Testacy türkçesi Testacy nedir

  • Vasiyetname bırakma.
  • Bir vasiyetten ayrılma eylemi.
  • Vasiyet bırakma.
  • Miras bırakma.
  • Bir istekten vazgeçme eylemi.

Testacy ingilizcede ne demek, Testacy nerede nasıl kullanılır?

Intestacy : Vasiyeti olmama. Vasiyetname bırakmadan ölme. Vasiyetsiz ölme.

Testacean : Kabuklu (hayvan). Kabuklu. Kabuklu hayvan.

Testaceous : Kabuklu. Kabuksu. Kiremit rengi. Tuğla rengi. Kırmızımsı kahverengi.

Testacies : Bir vasiyetten ayrılma eylemi. Vasiyet bırakma. Bir istekten vazgeçme eylemi. Miras bırakma. Vasiyetname bırakma.

Testa : Tohumun sert kabuğu. İntegümentlerin gelişerek meydana getirdiği gömlek şeklinde embriyoyu koruyan sert tabaka. tohum gömleği. Testa. Tohum zarfı. Tohum kabuğu.

Testable : Kontrol edilebilir. Sınıflandırılabilir. Gözden geçirilebilir. Muayene edilebilir. Sıralanabilir. Test edilebilir.

Testator : Vasiyetname sahibi. Muris. Vasiyet eden. Vasiyet sahibi. Vasiyetçi. Vasiyet yapan kişi.

Testamentary disposition : Ölüme bağlı tasarruf. Vasiyet.

Testability : Sınanabilirlik. Kontrol edebilme ihtimali. Test edilebilme kapasitesi. Sınıflandırma veya derecelendirme olasılığı. Muayene edilebilirlik. Test edilebilirlik.

Testamur : Ekspertiz sertifikası. Uzmanlık belgesi. Uzman sertifikası.

İngilizce Testacy Türkçe anlamı, Testacy eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Testacy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inform : İhbar etmek. Bilgi vermek. Fitnelemek. Bilgilendirmek. Haberdar etmek. Bildirmek. Malumat vermek. Bilgilendirme yapmak. Haber vermek.

Presume : Addetmek. Farzetmek. Tahmin etmek. Farz etmek. Haddini aşmak. Cüret etmek. Kabul etmek. Varsaymak. Yeltenmek. Kalkmak.

Vouch : Atıfta bulunmak. Tekeffül etmek. Yeminle temin etmek. Tanıklık etmek. Garanti etmek. Kefil olmak. Belgelerdeki bilgileri kontrol etmek. Onaylamak. Doğrulamak.

Bear witness : Tanıklık etmek. Tanık olmak. Şahitlik etmek.

Certify : Doğrulamak. Vesika vermek. Belgelendirmek. Garantilemek. Kanıtlamak. Tekit etmek. Bir işlem ya da olayın doğruluğunu, gerçekliğini belgeleme, onaylama. İlan etmek. Tasdik etmek. Deli raporu vermek.

Take the stand : Yeminle bildirmek. Mahkemede tanıklık yapmak. Mahkemede avukatların sorularına cevap vermek (sanık veya şahit).

Show : Fırsat. Belli olmak. Öğretmek. Kendini göstermek. Bir film üzerindeki resimlerin gösterici yardımıyla görüntülüğe yansıtılarak görüntülerin oluşturulması. bu yolla, filmin tümünün ya da bir bölümünün izlenmesinin sağlanması. bir sinemanın belli bir izlencesinin yer aldığı ve belirli bir saatten başlayıp yine belirli bir saatte sona eren çalışması. Gösterim. Revü. Görünç. Sergi. Şov.

Prove : Bulunmak. Olmak. İspatlamak. Sınamak. Göstermek. Ortaya koymak. Çıkmak. Kanıtlamak. Anlaşılmak. Denemek.

Bequeathment : Bahşetme. Bırakma. Bedelsiz verme. Bağışlama. Vasiyet yoluyla verme.

Testacy synonyms : bequeathing, evidence, testacies, demonstrate, abduce, declare, attest, handing down a legacy, adduce, manifest, cite.

 

Testacy zıt anlamlı kelimeler, Testacy kelime anlamı

Intestate : Vasiyetnamesiz. Vasiyetname bırakmadan ölen kimse. Vasiyetsiz. Vasiyetname bırakmadan ölen. Vasiyetsiz ölen.

Good natured : Hoşgörülü. Yardımsever. İyi huylu. Babacan. Yumuşak.

Testacy ingilizce tanımı, definition of Testacy

Testacy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state or circumstance of being testate, or of leaving a valid will, or testament, at death.