The moment türkçesi The moment nedir

  • -ınca.
  • O an.
  • Hemen ardından.
  • - anda.
  • Anında.
  • Akabinde.
  • Derhal.
  • -ir -mez (ör. gelir gelmez).
  • -ince.
  • Hemen.

The moment ile ilgili cümleler

English: All I can do at the moment is wait.
Turkish: Şu anda tüm yapabileceğim beklemek.

English: Ali recognized Mary the moment she entered the room.
Turkish: Ali Mary'yi odaya girdiği anda tanıdı.

English: Ali noticed Mary the moment he entered the room.
Turkish: Ali odaya girdiği anda Mary'yi fark etti.

English: At the moment I'm playing soccer. How about you, what are you doing?
Turkish: Şu anda futbol oynuyorum.Ne dersin, Sen ne yapıyorsun?

English: Ali and Mary fell in love the moment their eyes met.
Turkish: Ali ve Mary gözleri karşılaştıkları anda âşık oldular.

The moment ingilizcede ne demek, The moment nerede nasıl kullanılır?

The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Moment : Döngü. Kısa süre. Kuvvetin, bir cismi bir nokta ya da bir eksenin yöresinde döndürme etkisini belirleyen yönleçsel nicelik; döngü, kuvvet ile yerlem yönlecinin yönleçsel çarpımına eşittir. Önem. Uğrak. Dem. Hızıl. Ehemmiyet. Kolcuk. Cevher.

 

The moment of truth has come : Gerçeğin anı geldi. Son ve belirleyici an geldi. Gerçeğin zamanı geldi. Kader ve karar anı yaklaşıyor.

At the moment : Şu anda. Bu anda. Bu noktada. Şimdi. Şu an. Bu saatte. Şimdilik.

Fashion of the moment : Günün modası.

For the moment : Şimdilik. Şu an için. Şimdi.

Heat of the moment : Bir anlık heyecan. Geçici coşku. Bir anlık gelirim veya tutku.

İngilizce The moment Türkçe anlamı, The moment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The moment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

On the instant : Hemencecik.

Forthrightly : Direkt olarak. Açıkça. Doğruca noktaya. Dobra dobra. Samimi bir şekilde. Açık sözlü bir şekilde. Doğrudan. Doğrudan doğruya. İçtenlikle.

Right away : Hemencecik. Gecikmeden. Beklemeksizin. Bir an önce.

First thing : İlk konu. Ajandadaki ilk şey.

At any moment : Her an. Neredeyse.

Thereupon : Bunun sonucu olarak. Bunun üstüne. Bunu üzerine. Onun üzerine. Bunun üzerine.

Shortly after : Hemen sonra. Çok geçmeden. Az sonra. Birazdan.

In a jiffy : Bir anda. Çok çabuk. Kaşla göz arasında. Çabucak. Göz açıp kapayıncaya kadar. Bir çırpıda.

As soon as possible : En kısa sürede. İlk fırsatta. Mümkün olduğu kadar çabuk. En kısa zamanda. Bir an önce. Mümkün olduğunca en kısa zamanda. Vakit geçirmeden. Mümkün olan en kısa sürede. Olabildiğince çabuk.

The moment synonyms : bang off, once, on the spur of the moment, forthwith, as soon as, immediately, erelong, like a shot, at short notice, at once, spontaneously, at no time, directly, immediate, in an instant, off hand, anon, at a glance, instantly, forthright, at the drop of a hat, outright, right of the bat, on the fly, at a word, subsequently, simultaneous, then and there, in a twinkling.