangiller : Memeliler (Mammalia) sınıfının, dişsizler (Edendata) takımından, ağaçlarda yaşayan ve çok yavaş hareket eden, ön ayakları uzun ve kanca şeklinde kıvrık tırnakları olan, kulakları ve kuyrukları küçük, kılları uzun, yapraklarla beslenen, Amerika'da ormanlarda yaşayan bir familya.

Tembel kedi sendromu : Kedilerin ürolojik sendromu.

Tembel on osman çavuş : Tembel oğlunun Osman Çavuş

Tembel ülser : Eozinofilik ülser.

Tembel-hayvangiller : (Bradypodidae), (Lat. bradypus = yavaş ayaklı) Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının dişsizlier (Edentata) takımından bir familyası. Ağaçlarda yaşayan ve çok yavaş hareket eden, ön ayakları uzun ve kıvrılmış uzun kanca tırnaklı olan hayvanlardır. Kulakları ve kuyrukları küçülmüştür. Kılları uzun ve kaba, yeşilimsi-kahverengimsidir. Ayaklarından aşağı doğru kendilerini dallara asarlar. Yaprak yerler. Orta ve Güney Amerikanın tropik ormanlarında yaşarlar. Üç-parmaklı tembel hayvan (Bradypus tridactylus), yakalı tembel hayvan (B. torquatus) iyi bilinen türleridir.

Tembelcesine : Tembelce.

Tembele iş buyur, sana akıl öğretsin : kendisinden bir konuda yardımcı olması istendiğinde yardım edeceği yerde çözüm yolları gösteren kimseler için kullanılan bir söz.

Tembelek : Az tembel, tembelce. Küçük darbuka. (Dutluca, İnönü -Eskişehir)

Tembeletös olmak : Tepetakla yuvarlanmak.

Tembel ile ilgili Cümleler

  • Tembel adam, görevlerini sık sık ihmal ediyor.
  • Tembel olduğu için çocuğa kızdım.
  • Sen tembelleşiyorsun!
  • Onun tembelliğini affedemem.
  • Ali inanılmaz derecede tembel.
  • Başka bir deyişle, o tembel.
  • Tembel insanların başarı şansı yoktur.
  • Tembel olduğu için öğretmeni tarafından azarlandı.
  • Sen çok tembelsin.
  • Senin dinin tembelliği teşvik ediyor.
  • Tembel olduğu için oğlunu azarladı.
  • Tembel insanların başarma olasılığı yoktur.
  • Ali kesinlikle aptal değil. O sadece tembel.
  • Tembel çalışanların hepsi işten atılmalı.

Diğer dillerde Tembel anlamı nedir?

İngilizce'de Tembel ne demek? : adj. lazy, idle, do nothing, inactive, asleep, bonelazy, indolent, inert, laggard, languid, languorous, slack, slothful, sluggard, sluggish, stagnant, tired, torpid, workshy

n. lazy person, lazybones, idler, drone, do little, slug, do nothing, idle fellow, loon, slacker, slouch, sluggard, laggard, gold brick, lounger

Fransızca'da Tembel : atone, paresseux/euse

Almanca'da Tembel : n. Faulenzer, Müßiggänger, Nichtstuer, Tagedieb, Taugenichts, Trödler

adj. bequem, faul, inert, lotterig, tatenlos, träge, tranig, trödelig, weichlich

Rusça'da Tembel : n. лентяй (M), лодырь (M), бездельник (M), лежебока (MF)

adj. ленивый, медлительный