Teneke yuvarlamak nedir, Teneke yuvarlamak ne demek
Teneke yuvarlamak; Tiyatro alanında kullanılan bir terimdir.
Tiyatro'daki anlamı:
Eski Tulûat oyunlarında, çoğu kez adı "ibiş" olan uşak, sahne gerisinde bir gaz tenekesi yuvarlar, sahneye öyle girer, seyirciler de bu alışılagelmiş harekete gülerlerdi. Bu terim bugün de tulûata kaçan, ucuz araçlarla seyirciyi güldürmeye kalkanlara uygulanır.
Teneke yuvarlamak anlamı, tanımı
Tene : Tane. Pilav. Issız. Tahıl tanesi. Bulgur pilavı. Tekne. Tane (bk. tane). Tane, adet. Tane, bk. tenê
Tenek : Asma, kabak ve salatalığın uzamış sürgünleri. Ocak.
Teneke yuvarlama : (Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda çoğu kez adı ibiş olan baş oyun kişisinin sahneye girmeden önce kuliste gaz tenekesini yuvarlaması. Bununla oyunun başladığı anlaşılırdı. Gaz tenekesi yuvarlama hareketinin ilk kez Kel Hasan tarafından bulunduğu söylenir. (Argo.): Ucuz araçlarla seyirciyi güldürmeye kalkanların tavrını belirlemede kullanılan argo deyim.
Teneke : Yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac. Bu sacdan yapılmış. Bu sacdan yapılan, yaklaşık yirmi litre hacmindeki kap. Bu kabın aldığı miktarda olan.
Yuva : Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Bir şeyin öğretildiği yer. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin çok bulunduğu yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu.
Yuvar : Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.
Yuvarlama : Yuvarlamak işi. Yuvalama.
Yuvarlamak : Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.
Sahne gerisi : Sahnenin seyirciden uzak olan bölümü.
Çoğu kez : Genellikle.
Güldürme : Güldürmek işi.
Hareket : Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma ya da kımıldanma. Deprem. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Davranış, tutum. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Devinim. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.
Seyirci : Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.
Tuluat : Doğaçlama.
Kalkan : Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).
Hareke : Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret.
Güldür : Küçük yayık (çocuklar için). Maşrapa, su bardağı.
Seyir : Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş. Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi. Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma. Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma, temaşa. Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi. Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum.
Kaçan : İnek işkembesi. Herhangi. Tapu senedi. Mısır (yeşil yaprakları ile). Ne zaman, ne vakit?. Ne zaman, ne zaman ki, her ne zaman, vaktâki, nasıl, ne suretle, ne vakit.
Diğer dillerde Teneke peyniri anlamı nedir?
İngilizce'de Teneke peyniri ne demek ? : white cheese

Bu kısımda Teneke yuvarlamak nedir? Teneke yuvarlamak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Teneke yuvarlamak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Teneke yuvarlamak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.