Thorns türkçesi Thorns nedir

Thorns ile ilgili cümleler

English: Roses have thorns.
Turkish: Güllerin dikenleri var.

English: Beautiful flowers have thorns.
Turkish: Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.

English: The most beautiful flowers have the sharpest thorns.
Turkish: En güzel çiçeklerin en keskin dikenleri vardır.

English: Roses have thorns on their stems.
Turkish: Güllerin saplarında dikenleri var.

English: There are no roses without thorns.
Turkish: Dikensiz güller yoktur.

Thorns ingilizcede ne demek, Thorns nerede nasıl kullanılır?

Be on thorns : Tedirgin olmak. Diken üstünde olmak.

Sit on thorns : Diken üstünde oturmak. Tedirgin olmak.

Althorns : Nefesli bir çalgı.

Blackthorns : Çalıdikeni. Karadiken. Güvem. Çakal eriği. Karaçalı. Çakaleriği.

Hawthorns : Beyaz diken. Beyazdiken. Diken. Akdiken. Geviş. Edren. Alıç. Geyik dikeni.

Thorn bush : Dikenli çalı. Çalı dikeni. Sivri ve keskin dikenleri olan çalı türü.

Thorn in his flesh : Etindeki diken. Oldukça rahatsız edici olan ve kaçınılamaz veya kaçıp kurtulunamaz olan şey. Sürekli rahatsızlık. Başının belası.

Shorthorns : Kısa boynuzlu sığır.

Lanthorns : Fanus. Fener.

A thorn in the side : Baş belası.

İngilizce Thorns Türkçe anlamı, Thorns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thorns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Barb : Ok ucu. Kanca. Sakal (botanik ve zooloji terimi). Olta çengeli. Mağrip atı. Uç. Çengel takmak. Çengel. Olta kancası.

Barbs : İğneleyici söz. İğneli söz. Ok ucu. Kanca. Barbiturat. Kuştüyünün bir kılı. Sakal (botanik ve zooloji terimi). Mağrip atı.

Hawthorn : Alıç. Beyazdiken. Geviş. Geyik dikeni. Akdiken. Edren. Beyaz diken.

Erector : Kurucu. Dik tutan şey. Kaldıran, dik tutan, diken. Erektör. Erektor. Kılganı kaldıran kas. Bir organı kaldıran veya dikleştiren kas. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Roket taşıma yükleme aracı.

Hawthorns : Edren. Geviş. Beyaz diken. Akdiken. Alıç. Beyazdiken. Geyik dikeni.

Lacerated : Pürüzlü. Hasarlı. Parçalanmış. Yaralanmış. Kopuk. Yırtık. Yırtılmış. Sökülmüş.

Chaeta : Sert saç (zooloji). Domuz kılı. Sert kıl.

Briar : Yaban gülü. Süpürgeotu. Funda. Dikenli çalı. Ağaç fundası. Brier. Çalı.

Barbing : Uç. Olta çengeli. İğneleyici söz. İğneli söz. Olta kancası. Sakal. Mağrip atı. Çengel takmak. Çengel.

Erecters : İnşa eden. Tertip eden. Yükselten. İkame eden. Kaldıran.

Thorns synonyms : awn, sound, mangled, briars, briers, erectors, lacerate, awns, brier, erecter, injured.

Thorns zıt anlamlı kelimeler, Thorns kelime anlamı

Uninjured : Yaralanmamış. Zarar görmemiş. İncinmemiş.

United : Birleşmiş. Ortak amaçlı. Birleştirilmiş. Birleşik. Bir.