Temperature türkçesi Temperature nedir

  • Ateş.
  • Yüksek vücut ısısı.
  • Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Hararet.
  • Derece.
  • Temperatür.
  • Isı derecesi.
  • Isı.
  • Isıldevingen dengedeki bir özdeğin, her bir özdeciği başına düşen ortalama devinim erkesini ölçen nicelik.
  • Sıcaklık derecesi.
  • Bir ısılölçerle ölçülen ısıl yeğinlik.
  • Sıcaklık.
  • Sühunet.
  • Bir dizge ya da nesne, bir başkasına değdirilerek yalnız ısı türünde erke alışverişi yaptığı ve ısıl dengeye ulaştığı zaman, her ikisinde ortak değer alan durum değişkeni.
  • Vücut sıcaklığı.

Temperature ile ilgili cümleler

English: Do you have temperature and your throat hurts?
Turkish: Ateşin var mı ve boğazın ağrıyor mu?

English: Children generally have a higher body temperature than adults.
Turkish: Çocukların, genellikle yetişkinlerden daha yüksek bir vücut sıcaklığı vardır.

English: Ali tried to adjust the temperature of the shower.
Turkish: Ali duşun sıcaklığını ayarlamaya çalıştı.

English: After that, internal temperature begins to climb rapidly.
Turkish: Sonra, oda sıcaklığı birden artmaya başladı.

English: Body temperature rising, pulse rising ... he's in a state of oxygen deficiency.
Turkish: Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.

 

Temperature ingilizcede ne demek, Temperature nerede nasıl kullanılır?

Temperature change : Sıcaklık değişimi. Isı değişimi.

Temperature coefficient : Hararet sabiti. Sıcaklık katsayısı.

Temperature compensated : Isıya dayanıklı.

Temperature control : Sıcaklık kontrolu. Sıcaklık kontrolü. Hararet kontrolü. Sıcaklık ayarı. Sıcaklık reglajı.

Temperature controller : Sıcaklık kontrolörü. Sıcaklık denetleme aygıtı.

Temperature reduction : Isı düşmesi. Sıcaklık azalması.

Temperature distribution : Isı dağılımı. Sıcaklık dağılımı.

Temperature difference : Isı farkı. Sıcaklık farkı.

Temperature indicator : Sıcaklık göstergeci. Isı göstergesi. Isı hissedici endikatörü. Sıcaklık göstergesi.

Temperature gradient : Sıcaklık değişimi ölçüsü. Hararet gredyanı. Isı derecesi. Sıcaklık gradyanı. Sıcaklık eğimi.

İngilizce Temperature Türkçe anlamı, Temperature eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Temperature ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cosiness : Samimiyet. Konfor. Rahatlık.

Dew point : Yoğuşma noktası. Havadaki nemin cisimler üzerinde yoğuşması için uygun sıcaklık derecesi. Çiylenme noktası. Çiğlenme noktası. Fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Yoğunlaşma çekidi. Yoğunlaşma noktası. Çiylenim noktası. Havadaki su buharı basıncının, doygun buhar basıncına eşit olduğu noktadaki havayuvar sıcaklığı. Çiy oluşma derecesi.

 

Flashpoint : Bir şeyin patlamaya hazır olduğu nokta. Yanma noktası. Kritik nokta. Parlama noktası. Parlayıcı bir sıvının buharının havada kısa bir süre parlamasının sağlanabileceği en düşük sıcaklık (kimya).

Absolute temperature : -273° c derecesini sıfır olarak alan sıcaklık. Santigrad derece ile ölçülen sıcaklığa 273 eklenmesiyle bulunan sıcaklık; birimi kelvin derecedir. yıldız sıcaklıkları bu birimde verilir. Farazi olarak mümkün olabilecek en düşük sıcaklığın sıfır olarak işaretlendiği bir skala kullanılarak ölçülen sıcaklık (termodinamik). Fizik, kimya, uzay, madencilik alanlarında kullanılır. Saltık sıcaklık. Mutlak sıcaklık. Bir atm. basınç altındaki suyun donma sıcaklığını 273, 15 ve kaynama sıcaklığını 373, 15 derece alan-kelvin ölçeğine göre verilen sıcaklık. (celcius ölçeğiyle arasında (t)k = 273,15 + t (c) bağıntısı vardır; termodinamik sıcaklık da denir.) j. -273°c dereceyi sıfır sayan sıcaklık ölçeği. Salt sıcaklık.

Boil : Köpürmek. Haşlanmak. Fokurdatmak. Kaynatma. Çıban. Kaynatmak. Kaynama çekidi. Kaynamak. Kısaltmak. Fokurdamak.

Measure : Tartmak. Ölçü. Ölçüm. Oran. Süzmek. Nispet. Ölçmek. Endazelemek. Ölçme aygıtı.

Warm : Taze. Heyecanlı. Kızdırmak. Isıtmak. Kızmak. Candan. Sıcak. Isınma. Samimi. Sıcak tutan.

Ardors : Şevk. Gayret. Heyecan. Ateşlilik. Heves.

Room temperature : Oda sıcaklığı. Mahal sıcaklığı. Oda ısısı.

Heats : Kızdırmak. Isıtmak. Kızmak. Kızışmak. Hareketlendirmek. Daralmak. Kızıştırmak. Isınmak.

Temperature synonyms : comfort zone, somatic sensation, fundamental quantity, somatesthesia, somaesthesia, somesthesia, fundamental measure, hot, coldness, fervor, fervours, heat, pyro, calorics, fever heat, pitches, pitch, fire, chalor, gunfire, degree of heating, extent, fervour, hotness, thermo, cool, coziness, physical property, fervency, gradation, degree of temperature, gradations, fevering.

Temperature zıt anlamlı kelimeler, Temperature kelime anlamı

Hotness : Sıcak olma durumu veya niteliği. Sıcaklık. Hararet. Isı.

Cold : Üşüme. Nezle. Soğukluk. Soğuk algınlığı. Soğuk. Üşümüş. Duygusuz. İngin. Baygın. Soğukalgınlığı.

Warm : Kızdırmak. Sıcak tutan. Taze. Sıcacık. Isınmak. Sıcak yer. Sıcak. Heyecanlı. Candan. Heyecanlandırmak.

Temperature antonyms : coldness, cool.

Temperature ingilizce tanımı, definition of Temperature

Temperature kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Degree of any quality. The degree of heat of the body of a living being, esp. of the human body. State. Constitution. Also (Colloq.), loosely, the excess of this over the normal (of the human body 98°-5° F., in the mouth of an adult about 4°).