Temi nedir, Temi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bitki, ağaç, meyve kümesi.

Temi ile ilgili Cümleler

  • “Sonra kendini büsbütün temize çıkartmak için üstünün ve eşyasının aranmasını istedi.”
  • Jale gergin biçimde boğazını temizledi.
  • “Size bütün bir kış için kuru ot temin edecek.”
  • Burak dişlerini diş ipiyle temizledi.
  • Temiz yastık kılıfları nerede?
  • “Öyleyse evvela, senin istediğin dava görülmüş olur. Yani hırsız olmadığın meydana çıkar. Namusun temizlenmiş olur.”
  • Temiz dağ havası solumayı seviyorum.
  • Mikel evdeyken pencereleri temizlemeye çalışır.
  • “Ovadaki İslam köylerinde nasıl temizlik yapılacağını müzakereye koyuldular.”
  • “Dünyada ondan başka kimseyi sevmeyeceğini bana bir kere daha temin etti.”
  • “Yaramazlığı bir yana, çocukları da azdırdığı için temiz bir dayak yemiş olmalı.”
  • Temizlik yapmaya gideceğim.
  • “Senin verdiğin teminat hep boşa gitti.”
  • Temizlenmesi gereken bir garajım var
  • “Reisleri de tam bir otorite temin etmiş olduğunu her vesile ile belli ediyordu.”
  • Biraz temiz hava alalım.
  • Temizlenecek elbiselerimi aldım.
  • Bizim arka bahçeyi temizliyoruz.
  • Sanırım hep birlikte sınıfı temizlemeliyiz.
  • Ofisi temizlemen güzeldi.
  • Tom'un evi yıllardır temizlenmemiş gibi görünüyordu.

Temi ile ilgili Atasözü veya Deyim

hesabı temizlemek : borcunu ödemek.

 

işi temizlemek : sorunu çözmek.

kanı temizlenmek : öldürülenin arkasından, öldüren kişi veya yakınlarından birini öldürerek öç almak.

kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak) : aklandırmak.

namusu temizlenmek : bir işin içinden kendi saygınlığını yitirmeden çıkmak.

namusunu temizlemek : ahlak ve onuruna ters düşen bir durumdan kurtulmak için birini veya kendini öldürmek.

otorite sağlamak (veya temin etmek) : yetki kurmak veya yetki sahibi olmak.

temin etmek : korkusunu gidermek, güven vermek sağlamak, elde etmek, tedarik etmek.

teminat altına almak : güvence altına almak.

teminat vermek : güvence vermek.

temiz bir dayak atmak : adamakıllı dövmek.

temiz bir dayak yemek : adamakıllı dayak yemek.

temiz iş altı ayda çıkar : “doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister” anlamında kullanılan bir söz.

temiz tutmak : bir şeyi kirletmeden, bozmadan kullanma, temiz olmasına özen göstermek.

temize çekmek : Düzeltilmiş karalamayı özenle yazmak.

temize havale etmek : uzayıp giden bir işi bitirivermek yiyeceği yiyip bitirmek kısa yoldan çözümlemek, çabucak bitirmek.

temizlik yapmak : temizlemek Mecaz anlamı öldürmek Mecaz anlamı zararlı şeyleri yok etmek.

Temi kısaca anlamı, tanımı

Alkalili temizleyici : Alkalili temizleme işlemlerinde kullanılan temizleyici

Ampul temizleyici : Tam boşluğu sağlamak ve kararmayı azaltmak için ampulün içine sokulan kimyasal madde.

Arpa malt temizleme kalıntısı : Maltlaştırılmış arpanın temizlenmesinden veya malt çiminin malttan yeniden temizlenmesinden elde edilen temizleme kalıntısı.

Asitli temizleme : Madensel, örgensel asit ya da bir asit tuzu çözeltisi kullanarak, demir ve çelik yüzeylerden, oksit, kum, yağ ve benzerleri özdekleri ısılı ya da ısısız olarak giderme işlemi.

 

Aşındırıcı püskürtmeyle temizleme : Son temizleme ya da bitirme işleminden önce, kuru ya da asıltı durumundaki aşındırıcıları, basınç altında püskürterek yapılan bir tür metal yüzeyleri temizleme işlemi.

Büyük temizlik : (1936-38).

Çözeltiyle temizleme : Metal yüzeyler üzerindeki yağ, katı yağ, yapışkan toz, ve benzerleri pislikleri, uygun bir çözelti kullanarak giderme işlemi.

Çözenle temizleme : Metal yüzeyler üzerindeki yağ, katı yağ, yapışkan, toz ve benzerleri pislikleri, alifatik petrol ürünleri, klorlu hidrokarbonlar gibi örgensel çözenler kullanarak giderme işlemi.

Daldırmayla alkalili temizleme : Kolayca giderilir pislik taşıyan yüzeylere uygulanan, bir tür alkaliyle temizleme yöntemi.

Daldırmayla asitli temizleme : Parçaları, askı ile ya da metal sepet içinde daldırılarak bir tür asitle temizleme yöntemi.

Elektrikle alkalili temizleme : Elektrik erkesi kullanarak uygulanan, çok iyi bir alkalili temizleme yöntemi.

Elektrikle asitli temizleme : % 55-70 sülfürik asitli çözeltiler kullanarak, 2 dakikadan az bir sürede yapılan elektrikli bir yüzey temizleme işlemi.

Elektrikli temizleme : Düşük gerilimli elektrik akımı yoluyla, uygun bir çözelti kullanarak yapılan temizleme işlemi.

Elektrolitik temizleme : Metal yüzeyinin elektrolitik temizlenmesi.

Elektroliz temizleği : Teneke yapımında, çelik şeritlerin, elektrolitik olarak temizlendikleri bölüm.

Fıçıda temizleme : Bir fıçı içinde yapılan metal yüzeyleri temizleme işlemi.

Fırçalı temizleme : Döner tekerlek fırçalar kullanılarak, metal yüzeyleri temizleme işlemi.

Hava temizleyici : Hava içerisindeki kirleri, tozları ayırmakta kullanılan araç.

İki fazlı sütsü temizleyici : Yağ ve su fazları ayrı katlarda var olan ve o durumda kullanılan sütsü temizleyici.

Kapalı devre temizleme : Süt fabrikalarında üretimden sonra alet ve ekipmanların sökülmeden yıkama çözeltilerinin kapalı devre dolaşımı yoluyla temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması işlemi, CIP.

Kuru temizleyicilik : Kuru temizleyici olma durumu.

Metal temizleme : Metal yüzeyleri, işlem artığı, pislik, bulaştıran ve benzeri istenmeyen özdeklerden temizleme işlemi.

Oda sıcaklığında temizleme : Metal yüzeyleri, ısı uygulamadan, oda sıcaklığında temizleme işlemi.

Pissuyun temizlenmesi : Pissuyu zararsız hale getirme işlemi.

Püskürtmeli temizleme : Bir işlemden sonra, metallerin yüzeylerini, su ya da bir çözelti püskürterek temizleme işlemi.

Püskürtmeyle alkali temizleme : Çok sayıda parçaların yüzeyini, püskürtme yoluyla temizlemede kullanılan bir alkalili temizleme yöntemi.

Püskürtmeyle asitli temizleme : Çok sayıda parçaların yüzeyini, püskürtme yoluyla temizlemede kullanılan bir asitli temizleme yöntemi.

Sesüstü dalgalarıyle temizleme : Sesüstü dalgaları kullanarak, metal yüzeyleri temizleme işlemi.

Soğuk alkalili temizleyici : Oda sıcaklığındaki temizleme işleminde kullanılan silikat türü tuzların oluşturdukları temizleyici.

Soğuk asitli temizleyici : Monosodyum fosfat gibi tuzlardan oluşan ve pH değeri 6'ya yakın olan temizleyici.

Subuğulu temizleme : Çok büyük parçaların yüzeyleri üzerinden yağ, kir ve benzerleri pislik yapıcı özdekleri gidermek için, subuğusu uygulanarak yapılan temizleme işlemi.

Südü sümüğü temiz : Soyu sopu temiz.

Sülfürik asitli temizleme : Sülfürik asit çözeltileri kullanarak yapılan temizleme işlemi.

Sütsü temizleyici : Genellikle hidrokarbonlu çözenlerin, suyla yaptıkları sütsülerin oluşturduğu temizleyici.

Sütsülü temizleme : Örgensel çözenler kullanarak hazırlanan sütsüler ile yapılan pislik giderme.

Temim : Teemmüm.

Temime : Nazarlık, nazar boncuğu.

Temin olsun : Tanrı'ya şükür olsun : Bütün köy yanabilirdi, temin olsun ki rüzgâr yoktu.

Temincek : Biraz önce, demin. Az önce.

Temincik : Az önce.

Temir : Tabir, Rüya tabiri. Demir.

Temirat : Arapça kökenli ta'mirât: tamir.

Temirbay : Demir gibi sağlam kimse.

Temircan : [Bakınız: Demircan].

Temire : Bir çeşit deri hastalığı.

Temirek : Bir çeşit deri hastalığı.

Temirhan : [Bakınız: Demirhan].

Temirkan : [Bakınız: Demirkan].

Temirkazak : Kutupyıldızı.

Temirkut : [Bakınız: Demirkut].

Temirt : Alnı kapatacak biçinde kesilmiş saç, kâkül.

Temirtaş : [Bakınız: Demirtaş].

Temis : Temmuz.

Temisin : Temmuzda.

Temiz dalgalanma : Esnek kur sisteminde, kısa dönemli düzensiz dalgalanmaların ortadan kaldırılmasına yönelik para yetkesinin döviz kuruna müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.

Temiz gönderim belgesi : Malların veya ambalajlarının kusurlu olduğunu ilişkin bir kayıt taşımayan gönderim belgesi.

Temiz su : Enteral ve göz ürünleri dışında, diğer ilaçların hazırlanmasında kullanılan 10 ppm’den fazla katı madde içermeyen ve pH’sı 5-7 arasında olan su, damıtık su, demineralize su.

Temiz su döşemi : Yapıda temiz suyu kullanma yerlerine ileten boru ağı.

Temiz tahsil : Mali belgelerin tahsili.

Temiz yapağı ağırlığı : Bir koyundan kırkımla elde edilen yapağının uygun bir biçimde yıkandıktan sonra belir edilen ağırlığı.

Temiz yapağı rengi : Yapağının temizlendikten sonraki rengi.

Temizalp : İyi ahlaklı yiğit.

Temizcan : İçi temiz olan kimse.

Temizce : Temiz bir biçimde.

Temize çıkmak : Aklanmak.

Temizel : Dürüst kimse.

Temizer : Dürüst kimse.

Temizginelik : Temizce, temiz olarak.

Temizhan : Dürüst hükümdar.

Temizkal : “Her zaman doğru ve dürüst ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Temizkan : Doğru ve dürüst soydan gelen.

Temizlamak : Temizlik yapmak.

Temizlek : Temizlik işleminin yapıldığı yer.

Temizleme aygıtı : Film temizlemede kullanılan aygıt.

Temizleme banyosu : Filmleri temizlemekte kullanılan banyo, eriyik çeşidi.

Temizleme borusu : Pissu döşeminde tıkanmaları gidermek için kullanılan, kapaklı özel boru parçası.

Temizleme ilacı : Temizlemeyi sağlayan kimyasal eriyik çeşitleri.

Temizleme kalıntıları : Kavuz, yabancı ot tohumları, toz-toprak ve diğer yabancı maddeler gibi hububat tanelerinden ayrılan maddeler.

Temizleme kapağı : Duman borusundaki ya da yolundaki kurumların temizlenmesi için kullanılan kapak.

Temizlemeci : Giyim sanayisinde kumaş, ip ve benzerleri dikiş artıklarını temizleyen kimse.

Temizlemecilik : Temizlemecinin yaptığı iş.

Temizlenebilme : Temizlenebilmek işi.

Temizlenebilmek : Temizlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Temizlenmemiş yem : Yabancı maddeleri ayrılmamış yem.

Temizlenmiş yem : Kalburlama, aspirasyon, manyetik ayırma veya herhangi bir başka işlemle yabancı maddeleri ayrılan yem.

Temizletebilme : Temizletebilmek işi.

Temizletebilmek : Temizletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Temizlettirme : Temizlettirmek işi.

Temizlettirmek : Temizletme işini yaptırmak.

Temizleyebilme : Temizleyebilmek işi.

Temizleyebilmek : Temizleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Temizlik deneyi : Temizleyicilerin etkenliğini anlamak amacıyla, örnekler üzerinde yapılan deney.

Temizlik işçileri : Tiyatro yapısının temizliğinden sorumlu işçiler.

Temizol : “Doğru ve iyi ahlaklı ol” anlamında kullanılan bir isim”.

Temizöz : Özü temiz, dürüst olan kimse.

Temizsan : Doğruluğu ve dürüstlüğüyle tanınan kimse.

Temizsoy : Temiz ve dürüst soydan gelen kimse.

Ultrasonik diş temizliği : Diş taşlarının temizliğinde ultrason enerjisinden yararlanılarak sağaltılması.

Yoksul komşuluklarının temizlenmesi : Bir yoksul komşuluğundaki konutların, yıkılarak, biçimi değiştirilerek ya da onları yaratan koşullar düzeltilerek ortadan kaldırılması.

Yüzer katlı sütsü temizleyici : [Bakınız: iki fazlı sütsü temizleyici].

Bir temiz : Adamakıllı.

Çevre temizlik vergisi : Belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan ve katı atık toplama hizmetinden yararlanan konut ve iş yeri sahiplerinden alınan vergi, çöp vergisi.

Eli yüzü temiz : Düzgün.

Eteği temiz : İffetli, namuslu (kadın).

Geçici teminat : İhalelere katılanların yatırmak zorunda olduğu teminat.

Kalbi temiz : Saf, temiz duygulara sahip. Günahtan uzak durmaya çalışan.

Kati teminat : İhaleyi kazanan firmadan istenen teminat.

Kuru temizleme : Kimyasal maddelerle veya buharla giysi, eşya vb.ni temizleme, ütüleme işi.

Kuru temizleyici : Kuru temizleme yapan kimse.

Nakdi teminat : Borcun ödeneceğine dair, alacaklıya parayla sağlanan güvence. Kredi kullanılması durumunda güvence olarak gösterilen nakit değer.

Temin : Korkusunu giderme, inanç verme. Gerçekleştirme. Sağlama, elde etme.

Teminat : Güvence.

Teminat akçesi : Artırma ve eksiltmeye girenlerden garanti karşılığı alınan para.

Teminat mektubu : Bir kimsenin belirli bir işi yapabileceğine ilişkin, bankalarca verilen para güvencesini içeren belge.

Teminat senedi : Ticari kuruluşların kullanabilecekleri krediye karşılık olarak bankalarda bulundurdukları müşteri çeki ve senetleri.

Teminatlı : Teminatı olan.

Teminatsız : Teminatı olmayan.

Temiz : Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan.

Temiz kağıdı : Bir otomobilin fabrika çıkış belgesi.

Temiz kalpli : Olaylara iyimser ve olumlu yönden bakan. İçinde iyi duygular taşıyan.

Temiz kalplilik : Temiz kalpli olma durumu.

Temiz kan : Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak vücudun her yanına giden kan.

Temiz pak : Çok temiz. Tertemiz bir biçimde.

Temiz para : Kesintiden veya masraflardan sonra elde kalan para miktarı. Hileye başvurmadan kazanılan para.

Temiz raporu : Bir kimsenin herhangi bir hastalığı olmadığını gösteren rapor. Bir şeyin bozuk olmadığını gösteren rapor.

Temiz yürekli : İçi dışı bir olan, kalbi temiz olan.

Temiz yüreklilik : Temiz yürekli olma durumu.

Temizleme : Temizlemek işi. Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.

Temizlemek : Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

Temizleniş : Temizlenme işi.

Temizlenme : Temizlenmek işi.

Temizlenmek : Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek.

Temizletme : Temizletmek işi.

Temizletmek : Temizleme işini yaptırmak.

Temizleyici : Buhar makineleri aracılığıyla temizleme işini yapan kimse. Bu işin yapıldığı yer. Temizleme özelliği olan.

Temizleyicilik : Temizleyici olma durumu.

Temizleyiş : Temizleme işi.

Temizlik : Temiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet. Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme. Temiz durma ya da tutma durumu. Temizleme işi.

Temizlik malzemesi : Temizlik için kullanılan sabun, deterjan, süpürge, çeşitli boy ve ebatta fırça, bez vb. gereçlerin tümü.

Temizlikçi : Temizlik işini yapan kimse.

Temizlikçi kadın : Ev, iş yeri vb. yerlerde ücret karşılığı temizlik işleri yapan kadın.

Temizlikçilik : Temizlikçi olma durumu.

Yüreği temiz : Temiz yürekli, saf, iyi niyetli (kimse).

Yüreği temizlik : Yüreği temiz olma durumu.

Diğer dillerde Temelsiz sayışım anlamı nedir?

İngilizce'de Temelsiz sayışım ne demek ? : suspens account