Temiz nedir, Temiz ne demek

Temiz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Temiz" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Temiz araba."
  • "Temiz iş."
  • "Ayak basacak tek adımlık temiz yer yok." - A. Ağaoğlu
  • "Temiz giyinmek."

Yerel Türkçe anlamı:

Temmuz

Temiz isminin anlamı, Temiz ne demek:

Kız ismi olarak; Kirli olmayan, pak. Ahlak yönünden temiz, nezih. Özenle yapılmış, güzel. Erkek ismi olarak; Kirli olmayan, pak. Ahlak yönünden temiz, nezih. Özenle yapılmış, güzel.

Temiz anlamı, tanımı:

Temiz tutmak : Bir şeyi kirletmeden, bozmadan kullanmak, temiz olmasına özen göstermek.

Temiz bir dayak atmak : Adamakıllı dövmek.

Temiz bir dayak yemek : Adamakıllı dayak yemek.

Temiz iş altı ayda çıkar : "doğru dürüst yapılması istenen iş uzun zaman ister" anlamında kullanılan bir söz.

Temize çekmek : Yaşanılan hoş olmayan olayları unutmak. bir yazının karalamasını temiz olarak yazmak.

Temize çıkmak : Aklanmak.

Temize havale etmek : Ortadan kaldırmak, öldürmek. kısa yoldan çözümlemek, çabucak bitirmek. yiyeceği yiyip bitirmek. kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. uzayıp giden bir işi bitirivermek.

 

Temiz kağıdı : Bir otomobilin fabrika çıkış belgesi.

Temiz kalpli : İçinde iyi duygular taşıyan. Olaylara iyimser ve olumlu yönden bakan.

Temiz kan : Atardamarlarda dolaşan, akciğerlerden aldığı oksijeni taşıyarak vücudun her yanına giden kan.

Temiz pak : Çok temiz. Tertemiz bir biçimde.

Temiz para : Hileye başvurmadan kazanılan para. Kesintiden veya masraflardan sonra elde kalan para miktarı.

Temiz raporu : Bir şeyin bozuk olmadığını gösteren rapor. Bir kimsenin herhangi bir hastalığı olmadığını gösteren rapor.

Temiz yürekli : İçi dışı bir olan, kalbi temiz olan.

Bir temiz : Adamakıllı.

Eli yüzü temiz : Düzgün.

Eteği temiz : İffetli, namuslu (kadın).

Kalbi temiz : Saf, temiz duygulara sahip. Günahtan uzak durmaya çalışan.

Yüreği temiz : Temiz yürekli, saf, iyi niyetli (kimse).

Temiz kalplilik : Temiz kalpli olma durumu.

Temiz yüreklilik : Temiz yürekli olma durumu.

Temizleme : Temizlemek işi. Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.

Temizlemek : Bitirmek, tüketmek. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek. Öldürmek, yok etmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Arıtmak.

Temizleniş : Temizlenme işi.

Temizlenme : Temizlenmek işi.

Temizlenmek : Ortadan kaldırılmak, öldürülmek. Kumarda öbür oyuncu veya oyuncularca bütün parası alınmak. Kadınlarda aybaşı durumu sona ermek. Sakıncalı bir durum, iş düzelmek, bitmek. Temiz duruma gelmek, arınmak, paklanmak.

 

Temizletme : Temizletmek işi.

Temizletmek : Temizleme işini yaptırmak.

Temizleyici : Temizleme özelliği olan. Buhar makineleri aracılığıyla temizleme işini yapan kimse. Bu işin yapıldığı yer.

Temizleyicilik : Temizleyici olma durumu.

Temizleyiş : Temizleme işi.

Temizlik : Temiz olma durumu, arılık, saffet, nezafet. Temizleme işi. Ortadan kaldırma, yok etme, öldürme. Temiz durma veya tutma durumu.

Temizlik malzemesi : Temizlik için kullanılan sabun, deterjan, süpürge, çeşitli boy ve ebatta fırça, bez vb. gereçlerin tümü.

Temizlik yapmak : Temizlemek. öldürmek. zararlı şeyleri yok etmek.

Temizlikçi : Temizlik işini yapan kimse.

Temizlikçi kadın : Ev, iş yeri vb. yerlerde ücret karşılığı temizlik işleri yapan kadın.

Temizlikçilik : Temizlikçi olma durumu.

Çevre temizlik vergisi : Belediyenin mücavir alan sınırları içinde bulunan ve katı atık toplama hizmetinden yararlanan konut ve iş yeri sahiplerinden alınan vergi, çöp vergisi.

Hesabı temizlemek : Borcunu ödemek.

İşi temizlemek : Sorunu çözmek.

Kanı temizlenmek : Öldürülenin arkasından, öldüren kişi veya yakınlarından birini öldürerek öç almak.

Kendini temize çıkarmak : Aklandırmak.

Kuru temizleme : Kimyasal maddelerle veya buharla giysi, eşya vb.ni temizleme, ütüleme işi.

Kuru temizleyici : Kuru temizleme yapan kimse.

Namusu temizlenmek : Bir işin içinden kendi saygınlığını yitirmeden çıkmak.

Namusunu temizlemek : Ahlak ve onuruna ters düşen bir durumdan kurtulmak için birini veya kendini öldürmek.

Yüreği temizlik : Yüreği temiz olma durumu.

Kirli : Toplumun değer yargılarına aykırı olan. Aybaşı durumunda bulunan (kadın). Leke, toz vb. ile kaplı, pis, murdar, mülevves.

Lekeli : Herhangi bir sebeple üzerinde leke oluşmuş, lekesi olan. Kötü tanınmış, lekelenmiş.

Bulaşık : Kirli. Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık. İz, etki, kalıntı.

Münezzeh : Temiz. Uzak.

Hijyen : Sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü. Sağlık koruma, hıfzıssıhha. Sağlık bilgisi.

Hijyenik : Temiz. Sağlıklı. Sağlık kurallarına uygun.

Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.

Ahlakça : Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.

Lekesiz : Lekesi olmayan, tertemiz. Namuslu.

Necip : Soylu, soyu temiz.

Nezih : Temiz. Temiz ahlaklı.

Sabıkasız : Sabıkası olmayan.

Temiz dalgalanma : Esnek kur sisteminde, kısa dönemli düzensiz dalgalanmaların ortadan kaldırılmasına yönelik para yetkesinin döviz kuruna müdahale ettiği bir tür gözetimli dalgalanma.

Temiz gönderim belgesi : Malların veya ambalajlarının kusurlu olduğunu ilişkin bir kayıt taşımayan gönderim belgesi.

Temiz su : Enteral ve göz ürünleri dışında, diğer ilaçların hazırlanmasında kullanılan 10 ppm’den fazla katı madde içermeyen ve pH’sı 5-7 arasında olan su, damıtık su, demineralize su.

Temiz su döşemi : Yapıda temiz suyu kullanma yerlerine ileten boru ağı.

Temiz tahsil : Mali belgelerin tahsili.

Temiz yapağı ağırlığı : Bir koyundan kırkımla elde edilen yapağının uygun bir biçimde yıkandıktan sonra belir edilen ağırlığı.

Temiz yapağı rengi : Yapağının temizlendikten sonraki rengi.

Temizalp : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; İyi ahlaklı yiğit.

Temizcan : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; İçi temiz olan kimse.

Temizce : Temiz bir biçimde. İlgili cümle: "“Pis pis kokar, demir küfü gibi; temizce bir nefes alamazsın.”" K. Korcan.

Temiz ile ilgili Cümleler

  • Temiz dağ havası solumayı seviyorum.
  • Burak dişlerini diş ipiyle temizledi.
  • Ofisi temizlemen güzeldi.
  • Arka bahçeyi tek başıma temizleyemem.
  • Bizim arka bahçeyi temizliyoruz.
  • Temiz bir vicdanım var.
  • Tom'un evi yıllardır temizlenmemiş gibi görünüyordu.
  • Temiz bir nehir kasabamızda akar ve onun içinde yüzen bir sürü sazan görebiliriz.
  • Jale gergin biçimde boğazını temizledi.
  • Temiz değil.
  • Temiz eller hayat kurtarır.
  • Temiz elbiseleri giyiyorum.
  • Tom'un masası o kadar dağınıktı ki, temizlikçi odayı temizlemeyi reddetti.
  • Temiz bir gömleğe ihtiyacım var.

Diğer dillerde Temiz anlamı nedir?

İngilizce'de Temiz ne demek? : adj. clean, pure, clear, neat, fresh, chaste, clean-handed, fair, respectable, sanitary, spruce, tidy, unpolluted, unsoiled, unspotted, unstained, white

adv. cleanly, neatly, fairly

Fransızca'da Temiz : propre, pur/e, net/te, blanc/blanche, chaste, clair/e, élégant/e, serein/e

Almanca'da Temiz : adj. blank, ehrenhaft, frisch, integer, jungfräulich, keusch, koscher, nett, pur, rein, sauber, säuberlich, unbefleckt

Rusça'da Temiz : adj. чистый, незагрязненный, незапятнанный, опрятный, девственный, целомудренный, непорочный, добропорядочный, неиспорченный, свежий, очищенный

adv. чисто