Terazi nedir, Terazi ne demek

Terazi; bir gök bilimi terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de özel olarak kullanılır. kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan.
  • Su terazisi.
  • Elektronik tartma aracı.
  • Zodyak üzerinde Başakla Akrep arasında bulunan takımyıldızın adı.
  • İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık
  • Vücudun, asılarak veya dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu.

Yerel Türkçe anlamı:

Terazi yıldızı.

Kimya'daki anlamı:

Bir maddenin kütlesini veya ağırlığını ölçmek için kullanılan alet.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

[terezi (III)]: Tahta yapılarda duvarların dik çıkıp çıkmadığını anlatmakta kullanılan araç. (Kuzköy *Akkuş -Ordu) [terezi (III)]: (Yukarıkaşıkara *Yalavç -Isparta)

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Bir takımyıldızın ve bir burcun adı; Terazi takımyıldızı, Terazi burcu.

Bilimsel terim anlamı:

Vücudun, asılarak ya da dayanarak yere koşut bulunduğu denge duruşu.

İngilizce'de Terazi ne demek? Terazi ingilizcesi nedir?:

balance, libra, lib (librae)

Almanca'da Terazi ne demek?:

waage

Fransızca'da Terazi ne demek?:

balance

Osmanlıca Terazi ne demek? Terazi Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

mizân

Terazi anlamı, tanımı:

Teraziye vurmak : İyice tartarak düşünmek.

 

Yaylı terazi : Yay düzeni ile yapılmış tartı aleti.

Kuyumcu terazisi : Hassas terazi.

Su terazisi : İçinde hava kabarcığı bırakılmış su dolu bir cam silindir ve bir tahta yataktan oluşan, düzlem veya doğruların yataylığını belirleyen alet, kabarcıklı düzeç, terazi, tesviyeruhu. Basıncı çok olan suyun, basıncını azaltarak künklerin patlamasını önleyen, belli aralıklarla yapılmış, depo görevindeki kule.

Terazileme : Terazilemek işi.

Terazilemek : Bir şeyin ağırlığını elle yoklamak. Cambazlıkta kol veya sırık yardımıyla denge sağlamak.

Aklının terazisi bozulmak : Akıllıca olmayan davranışlarda bulunacak bir duruma düşmek.

El terazi göz mizan : "değerlerini, niteliklerini yaklaşık olarak tahmin edebilen" anlamında kullanılan bir söz.

Asılı : Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.

Kefe : Terazi gözlerinden her biri. Semercilerin atların tüylerini parlatmak için kullandığı bir araç türü.

Tartı : Tartma aleti, çeki. Oran, ölçü, karar. Yelkenleri indirip kaldırmaya yarayan ip. Ağırlık.

Mizan : Terazi. Tartı, ölçü aleti. Ölçü. Bir tüccarın, ticari durumunu, işinin genel sonucunu gösteren, belirli zamanlarda yaptığı hesap özeti. Sağlama.

 

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Tartma : Başörtüsü, yemeni. Tartmak işi. Güreşte rakibi kucağa alıp ayağını yerden kesme.

Aracı : İki şey arasında bağlantı kuran kimse, vasıta. Üretici ile tüketici arasında alım satım konusunda bağlantı kuran ve bundan kazanç sağlayan kimse, mutavassıt, komprador. İhracatçının ihracattan doğan alacaklarının büyük bir bölümünün malın yüklenmesinden hemen sonra, kalan kısmının ise para, malı alandan tahsil edildiğinde bir aracı banka tarafından ödenmesini sağlayan kredi veya yatırım tekniği. Ara bulucu.

Baskül : Ağırlıkları tartmaya yarayan alet, kantar. İki kolu sıra ile kalkıp inebilen, ortasından veya uçlarından birine az çok yakın değişmez bir noktaya dayanan kaldıraç.

Su : Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu. Yemeğin sıvı bölümü. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Sutaş. Kez.

Terazi kolu : (fizik)

Terazi odası : Maddelerin kütlelerinin ölçülmesi için terazilerin konulduğu oda.

Terazikuyruğu : Terazi yıldızının altında bulunan parlak yıldız.

Terazilenme : Terazilenmek durumu.

Terazilenmek : Dengelenmek. Düşmemek için dengeyi korumak. İlgili cümle: "“Sonra beyaz bir maşlahla o hanım ve arkasında bir zenci kız ince iskeleden terazileniyor, yaylanıyor gibi geçiyorlar.”" R. E. Ünaydın.

Terazisiz yürüme : Türk cambazının bir becerisi : Terazi olmadan dengeyi bularak ip ya da tel üzerinde yürüme.

Terazi ile ilgili Cümleler

  • Adaletin terazisi ters işliyor.
  • Birçok Avrupa mutfakları orada kuru malzemeler tartıldığından dolayı bir teraziye sahiptir, Amerika'da tam tersine onlar hacimle ölçülmektedir.
  • Elektronik terazideki bir arıza nedeniyle yetkililer işyerine para cezası verdi.
  • Teraziye çıkınız.
  • Teraziye çık.
  • Kendimi tartamıyorum. Terazim yok.

Diğer dillerde Terazi anlamı nedir?

İngilizce'de Terazi ne demek? : n. a pair of scales, scales, balance

Fransızca'da Terazi : balance [la]

Almanca'da Terazi : n. Waage

Rusça'da Terazi : n. весы (PL)