• Bilişimsel dilbilim ve bilgi erişimde, doğal dil sözdiziminin bir yazı oluşturacak biçimde, biçim, anlatış ve noktalama imleriyle kullanıldığı, bir uzunluk kısıtlaması öngörülmeksizin, gereken boyda damga dizgisi.
  • Kitap ya da yazının aslı.
  • Mesaj atmak (cepten).
  • ä°ncil'de ayet.
  • Parça.
  • Konu.
  • Örü.
  • Yazının aslı.
  • İncil'den kısa bölüm.
  • Tekst.
  • İncilden kısa bölüm.
  • Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır.
  • Metin.
 

Text ile ilgili cümleler

English: Facebook and text messages have emerged as key evidence in the trial of a man for raping a student.
Turkish: Facebook ve cep telefonu mesajları bir öğrenciye tecavüz etmesi nedeniyle bir adamın davasında kilit delil olarak ortaya çıkmıştır.

English: Ali sent Mary a text message.
Turkish: Ali Mary'ye bir cep telefonu mesajı gönderdi.

English: For some reason the message text was corrupted, so I restored it before reading.
Turkish: Her nasılsa mesaj bozulmuş, bu yüzden okumadan önce düzelttik.

English: A TXT file is a text file.
Turkish: Bir TXT dosyası bir metin dosyasıdır.

English: Ali sent me a funny text message.
Turkish: Ali bana eğlenceli bir kısa mesaj gönderdi.

Text ingilizcede ne demek, Text nerede nasıl kullanılır?

Text alignment : Metin hizalama.

Text anchor : Metin tutturucu.

Text and objects : Metin ve nesneler.

Text area : Metin alanı.

Text attribute : Metin özniteliği.

Text based : Tekst temelli. Metin temelli. Sadece metin formatında ve ascıı karakterleri ile kullanılabilen program veya arayüz. Text bazlı.

Text box link : Metin kutusu bağlantısı. Metin kutusu bağı.

Text axis : Metin ekseni. Metinekseni.

Text boundaries : Metin sınırları. Metinin çevresi.

Text button : Metin düğm. Metin düğmesi.

İngilizce Text Türkçe anlamı, Text eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Text ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Arguments : Savunma. İddia. Kanıt. Delil. Münakaşa. İşlenen konu. Parametreler. Görüş. Tartışma.

Cookie : Bisküvi. Çekici kadın. Tatlı bisküvi. Oymalı örtü. Kurabiye. Tatlı kuru pasta. Bebek. Çörek. Biri. Çeşitli varlıkların gölgelerini andırması için üzerinde ve kenarlarında değişik oymalar bulunan parça.

Missive : Resmi mektup. Tezkere. Mektup. Uzun mektup.

Steady : Yatıştırmak. Sabit durum. Devamlı. Sağlam. Sevgili. Kız arkadaş. Yeri, büyüklüğü ya da özelikleri değişmeyen. Kalıcı arkadaş. Sabit kılmak. Değişmez.

Lattice : Öğecik ya da özdeciklerin düzenli dizilişinden oluşan iki ya da üç boyutlu geometrik yapı. Pencere kafesi. Kafes. Kafesle çevirmek. Bir örütü oluşturan atom, yükün ya da moleküllerin üç boyutlu ve dönemli olarak dizilişi. Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe. Kafes ile kaplamak. Izgara. Örgü. Çapraz.

Book : Senaryo. Yer ayırtmak. Libretto. Deftere işlemek. Kitap. Defter. Yer tutmak. Tutmak. Deftere geçirmek. Liste.

Line : Astarlamak. Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Oyun alanının sınırlarını belirten boyalı şerit. Satır. Çizmek. Düzdizim çizgisi. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Kırıştırmak. Sıralamak. Askı halatı.

Business : Faaliyet. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. İş. Alım satım. İşletme. Ticaret. İşyeri. İş kuruluşu. Sorun. Şey.

Publication : İlan. Yayımlama. Neşriyat. Duyuru. Yayma. Basılma. Yayınlanma. Yayınlama. Kitap, gazete, dergi gibi okunacak şeylerin basılıp dağıtımı ya da radyo ile dinlenecek şeylerin yayılması. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.

Draft copy : Taslak kopya.

Text synonyms : written matter, electronic text, attachment, mattered, foreword, issue, constant, purview, firmest, broken piece, firmer, solidest, object, matter, argument, preface, resolutes, immovable, installment, broken pieces, language, batches, textual matter, cake, lipogram, letter, aliquots, avulsion, words, batch, grittiest, question, chapter.

Text zıt anlamlı kelimeler, Text kelime anlamı

Trade edition : Alışveriş broşürü.

Text ingilizce tanımı, definition of Text

Text kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The original words of an author, in distinction from a paraphrase, annotation, or commentary. A discourse or composition on which a note or commentary is written. To write in large characters, as in text hand.

Text ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Text kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Text ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Text anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Text ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Kasko: merhaba burçin hanım, mutlaka bir hukuk bürosu ile anlaşın ve hakkınızı arayın. başta masraf yapmış olacaksınız ama dav...
  • Kasko: merabalararacımla kaza yaptım aracım perte çıktı yanımda bi arkadaşımla ifade felan verdik kasko şirketine gitti araç sonu...
  • Görevsizlik kararı: görevsizlik kararının kaldırılması ne demek yada ne anlama geliyor...
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: 29 ekim ile ilgili şiir arıyordum ama bu yazı da çok işime yarayacak. ödevim için çok faklı bir makale oldu. çok teşekkür...
  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zar...