Titreşken nedir, Titreşken ne demek

Titreşken; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Bir düz akımı düzgün aralıklarla keserek ya da ters çevirerek dalgalı akım üretmeye yarayan araç.

Düzgün aralıklarla titreşimler yayan araç.

Titreşken anlamı, tanımı

Titre : Titrasyon ile tayin edilen çözelti içinde çözünmüş maddelerin derişimi. Standart çözeltideki bileşik veya elementin g/mL cinsinden değeri. Hidrolizlenen yağ asitlerinin sabunlaşma noktası. Bir materyalde bulunan antikor veya toksin gibi bir maddenin hâlen belirlenebilen en üst seyreltinin tersi. Bir eriyikte veya belirli bir miktar örnekteki etkenin sayısı

Titr : San.

Dalgalı akım : Bir çevrimde akış yönü sürekli değişen akım, alternatif akım.

Düz akım : Bir iletken boyunca, eksiciklerin yalnızca bir doğrultuda akışı.

Titreşim : Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. Bir noktanın gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı, ihtizaz.

Aralıkla : Aralıklı bir biçimde.

Dalgalı : Dalgası olan. Kıvrımlı (saç). Belli dalga boylarını alabilen, alternatif. Açıklı koyulu (renk). Dalga dalga görünen.

Düzgün : Doğru ve pürüzsüz, muntazam. Fondöten. İyi. Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde. Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim). Düzenli, kusursuz, insicamlı, rabıtalı, muntazam.

 

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

Üretme : Üretmek işi.

Yayan : Yürüyerek giden. Yürüyerek, yaya. Bilgisiz.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Keser : Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç.

Düzgü : Norm.

Dalga : Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genel olarak rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Bir yüzeydeki kıvrım. Geçici sevgili. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Gizli iş, dalavere. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Saçların kıvrım genişliği. Dalgınlık. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Yaya : Yürüyerek giden kimse. Osmanlılarda Yeniçeri Ocağından önceki dönemlerde Türklerden kurulan asker teşkilatı ve askeri. Yayan. Benzerlerine ayak uydurup ilerleyememiş, gelişememiş kimse.

 

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Aral : Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.

Diğer dillerde Titreşken anlamı nedir?

İngilizce'de Titreşken ne demek ? : vibrator