Tincal türkçesi Tincal nedir

  • Ham boraks.
  • Tinkal.
  • Boraks.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Tinkalkonit.
  • Na2b4o7.10 h2o; doğal sodyum borat. (cam, emaye, çömlekçilik ürünleri, temizleyiciler, roket yakıtları ve böcek öldürücülerin yapımında kullanılır.).

Tincal ingilizcede ne demek, Tincal nerede nasıl kullanılır?

Tinct : Renklendirmek. Renk vermek. Renkli boyamak. Hafifçe boyamak. Açmak. Renk vermek (arkaik). Renge boyamak.

Tincted : Hafifçe boyamak. Renk vermek. Renge boyamak. Renk vermek (arkaik). Açmak. Renklendirmek. Renkli boyamak.

Tincting : Açmak. Renkli boyamak. Hafifçe boyamak. Renge boyamak. Renk vermek (arkaik). Renk vermek. Renklendirmek.

Tinctorial : Renk veya boyaya ilişkin. Boyama ile ilgili. Tinktoryal. Renksel. Renklendirme veya boyama ile alakalı veya bunlara ilişkin.

Tinctorially : Boyayarak. Renklendirerek.

Tincture of opium : Afyon tentürü.

Tincture of iodine : Tentürdiyot.

Tincts : Renklendirmek. Renk vermek. Hafifçe boyamak. Açmak. Renkli boyamak. Renge boyamak. Renk vermek (arkaik).

Tinctures : Eser. Hafifçe boyamak. Renk. Alkolle karıştırılmış madde. Hafifçe renklendirmek. İz. Hafif renk. Tentür. Ruh. Hafif etkilemek.

Tinctured : Hafif renk. Tentür. Ruh. İz. Hafifçe boyamak. Renk. Hafif etkilemek. Hafifçe renklendirmek. Alkolle karıştırılmış madde. Eser.

 

İngilizce Tincal Türkçe anlamı, Tincal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tincal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Net : Süzek. Çoğu kez düşçül oyunlarda, sahnedeki görüntüye uçuculuk, gerçek dışı, düşsel ya da anısal bir hava vermek ereğiyle kullanılan tül perde. Katkısız ağırlık. katkısız ödeme. ele geçen. Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı. Ağ. Arıtımlı. Katkısız. Tül. Amaca uygun işlemlerle arıtılmış ya da çıkarılması gerekli öğelerden ayıklanmış olan. Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü.

Acidimetry : Asidimetri. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçümü. Asit ölçme. Asidimetre. Asitölçüm.

 

Last : Son şey. Ölüm. Yetmek. Gitmek. Son olarak. Tutmak. Devam etmek. Son. Tutunmak. En son.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

Terminal : Uçta bulunan. Taşıma dizgesinin çalışmasıyla, taşıtların durup yolcu ve yük indirip yüklemeleriyle ilgili her türlü kolaylıkların ve yapıların bulunduğu yer. Ölümcül hastalığın son aşamasına ait. Öldürücü. Kutup. Sona ait, uçta bulunan, son, bitim. Bağlantı ucu. Bir çevrimde üreteç ucaylarını çevrime bağlayan ekleme parçaları. Bir elektrik bağlantısının yapıldığı nokta. akımın bir aygıta giriş ve çıkış noktası. Son.

Ultimate : En büyük. Son. En son. Mükemmel. En iyi.

Closing : Uç. Kapanma. Yaklaşım. Kapanış. Kapat. Kapatma. Kapatılıyor. Kapama. Kapatıyor.

Acid salt : Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu.

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkolometri. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Tincal synonyms : aliphatic compounds, concluding, activated coal, alcohols, additive, alabaster, active metals, active passive metal, borax, acid radical, acier inoxydable, aldehydes, alicyclic compounds.

Tincal zıt anlamlı kelimeler, Tincal kelime anlamı

Opening : Açıklık derecesi. Açıklık. Ünlülerin oluşmasında iki çene arasındaki açıklık, ünlülerin oluşma koşulları bakımından taşıdıkları açık olma özelliği. ünlüleri açıklık bakımından a, e, o, ö, u, ü, ı, i biçiminde sıralamak mümkündür; a ve e ünlüleri açıklık bakımından ı ve i ünlüleri ile aynı sıraya konamaz. bk. ve krş. genişleme, ünlü genişlemesi. Genişlik derecesi. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının açıklık bakımından gösterdiği özellik: a ve e ünlülerinin genişlik dereceleri o ve ö, ı ve i ünlülerinden daha fazladır. bir dil sesinin özellikle bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: alfabe/alfābe, ayar/āyar, bayan/bāyan, yarın/yārın, dünya/dünyā, gafil/gāfil, marul/mārul, sevda/sevdā vb. burada ünlülerin kısa veya uzun söylenişlerinde, uzunluktan çok ağız açıklığı söz konusudur. Ünlülerin boğumlanmaları sırasında ağız yolunun ve çene açısının genişlik durumu bakımından taşıdığı özellik a, e, o, ö, ünlüleri ile ı, i, u, ü ünlüleri açıklık dereceleri birbirinden farklı olan ünlülerdir. bk. genişlik derecesi || bir ünlünün boğumlanması sırasında ses yolunun kişilere ve ağızlara göre değişebilen açılma durumu: ayar/ayar, bayan /bayan, yarın / yarın, dünya / dünya, gafil / gafil, marul / marul, sevda / sevda vb.

Proximate : Hemen hemen. Yakın. En yakın. Yaklaşık.

Tincal ingilizce tanımı, definition of Tincal

Tincal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Crude native borax, formerly imported from Thibet. It was once the chief source of boric compounds. Cf. Borax.