Tidily türkçesi Tidily nedir

  • Temiz.
  • Temiz olarak.
  • Şık bir biçimde.
  • Tertemiz.
  • Organize olmuş düzenlenmiş bir şekilde.
  • Derli toplu bir şekilde.

Tidily ingilizcede ne demek, Tidily nerede nasıl kullanılır?

Untidily : Düzensiz bir şekilde. Düzensizce. Dağınıkça. Düzenli olmayan bir şekilde. Dağınık bir şekilde.

Tidier : Temizlemek. Derli toplu. Temiz. Tertip. Şık. Çöp sepeti. Düzeltmek. Çekidüzen vermek. Çok. Epey.

Tidies : Tertip. Düzeltmek. Derleyip toplamak. Toparlamak. Ivır zıvır kutusu. Temizlemek. Çöp sepeti. Çekidüzen vermek. Düzenli. Sandalye arkası örtüsü.

Tidiest : Tertipli. Temiz. Ivır zıvır kutusu. Çok. Derleyip toplamak. Derli toplu. Epey. Düzenli. Düzeltmek. Şık.

Tidiness : Düzenlilik. Temizlik. Muntazamlık. Çekidüzen. Tertiplilik. Düzgünlük.

Bearer of ominous tidings : Felaket tellalı. Kötü haber getiren kimse.

Tidings : Havadis. Haber.

Antidiarrheal : Antidiyareik. İshale karşı etkili olan.

Glad tidings : Müjde. İyi haber.

Bearer of good tidings : Müjdeci.

İngilizce Tidily Türkçe anlamı, Tidily eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tidily ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clarion : Zurna. İlan etmek. Vazıh. Boru sesi. Yüksek (ses). Boru ile çalınan müzik. Boru. Berrak ve tiz ses. Duyurmak. Davulla zurnayla duyurmak.

 

Clarioned : Boru sesi. İlan etmek. Davulla zurnayla duyurmak. Vazıh. Berrak ve tiz ses. Açık. Boru. Boru ile çalınan müzik. Duyurmak.

Spicily : Etkileyici bir şekilde. Çekici bir biçimde. Baharatlar ile. Çeşnili bir şekilde. Baharatlı bir şekilde. Esprili bir şekilde. Canlı bir şekilde. Hareketli bir şekilde. Lezzetli bir şekilde.

Clean : Arı. Yasal. Budaksız. Lekesiz. Almak. Saf. Pak. Tanzif etmek. Temizlenmek.

Lily : Lekesiz. Zambak. Nazik. Zambakgiller (liliaceae) familyasından, sarı, beyaz, kırmızı ya da pembe çiçekli, soğanlı, çok yıllık otsu, türkiye'de 6 türü bulunan lilium türlerine verilen ad. Alçak. Güney dakota eyaletinde yerleşim yeri.

Cleanly : Temiz bir şekilde. Temizliğe dikkat eden. Temizce. Temiz bir biçimde. Pak.

Clarions : Davulla zurnayla duyurmak. Açık. Berrak ve tiz ses. Boru ile çalınan müzik. Vazıh. Boru. Duyurmak. İlan etmek. Boru sesi.

Stainless : Pırıl pırıl. Lekelenmez. Pak. Leke tutmaz. Kusursuz. Lekesiz. Leke tutmayan. Paslanmaz.

Incorrupted : Ahlaken bozulmamış. Ahlaklı. İffetli. Masum. Katışıksız. Onurlu. Saf. Namuslu. Şerefli.

Neatly : Temizce. Düzenli (bir şekilde). Düzgünce.

Tidily synonyms : clean handed, chaster, cleanlier, clarioning, neat as a pin, chastest, as clean as a whistle, snappily, chaste, jauntily, spotless, bioclean, spick, spick and span, cleanest, taintless, spotlessly clean, spickandspan, incorrupt, cleans, immaculate, cleanliest, chicly, idyllic, clean bill of lading.

Tidily ingilizce tanımı, definition of Tidily

Tidily kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In a tidy manner.