The sudan türkçesi The sudan nedir

The sudan ingilizcede ne demek, The sudan nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Sudan : Bir grup sentetik, lipofilik, sentetik azo bileşiği. mikroskobik olarak yağların ortaya konmasında kullanılır. sudan ııı ve sudan ıv gibi çeşitleri vardır. Sudan. Sudan cumhuriyeti.

The 1967 borders : Yeşil hat. Bağımsızlık savaşı sonrasında ateşkes anlaşmalarında oluşturulan sınırlar (israil tarihi). 1967 sınırları.

The 2004 tsunami : 26 aralık 2004'teki büyük tsunami. Bir depremin tetiklediği ve iki kıtada 8 ülkede (tayland, hindistan, endonezya, malezya, maldivler, seylan, somali ve sri lanka) yaklaşık 225. 000 insanın ölümüne yol açan 26 aralık 2004'te meydana gelen yıkıcı tsunami. 2004 tsumanisi.

The a team : Televizyonda macera dizisi ismi. A takımı.

The above : Yukarıda anılan. Yukarıki. Yukarıda yazılanlar (bir sayfada). Yukarıdaki.

The ablative : İsmin -den hali. Ablatif. Çıkma durumu.

İngilizce The sudan Türkçe anlamı, The sudan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The sudan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Thin : İnceltmek. Seyrekleşmek. Zayıf. Güçsüz. Seyrek. Cılız. Hafif. İnceltmek (sıvıyı). Cıvık. Seyrekleştirmek.

Flimsier : Çürük. Uydurma olduğu belli. İnce kağıt. Gevşek. Uydurmasyon. Pelür. Dayanıksız. Entipüften. Banknot.

Flimsy : Uydurmasyon. İnce kağıt. Uydurma olduğu belli. İnandırıcı olmayan. Zayıf. İnce kopya kağıdı. Entipüften. Dayanıksız. Gevşek.

Slighter : Hakaret etmek. Geçiştirmek. Önemsememek. Üstünkörü. Zayıf. Adam yerine koymamak. Az. Hiçe saymak. Azıcık. Öylesine.

Flimsiest : En dayanıksız. En çürük. Dayanıksız. Çürük. İnandırıcı olmayan.

Sudan : Bir grup sentetik, lipofilik, sentetik azo bileşiği. mikroskobik olarak yağların ortaya konmasında kullanılır. sudan ııı ve sudan ıv gibi çeşitleri vardır.

Sorrier : Acı. Acınacak halde. Pişman. Üzüntülü. Hüzünlü. Kepaze. Gamlı. Esef etmek. Müteessir.

Unsatisfactory : Umulan sonuçları vermeyen. Tatminkar değil. Yetersiz. İstenilen düzeyde olmayan. Umulduğu gibi olmayan. Kafi gelmeyen. Tatmin etmeyen. Tatminkar olmayan. Kifayetsiz.

Sudanese : Sudan cumhuriyeti'ne özgü. Sudan cumhuriyetli. Sudanlı. Sudan´a özgü.

Slight : Belli belirsiz. Önemsiz. Azıcık. Saygısızlık. Hafif. Hor görmek. Ufak. Önemsememek. Az.

The sudan synonyms : sorriest, unsatisfying, thinnest, sorry, aqueous.