Terminate türkçesi Terminate nedir

  • Sınır koymak.
  • Sona erdirmek.
  • Bitmek.
  • Sonlandırmak.
  • Son vermek.
  • Sonlamak.
  • Bitirmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Sınırlamak.
  • Sona ermek.

Terminate ile ilgili cümleler

English: Jale terminated our friendship.
Turkish: Jale dostluğumuza son verdi.

English: Their job is to exterminate rats and mice.
Turkish: Onların işleri fareler ve sıçanları yok etmektir.

English: The countries terminated friendly relations.
Turkish: Ülkeler dostça ilişkileri sonlandırdı.

English: However, there are instances in history where entire peoples were successfully exterminated.
Turkish: Buna rağmen,tarihte tüm insanların başarılı bir şekilde yok edildiğine dair örnekler var.

English: The Tokaido line terminates at Tokyo.
Turkish: Tokaido hattı Tokyo'da sona erer.

Terminate ingilizcede ne demek, Terminate nerede nasıl kullanılır?

Terminate an agreement : Anlaşmayı feshetmek.

Terminate and stay resident : Bilgisayarın belleğinde bulunan ve bazı tuş kombinasyonlarına basarak çalıştırılabilen program. Tsr. Bitince yerleşik kalan.

Terminate and stay resident application : Tsr uygulama.

Terminate and stay resident program : Bitince yerleşik kalan program. Bitince yerleşik kalan.

Queue terminate : Kuyruğu yoket. Kuyruğu temizle. Kuyruğu yok et.

Determinated : Ad ve sıfat tamlamalarında tamlamanın ikinci ögesini oluşturan ve anlamı belirtilen ad: yaz yağmuru, türkiye gerçeği, can borcu, tahta kaşık, günlük yaşayış, türkçe öğretmeni, koşum takımları, tepenin eteği, günün nüktesi, kemerli kapı, acı söz, uzak yol, bizim çocuk, kaçıncı sıra vb. Tamlanan. Belirlenen.

 

Determinate : Kati. Sabit bir sayıya sahip olan. Kesin. Belli. Sınırlı. Belirli. Muayyen. Hudutlu. Mukarrer. Mahdut.

Be exterminated : Yok edilmek.

Determinateness : Kesinlik. Belirlilik. Kesin olma durumu. Kati olma durumu. Azimlilik. Kararlılık.

Terminated : Sınırlamak. Bitirmek. Son verilmiş. Sonlandırıldı. Son vermek. Sınır koymak. Son verilen. Bitmiş. Bitmek. Sona ermek.

İngilizce Terminate Türkçe anlamı, Terminate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Terminate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Finalised : Kesinlik kazanmış. Özetlemek. Son şeklini vermek (finalize için alternatif telaffuz). Tamamlamak.

Constrains : Bağlamak. Engellemek. Mecbur etmek. Zorlamak. İcbar etmek. Tutmak. Alıkoymak. Baskı yapmak. Menetmek.

End : Kalıntı. Son. Erek. Bitiş çekidi. Amaç. Kafa. Uç çekit.

Drop the curtain : Bir gösterinin (oyun müzikal vs) sonunda perdeyi aşağı indirmek. Perdeyi indirmek. Bir şeyi sonlandırmak.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Run low : Bitmek üzere olmak. Azalmak.

Abnormal end : Olağandışı sonlanma.

Be out of : Dışında olmak. Kalmamak. Dışında bulunmak. Tükenmiş olmak.

Ceases : Vazgeçmek. Kesilmek. Durmak. Bırakmak. Kalmak. Dinmek.

Set measures to : Limit koymak.

Terminate synonyms : extinguish, modify, bordering, concludes, access control, call it off, alter, abrogate, axe, finalize, blow the whistle on, lift, cut out, derails, clamp down on, conscribe, stamp out, carry out, bounds, absolute loader, bust up, circumscribes, bring to an end, finish, constrain, dissolve, boff, call off, accomplishes, adjourn, stub out, run out, climax.

 

Terminate zıt anlamlı kelimeler, Terminate kelime anlamı

Begin : Vücut bulmak. Koyulmak. Çığır açmak. Başlatmak. Start vermek. Önayak olmak. Meydana gelmek. Adım atmak. Girişmek. Atılmak.

Open : Genişletmek. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır. Açılmak. Bildirmek. Serbest. Açık (kapı). Geniş. Dürüst. Deşmek. Fora etmek.

Phase in : Yavaş yavaş kullanmaya başlamak. Aşamalı olarak kullanmaya başlamak.

Terminate antonyms : continue.

Terminate ingilizce tanımı, definition of Terminate

Terminate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bound. To stop short. As, the torrid zone terminates at the tropics. As, to terminate a surface by a line. To form the extreme point or side of. To end. To set a term or limit to. To cease. To be limited in space by a point, line, or surface. To limit.