Tinsel nedir, Tinsel ne demek

Tinsel; bir felsefe terimidir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Maddeyle ilgisi olmayan, manevi olan, spiritüel.
  • Manevi, özdeksel karşıtı

Tinsel hakkında bilgiler

Özdek, bilinçten bağımsız olarak var olan her şey. Bilincin dışında ve ondan bağımsız olarak var olan her şey Özdek'tir. Bu anlamda özdek, Nesnel gerçek (Objektif realite) olarak tanımlanır.

İnsan özdeği duyumlarıyla algılar. Bu dış gerçek olan özdeğin var olması için insan bilinci gerekli değildir, dış gerçek insanın ve böylelikle bilincin yeryüzünde varlaşmasından önce de vardı. Özdeğin özü devim (hareket)tir. Devim özdekte bir özgüç (Otodinamizm) olarak belirir. Özdek devimselliği ve değişkenliği gereği, sayısız biçimleri kapsar: taş, insan, yıldız, ısı, yerçekimi, elektromanyetik dalga, radyasyon, kozmik nebüloz...

Antikçağ yunan düşüncesinde ilk seziler (Thales, Anaksimandros, Anaksimenes) ilk nedeni Canlıözdek olarak tasarlamıştı (Hilozoizm). Anaksimenes'in Ruh (Psike) olarak adlandırdığı ilkneden Soluk ya da Hava da özdeksel bir nitelikteydi. Sonra bu ilk neden katı, som, bölünmez (Atom) bir gerçek olarak düşünüldü (Leukippos, Demokritos). Demokritos Tanrıların bile incecik atomlardan meydana geldiğini ileri sürüyordu. Demokritos'un bu atomcu özdek anlayışı, Tanrılar bir yana, ondokuzuncu yüzyıla kadar geldi. Bu arada ilk olarak Ruh özdeğin dışına çekilerek ondan büsbütün ayrı bir şey olduğu ortaya atıldı. Ne varki bu savı ortaya atanda (Anaksagoras) bir Atomcu özdekçiydi....

 

Anaksagoras, kendiliğinden devimselliği sezmiş bulunan büyük Diyaletikçi Herakleitos'un tersine, devimin özdeğe dışardan verilmiş olması gerektiğini düşünmüş ve bu devim vericiliği de ruha yakıştırmıştır. Anaksagoras'ın bu kımıldatıcı güce Nus (Ruh ve Akıl) adını veriyordu. Gerçekte Herakleitos da evrensel bağımlılığı ve birliği buna benzer bir kavramla, Logos'la dile getirmişti. Özdeksel beynin özel bir fonksiyonu olan Us, yavaş yavaş karşıtına dönüşerek kendine yabancılaşmaya ve karşıt bir güç olarak belirmeye başlamıştı. Büyük soyutlayıcı Platon'la büyük biçimci Aristoteles spekülatif düşünceleriyle özdeğin bu yabancılaşmasını tamamladırlar. Bilim henüz emekleme çağını yaşıyordu. Bilimsel deney ve gözlemlerle denetlenemeyen spekülatif düşünceler ve varsayımlar başları boş durumda çeşitli alanlara yayılıyorlardı. Böylece, ilkel diyalektik anlayışın yerine yeni bir anlayış olan Metafizik geçiyordu. Artık bütün Ortaçağ süresince, soyut kavlaradan kurulu soyut, durgun hiyerarşik bir evren bir Evren düşlenecekti. Bu düş evreninin özdekleride gerçeklerinden soyutlanmış birer düş özdekleri olcaklardı.

 

Tinsel anlamı, kısaca tanımı:

Özdeksel : Maddi, tinsel karşıtı.

Karşıt : Nitelik ve durumları birbirine büsbütün aykırı olan, zıt, kontrast.

Tinselcilik : Bütün gerçekliğin özünün ruh olduğunu, her gerçek olanın manevi olduğunu ve maddi olanın yalnızca manevi gerçekliğin bir görünüşü olduğunu veya salt bir tasarım olduğunu ileri süren fizikötesi öğreti, spiritüalizm.

Madde : Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Duyularla algılanabilen nesne. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Para, mal vb. ile ilgili şey. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül.

Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

Bilinç : Algı ve bilgilerin zihinde duru ve aydınlık olarak izlenme süreci, şuur. İnsanın kendisini ve çevresini tanıma yeteneği, şuur. Temel bilgi, temel görüş.

Bağımsız : Müstakil. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse. Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Bağımsız milletvekili.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde.

Nesnel : Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif. Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yalan olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Temel, başlıca, asıl. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Doğruluk. Gerçeklik.

Tinsel bilimler : Kültür bilimleri ya da insan bilimleri. Karşıt kavramı: doğa bilimleri. // İnsanın tarihsel, kültürel ve toplumsal dünyası ile ilgili bilimleri içine alır. İnsan tininin yaratmalarını (düşünce tarihi); sanat, din, devlet, iktisat, hukuk vb. gibi kültür kuruluşlarını araştıran bilimler. Buna göre: Felsefe, tarih, filoloji, toplumbilim, dinbilim, ahlak felsefesi, sanat felsefesi, tinsel bilimlere girerler. Ruhbilim, doğabilimleri ile tinsel bilimlerin arasında sayılıyor günümüzde. Tinsel bilimlerin önemlerine eğilerek, onları bilinçli olarak, özel bir yöntemle inceleme işi 1 yüzyılın ortalarında başlamıştır.

Tinsel durgunluk :

Tinsel halkbilim : Halkbilimin temelini oluşturan iki ana kültürden biri olan ve özdeksel kültürün dışında kalan tinsel nitelikteki kültürlerin tümü. bk. kültür, halk kültürü, özdeksel kültür, sözlü halkbilim, halkbilimsel görenek.

Tinsel kuram : Halkbilim ürünlerinin kaynağını, insanın düş, imge ve dalgı (hülya) gibi tinsel oluşumlarıyla açıklayan kuram. bk. tinçözümsel okul.

Tinsel kültür : Bir kültürdeki değerlerin, inançların, dinsel, büyüsel, gizemsel törenlerin, efsanelerin, geleneklerin, törelerin, bilgilerin, becerilerin, kuralların vb. tümü.

Tinsel uyarıcılar : Kaynağını insanın törel, düşünsel, siyasal ve bilimsel kanılarından alan, insanı bir düşünce uğruna çalışmaya özendiren ve yönelten tinsel güçler.

Tinsel zarar-giderim : ma'nevî tazmînât (bk. gönül alma).

Tinselci : Tinselcilik öğretisini benimseyen, spiritüalist.

Diğer dillerde Tinsel anlamı nedir?

İngilizce'de Tinsel ne demek? : n. glittery decoration; gaudy item that is designed to appear glamorous

adj. bodiless

Fransızca'da Tinsel : spirituel/le, animique, moral/e

Almanca'da Tinsel : adj. geistig, immateriell