Tintirı nedir, Tintirı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Hayvanın sarsıntılı yürüyüşü, tırıs. 2.Birinin ya da bir şeyin ardından koşma. 3.Dörtnala koşma: Arabacı hayvanları tintin koştur.

Tintirı kısaca anlamı, tanımı

Sarsıntılı : Sarsıntısı olan

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Sarsıntı : Sarsılma işi, birden sallanma. Canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan durum, sadme, travma. Deprem sırasındaki yer hareketlerinin her biri. Bir kişi, toplum, kurum veya kuruluşun dengesini etkileyen, beklenmedik olumsuz değişiklik. Deprem. Titreme, titreyiş.

Yürüyüş : Yürüme işi. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme. Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi. Spor amacıyla yapılmış olan yürüme.

Arabacı : Arabayı süren kimse. Araba yapan veya satan kimse.

Tintin : Hayvan kuyruğunu semere bağlayan ip. Gürültü. Gereksiz işler yapan kişi. Uzun kuyruğunu sürekli sallayan bir çeşit kuş, tarlakuşu. Dinç, canlı. At yürüyüşü, tırıs. Semer eşeğin sırtında iken öne kaymasını önleyen, hayvanın kuyruğu altından geçen kayış, urgan. (Zeyve Söğüt Bilecik).

 

Yürüyü : Yürüyerek.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Koşma : Koşmak işi. Bir halatı, ağacı pekiştirmek için yanına konulan halat veya ağaç. Sazla okunmak için hece ölçüsü ile yazılmış, ilk kıtasının birinci, ikinci ve dördüncü dizeleriyle öteki kıtalarının dördüncü dizeleri birbiriyle, kalan dizeler de kendi aralarında uyaklı, konuları sevgi ve doğa olayları olan bir halk şiiri.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Tırıs : Atın kısa adımlarla hızlı yürüyüşü.

Yürü : “devam et, git” anlamında kullanılan bir söz. [Bakınız: yürüyş]. Haydi.

Tırı : Dokuma tezgahında, dokunan bezin yuvarlak ağaca sarılmasını sağlayan tırtıllı demir parçası. (Yalvaç Isparta).

Sars : Etkeni SARS’la ilişkili koronavirüs olan, insanlarda tipik olmayan pnömoniyle seyreden, oldukça bulaşıcı ve öldürücü bir viral hastalık, şiddetli akut solunum sendromu.

Ardı : Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Koşt : Toprağı kazarken ayrılan sıkışmış büyük toprak parçaları.

 

Arab : Siyah filmin negatif hâli.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Tinsel uyarıcılar anlamı nedir?

İngilizce'de Tinsel uyarıcılar ne demek ? : moral stimuli to labour