Temperance türkçesi Temperance nedir

  • Aşırıya kaçmama.
  • [#ılım Ilımlılık].
  • Alkolden kaçınma.
  • Özdenetim.
  • Ölçüyü aşmama.
  • İtidal.
  • İçki içmeme.
  • Hiç içki kullanmama.
  • Ölçülü olma.
  • Aşırıya gitmeme.
  • Ölçülülük.
  • Nefse hakimiyet.
  • Alkol karşıtı olma.
  • Ilımlılk.
  • Aşırılığa kaçmama.

Temperance ile ilgili cümleler

English: Temperance is the best physic.
Turkish: Aşırıya gitmemek en iyi fizik kuralıdır.

English: Health coexists with temperance.
Turkish: Sağlık ılımlılık ile tutarlıdır.

Temperance ingilizcede ne demek, Temperance nerede nasıl kullanılır?

Temperance hotel : İçki bulundurmayan konakçı. İçkisiz otel.

Temperance movement : Alkol karşıtı akım. Alkol karşıtı akım veya hareket. Yeşilaycı akım.

Temperance society : İçkiyle mücadele derneği.

Intemperance : Aşırılık. Taşkınlık. İfrat. İçkiye düşkünlük. Sertlik. İntemperans. Ölçüsüzlük.

Intemperances : Sertlik. Ölçüsüzlük. Taşkınlık. İçkiye düşkünlük. İfrat. Aşırılık. İntemperans.

Temperate in : -e ılımlı.

Temperate : Hesaplı. Sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayan. Ilımlı. İhtiyatlı. Ilıman. Havanın değişken olduğu iklim kuşağı. Mutedil. İtidalli. Ölçülü. Ilık.

Temperate climate : Ilıman iklim. Mutedil iklim.

Temperate climates : Ilıman iklim. Her iki yarımyuvarda, dönencelerle eksenucu çemberleri arasında kalan çeşitli iklimler. Mutedil iklim. Ilıman iklimler.

 

Temperament : Yaradılış. Yapı. Hayvanların çevre etkilerine karşı göstermiş oldukları davranış şekli, ahlak, huy, temperament. Beden ve ruh yapılışından gelen anıklıkların tümü. kişiliğin duygusal ve heyecansal yönleri. duygusal görevlerin ya da beden yapısına ilişkin belirleyicilerin sürekli niteliği, bk. huy. Doğa. Temperament. Mizaç. Meşrep. İtidal. Tabiat.

İngilizce Temperance Türkçe anlamı, Temperance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temperance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Temperament : Kişinin dirimbilimsel özellikleri ve toplumsal-ekinsel çevre koşulları içinde oluşan, ruhsal etkinliklerini belirleyen, ırasının coşkusal yanlarının ve genel olarak bireysel özelliklerinin toplamı. Akort. İçgüdü durumuna dönüşen alışkı, bk. yaradılış. Beden ve ruh yapılışından gelen anıklıkların tümü. kişiliğin duygusal ve heyecansal yönleri. duygusal görevlerin ya da beden yapısına ilişkin belirleyicilerin sürekli niteliği, bk. huy. Hayvanların çevre etkilerine karşı göstermiş oldukları davranış şekli, ahlak, huy, temperament. Yaradılış. Muvazene. Tabiat. Doğa. Eğitim, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

Abstinence : Belirli bir ilaç veya kimyasal maddeden kendi iradesini kullanarak sakınma durumu. Kaçınma. İçkiden uzak durma. Oruç. Uzak durma. Yoksunluk. Çekinme. Geri durma.

Combination : Kilit şifresi. İki ya da daha çok sayıda atom, molekül ya da özdeğin kimyasal tepkimeyle bir araya gelerek yeni bir özdek oluşturması. Kartel. Bağlanma. Bileşme. Bileşim. Birleşme. Uyuşma. Sepetli motosiklet. Tek parça çamaşır.

Dryness : Kuru oluş. Kuraklık. Monotonluk. Yavanlık. Kuruluk. Hayal gücü eksikliği. Nemsizlik.

Control : Denet. Denetlemek. Kumada etmek. Bir olaylar dizisini, bir süreci ya da bir aracı yöneltme ve düzenlemeyle ilgili işlevlerin tümü. sürmek, gütmek, yönetmek eylemleri artarak karmaşıklaşan, belirsizleşen birer işlevi adlandırır. denetim kavramında, doğruluğunu sınamak, sağlamak işlevi ağır basar. Kontrol. Kontrol altında tutmak. Denetim. Kontrolü sağlamak. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. İdare etmek.

Self control : İrade. Soğukkanlılık. Kendine hakim olma. Kendini tutma. İrade gücü. Kendine hakimiyet. Kendini kontrol etme.

Clemencies : Uysallık. Şefkat. Müsamaha. Merhamet. Havanın güneşli ve ılık olması. Yumuşaklık. Hoşgörü. Ilımanlık.

Combining : Birleştirme. Birleştiren. Kaynaştırma.

Balminess : İyileştirici olma. Hoş ve güzel koku. Hoşluk. Hoş ve güzel kokulu.

Moderations : Ilımlama. Azalma. Yumuşatma. Yavaşlama. Öğrencilerin 1'inci 2'nci ve 3'üncü olarak ödüllendirildikleri oksford üniversitesi'ndeki bazı konulardaki genel sınavların ilk grubu. Ilım. İnsaf. Yatıştırma.

Temperance synonyms : natural virtue, equability, modesties, demureness, clear headedness, temperateness, equanimity, stoicism, self check, sangfroid, stoicisms, decencies, teetotalism, clemency, moderation, automatic control, teetotaling, continence, mildness, moderateness, abstemiousness, compounding, sobriety, golden, sobrieties, composure, moderatenes, self regulation, temperaments, restraint, conservativeness, golden mean.

Temperance zıt anlamlı kelimeler, Temperance kelime anlamı

Intemperance : Sertlik. İntemperans. İfrat. İçkiye düşkünlük. Aşırılık. Taşkınlık. Ölçüsüzlük.

Unrestraint : Denetimsizlik. Sınırsızlık. Serbestlik.

Temperance ingilizce tanımı, definition of Temperance

Temperance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Habitual moderation in regard to the indulgence of the natural appetites and passions. Restrained or moderate indulgence. Temperance in the indulgence of joy or mirth. Specifically, moderation, and sometimes abstinence, in respect to using intoxicating liquors. Moderation. As, temperance in eating and drinking.