Tiyaminaz nedir, Tiyaminaz ne demek
Tiyaminaz; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Tiyamini pirimidin ve tiyazol türevlerine parçalayan ve tiyamin yetersizliğine neden olan enzim İstiridye gibi kimi su ürünlerinde ve birçok balık türünde, melasta, eğrelti otunda ve at kuyruğunda bulunur.
Tiyaminaz anlamı, tanımı
Tiyamin : Tohum embriyosunda ve bira mayasında bulunan, noksanlığı beriberi hastalığına sebep olan, B vitamini grubundan suda çözünen bir vitamin. B1 vitamini. Sinir sistemine etki eden, karbohidrat metabolizmasında katalizör rolü oynayan, eksikliği beriberi hastalığına sebep olan, tohum embriyosunda ve bira mayasında bulunan ve suda çözünen B1 vitamini. B1 vitamini. Pirüvat ve alfa-ketoglutarat gibi alfa-ketoasitlerin dekarboksilasyonunda ve transketolaz reaksiyonunda görev alan, tohum embriyosunda ve bira mayasında bulunan ve ticari yemlik kalitede üretilen, suda çözünen bir vitamin, tiamin, B1 vitamini, anörin, antiberiberi faktör, antinöritik vitamin. Etçiller tiyamin gereksinimlerini gıdalan ile alırlar. Ruminantlar ise kendileri sentezlerler. Tiyamin sentezi mikroorganizmalar (Bacillus thiami-nolyticus, Bacillus aneurinolyticus, Closiridium thiaminolyiicum) tarafından yapılır. Sentez geviş getirenlerde işkembede, atlarda ise olasılıkla kolonlarda olur
Tiyamin yetersizliği : İnsanlarda, tek mideli hayvanlarda veya buzağı ve kuzularda tiyaminin veya B1 vitamininin gıdalarla yetersiz alınması, sentezinin bozulması veya sindirim kanalında parçalanması sonucu biçimlenen, tek midelilerde beynin birçok nükleusunda çift taraflı bakışımlı nekroz odakları, geviş getirenlerde ise beyin ödemi ve beyin kabuğunda nekroz odaklarıyla belirgin, göz seğirmesi, bakar körlük, şaşılık, başı geriye atma ve klonik kas kasılmalarıyla belirgin ilerleyici bir beslenme hastalığı, hipotiyaminozis, B1 vitamini yetersizliği, nörin yetersizliği. Tilki ve vizonlarda Chastek felci, insanlarda beriberi olarak adlandırılır. Geviş getirenlerde az görülmesi ihtiyaçlarının azlığındandır.
Su ürünleri : Denizlerde ve iç sularda bulunan bitkiler ve hayvanlar ile bunların yumurtaları.
Eğrelti otu : Eğrelti otugillerden, kumlu yerlerde yetişen, 150 santimetre kadar yükselebilen, tıpta bağırsak kurtlarını düşürmek için kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, aşkmerdiveni, eğrelti, fujer (Driopteris filix-mas).
At kuyruğu : Omuriliğin conus medullaris'i, filum terminale ve bunun her iki yanında arkaya uzanan lumbal ve sakral sinir kökleri hep birlikte at kuyruğuna benzediği için bu ad verilmiştir, kauda ekuina.
Pirimidin : Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.
İstiridye : Yassı solungaçlılar sınıfından, ılıman ve sıcak denizlerde yaşayan, güçlü kaslarla birbiri üzerine kapanan iki çeneti olan, eti beğenilen bir deniz yumuşakçası (Ostrea edulis).
Yetersiz : Gerekli bilgi ve yeteneği olmayan, yeterliği olmayan, kifayetsiz, ehliyetsiz. Verimli olmayan. Eksiği olan, yetecek kadar olmayan. Gereken, istenen niteliği olmayan. İşlevini tam olarak yapamayan (organ, alet vb.).
Eğrelti : Eğrelti otu.
Kuyruğ : Kuyruk.
Birçok : Oldukça çok, sayısı belirsiz, bir hayli, müteaddit.
Parçal : Kesinti, ulak. Kalan, faiz: Niye paranın parçalını alıyı?.
Türev : Türemiş ya da üretilmiş şey. Değişken artması sıfıra giderken, fonksiyonun artmasının değişken artmasına oranının limiti. Yapım ekiyle kurulmuş kelime, müştak: Sev-gi, sev-in-mek, göz-lük gibi. Bir madde üzerinde yapılmış olan kimyasal işlemler sonucu elde edilen bir başka madde.
Türün : Deve yavrusu.
Pirim : Çürük, bere.
Yeter : İhtiyacı karşılayacak kadar olan, kâfi. ünl. “Kâfi, yetişir, yeterli” anlamlarında bir söz.
Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan ya da artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Nesne. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.
Melas : Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa.
Neden : Bir olayı doğuran başka bir olayı sormak için kullanılan bir söz; niçin. Bir varlığı veya olayı etkileyen, oluşturan, doğuran şey, sebep, illet. Bir olayı ve durumu gerektiren, doğuran başka olay veya durum, sebep.
Diğer dillerde Tiyaminaz anlamı nedir?
İngilizce'de Tiyaminaz ne demek ? : thiaminase

Bu kısımda Tiyaminaz nedir? Tiyaminaz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Tiyaminaz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Tiyaminaz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.