Throttling türkçesi Throttling nedir

Throttling ingilizcede ne demek, Throttling nerede nasıl kullanılır?

Throttling down : Tıkanık. Bastırmak. Hava akışının durması ile. Tıkanmış. Bogazı tıkanarak. Klapeyle aracın hızını azaltmak.

Throttle : Daraltmak. Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. Kısmak. Boğazını sıkmak. Gazı kısmak. Gırtlaklamak. Gazı kesmek. İstimi kesmek. Kısmak (gaz vb.). Boğmak.

Throttle back : Bastırmak.

Throttle down : Bastırmak. Kısmak (gaz vb.). Klapeyle aracın hızını azaltmak.

Throttle lever : Kısma kolu. Gaz kolu. Gaz kelebeği kolu.

Throttled : Kısılmış. Boğazını sıkmak. Boğmak. Kısmak (gaz vb.). Kısılı.

Throttled down : Bastırmak. Hava akışının durması ile. Klapeyle aracın hızını azaltmak. Bogazı tıkanarak. Tıkanmış. Tıkanık.

Throttle valve : Gaz kelebeği valfi. Gaz kelebeği. Jikle supabı. Kısma vanası. Karaç kelebeği. Gaz iğne supabı. Karaçtan geçen karışımın nicel denetimini sağlayan oynar kapak. Kısma valfı. Kısma valfi. Throttle valfi.

Throttlers : Boğazı sıkan kimse. Boğazını sıkarak öldüren kimse.

Throttles : Boğmak. Klapeyle bir şeyin akışını kısmak. İstimi kesmek. Gazı kısmak. Kısmak. Gırtlaklamak. Kısmak (gaz vb.). Boğazını sıkmak. Gazı kesmek. Daraltmak.

 

İngilizce Throttling Türkçe anlamı, Throttling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Throttling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrimping : Cimrilik etmek. Cimrilik yapma. Az vermek. Kısmak. Az verme.

Glut : Taşırmak. Furya. Tıkamak. Aşırı miktar. Aşırı doldurmak. Fazla doyurmak. Tıka basa doldurmak. Bolluk. Fazla doldurmak.

Escalator : Hareketli merdiven. Eskalasyon şartı. Enflasyona uyumlu maaş artışı maddesi. Yürüyen merdiven. Merdiven. İngiliz hükümetinin petrol, tütün gibi ürünlerden aldığı vergileri her yıl düzenli olarak gerçekleşen enflasyon oranının üzerinde artırması biçiminde uyguladığı politika. krş. ayarlama koşulu.

Scrags : Sıska kimse. Boğarak öldürmek. Asarak öldürmek. Teneşir kargası. Koyun etinin yavan gerdan kısmı. Boyun. İskelet. Zayıf kimse. Çok zayıf kimse.

Asphyxiate : Boğulmak. Boğarak öldürmek. Boğularak ölmek. Oksijensiz bırakmak.

Choking : Tıkama. Dolma. Tıkanma. Şok. Boğucu.

Suffocation : Sufokasyon. Boğulmak suretiyle ölüm. Nefes alamama sonucu boğulma. Boğulma. Boğuntu. Bunalma.

Curtailment : Kısaltma. Kısa kesme. İndirme. Azaltma. Kesme. Kısıntı.

Adaptions : Bir şeyin diğerini uymasını sağlamak. Alışma eylemi. Alıştırma. Değişiklik.

Throttling synonyms : stranglings, adjusting, scragged, strangulations, asphyxiates, strangling, throttle down, inundating, shutoff, collimation, calibration, strangulation, constriction, attenuation, inundations, throttle, arrangement, burke, reducing, adaption, gauging, asphyxiation, asphyxiated, throttled, chokes, throttles, axe, inundation, constrictions, drowns, inundates, glutted, asphyxiating.