The turkish subcontracting exchange türkçesi The turkish subcontracting exchange nedir
- İktisat alanında kullanılır.
- Yan sanayi kesiminde çalışan küçük ve orta ölçekli işletmeleri dışsatım yapmaları için yönlendirmek ve dışsatımı artırmak amacıyla birleşmiş milletler sınai kalkınma örgütü işbirliği ile istanbul ticaret odası içerisinde 1990 yılında kurulan kurum.
- Türk yan sanayi borsası.
The turkish subcontracting exchange ingilizcede ne demek, The turkish subcontracting exchange nerede nasıl kullanılır?
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık.
Turkish : Öğrencilere türk dilini doğru ve etkili bir biçimde kullanma alışkanlığını kazandırmak ereğiyle ilkokuldan başlayarak bütün ortaöğretim kurumlarıyla kimi üniversite ve yüksek okullarda okutulan ders. Türkiyeli. Türk. Türkçe. Türk uyruklu.
Subcontracting : Alt mukavele yapma. Alt sözleşme. Taşeronluk. Taşerona verme. Bir malın veya hizmetin üretiminde bütün parçaların veya etkinliklerin tek bir üretici tarafından yapılmayıp daha düşük maliyetle üretilmesini sağlamak amacıyla belirli kısımlarının başka üreticilere ürettirilmesi. krş. dış kaynaklanma, fason üretim büyük bir işin bir bölümünün yüklenici tarafından ikinci bir yükleniciye devredilmesi. Alt yükleniciye verme.
Exchange : Döviz. Almak. Değişim. Bilgisayar, fizik, kimya, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Teati etmek. Mal, hizmet ve üretim faktörlerinin iktisadi karar birimleri arasında el değiştirmesi. Değiştirmek. Bozdurmak. Bk. döviz bk. kambiyo senetleri ticari bankaların dövizle uğraşan birimleri. Kambiyo.
İngilizce The turkish subcontracting exchange Türkçe anlamı, The turkish subcontracting exchange eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak The turkish subcontracting exchange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.
Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.
A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.
Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.
A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.
The turkish subcontracting exchange synonyms : a change in supply, abnormal budget, ability rent, ability to pay principle, a shift in individual demand, a group shares.

Bu kısımda The turkish subcontracting exchange kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede The turkish subcontracting exchange ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce The turkish subcontracting exchange anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz The turkish subcontracting exchange ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.