Tepeli borneo alev sırtlı sülünü nedir, Tepeli borneo alev sırtlı sülünü ne demek

Tepeli borneo alev sırtlı sülünü; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Ana vatanı Java ve Güney Borneo olan, yarı tropikal ortamda yaşayan, kafes ortamına çok rahat uyum sağlayan, çok güzel renklere sahip sülün ırkı.

Tepeli borneo alev sırtlı sülünü kısaca anlamı, tanımı

Sülü : Çelikçomak oyununda kullanılan kısa ve uçları sivri çubuk. Aptal, mıymıntı, sünepe. Süleyman adının bozulmuş biçimi

Sülün : Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus).. Buzağı. Tavuksular (Galliformes) takımının, sülüngüler (Phasianidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, Avrupa'dan Kafkasya'ya kadar olan bölgede yaşayan bir tür. Tavuksular takımında bulunan 11 cinsi 35 türü bulunan erkek ve dişileri birbirine benzemeyen büyük bir kuş grubu. (Phasianus colchicus) Tavuksular (Galliformes) takımının sülüngiller (Phasianidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 80 cm. Güney Doğu Avrupadan Kafkasyaya kadar olan bölgede yaşar. EvcilleştiriImiştir. Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş. Uzun boylu, endamlı. Afyon ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Tepel : Biçilen ot ya da ekin bağlamı. Alnında ak leke olan (inek, öküz ve benzerleri hayvanlar): Bizim tepeli bulamıyorum. Ot yığını. Bir şeyin en üstteki kısmı. Küçük dağ.

 

Alev : Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

Sırt : Omurgalı ya da omurgasız hayvanlarda boyundan kuyruk sokumuna kadar uzanan üst bölüm. Kesici araçların kesmeyen kenarı. Bir şeyin üstü, üst bölümü. Dağların veya tepelerin üst bölümü. İnsanın üstü. Dikilmiş veya ciltlenmiş kitaplarda dikişin bulunduğu bölüm. İnsanlarda boyundan bele kadar uzanan üst bölüm, göğüs karşıtı.

Tepe : Bir şeyin en üstteki bölümü. Başın üst, kafatasının iki kulak arasında kalan bölümü. İkizkenar bir üçgende eşit kenarların kesişme noktası. Yüksekliği genel olarak birkaç yüz metreyi geçmeyen, çok kez tek başına, yamaçları yatık yer biçimi. Birinin yanı başı, baş ucu. Çokgende veya çok yüzlüde köşelerden her biri. Bir yerin, bir nesnenin vb.nin üstü, hizası. Bakışım ekseni bulunan bir eğrinin veya yüzeyin bu eksenle kesişme noktalarından her biri.

Tepeli : Tepesi olan. Başında sorguç, hotoz vb. bir süs bulunan (kuş).

Ana vatan : Ana yurt. Bir şeyin ilk kez yetiştiği, göründüğü yer.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Tropikal : Tropika ile ilgili, tropika bölgesinden olan.

Tropika : Dönence. Tropikal kuşak.

Tropik : Dönenceye ait.

Vatan : Yurt.

Sahip : Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik. Koruyan, arka çıkan, gözeten kimse. Herhangi bir niteliği olan kimse, ehil. Bir iş yapmış, üstlenmiş veya bir eser ortaya koymuş kimse.

 

Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

Rahat : İnsanda üzüntü, sıkıntı, tedirginlik olmama durumu, huzur. Aldırmaz, gamsız. Kolay bir biçimde, kolaylıkla. "Hazır ol" durumunda bulunanlara, oldukları yerde serbest bir durum almaları için verilen komut. Sıkıntı ya da yorgunluk, tedirginlik vermeyen. Üzüntü, sıkıntı ve tedirginliği olmayan.

Kafes : Hayvanlar için aralıklı tel, metal veya ağaç çubuklardan yapılmış taşınabilir bölme. Çapraz çubuklarla ve aralıklı olarak yapılmış, pencerelere takılan siper. Şimşirlik. Vahşi hayvanlar için demir çubuklarla yapılmış taşınabilir bölme. Hapishane. Cami, tekke vb. yerlerde kadınlara ayrılan yer. Ahşap yapıların direk ve çatmalardan oluşan kaplama tahtaları dışında kalan iskeleti.

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Ortam : Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü. Bir topluluğun veya toplulukların hareket alanı, platform. Bir kimsenin veya bir insan topluluğunun yaşayışını etkileyen ruhsal, toplumsal ve kültürel etkilerin bütünü. Nesnel ve toplumsal yönlerle bazen kişinin iç dünyasını da kapsayan yakın çevre, vasat.

Diğer dillerde Tepeli borneo alev sırtlı sülünü anlamı nedir?

İngilizce'de Tepeli borneo alev sırtlı sülünü ne demek ? : crested borneo fireback pheasant