Tolerance türkçesi Tolerance nedir

  • Herhangi fizik ya da kimya dizgesinin hazırlanmasında, gerçekleştirilmesinde ya da çalıştırılmasında izin verilen en çok yanılma sınırı.
  • Tolerans tanımak.
  • İhtiyat payı.
  • Tahammül (organizma vb'ne özgü).
  • Fizik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Dayanıklılık.
  • Yanılma payı.
  • Hoşgörü.
  • Hoşgörülülük.
  • Tahammül.
  • Müsamaha.
  • Oynama payı.
  • Hata payı.
  • Tolerans.
  • Dayanma.
  • Dizi üretimle yapılan birçok parçanın birbirine uyabilmesi için bir boyut üzerine konan yanılgı sınırı.
  • Çok hücrelilerde ilaca karşı direnç. aynı ilaçla başlangıçta sağlanan belli düzeydeki farmakolojik etkinin tekrar oluşturulması için giderek artan dozlarda ilaç kullanımı durumu.
  • Tolerans göstermek.
  • Bir ölçme ya da sınama işleminde gereksinmelere göre belli düzeyde yanılgıları göze alma ya da belli bir yanılma payına göz yumma durumu.
  • Bir doğabilimsel nicelik için saptanan yanılgı tutarı.

Tolerance ile ilgili cümleler

English: Education shall be directed to the full development of the human personality and to the strengthening of respect for human rights and fundamental freedoms. It shall promote understanding, tolerance and friendship among all nations, racial or religious groups, and shall further the activities of the United Nations for the maintenance of peace.
Turkish: Öğretim insan şahsiyetinin tam gelişmesini ve insan haklarıyla ana hürriyetlerine saygının kuvvetlenmesini hedef almalıdır. Öğretim bütün milletler, ırk ve din grupları arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu teşvik etmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışın idamesi yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.

 

English: The football club has a zero tolerance policy on referee abuse.
Turkish: Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.

English: I have come here to seek a new beginning between the United States and Muslims around the world; one based upon mutual interest and mutual respect; and one based upon the truth that America and Islam are not exclusive, and need not be in competition. Instead, they overlap, and share common principles – principles of justice and progress; tolerance and the dignity of all human beings.
Turkish: Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.

English: Tom has a low tolerance for pain.
Turkish: Tom'un ağrı için düşük toleransı var.

English: I have no tolerance of cowards.
Turkish: Korkaklara hiçbir hoşgörüm yok.

Tolerance ingilizcede ne demek, Tolerance nerede nasıl kullanılır?

Tolerance level : Tolerans düzeyi. Tolerans sınırı.

 

Tolerance limit : Tl50. Tolerans limit. Hoşgörü sınırı. Organizmaların zehirli ortamda yarısının canlı kalabildiği sınır zehirlilik miktarı. Tolerans sınırı.

Tolerance limits : Pay kısıtları. Tolerans limitleri. Hoşgörü sınırları. Tolerans sınırları.

Galactose tolerance test : Galaktoz tolerans testi. Kanda bulunan galaktozun karaciğer tarafından alınması ve glikojene çevrilebilmesini ölçen bir karaciğer fonksiyon testi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda bulunan galaktozun karaciğer tarafından alınması ve glikojene çevrilmesini ölçen bir karaciğer işlev testi.

Glucose tolerance factor : Gtf. Glikoz tolerans etmeni. İnsülinin hücre almaçlarındaki yerine bağlanmasını kolaylaştıran glutatyon, krom, nikotinik asitten oluşmuş bir kompleks, gtf. Glikoz tolerans faktör.

Ecological tolerance : Ekolojik valans. Bir canlının zarar görmeden dayanabildiği bir çevre faktörünün en az ve en çok değerleri arasındaki farkın derecesi. Ekolojik tolerans. Belli ekolojik faktörlerin varyasyonları sonucu özelleşmiş, farklı ortamlara türün yerleşme yeteneği. Belirli ekolojik faktörlerin varyasyonu sonucunda özelleşmiş farklı ortamlara türün yerleşme yeteneği. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Individual tolerance : Bireysel tolerans. Daha önce alınmadığı halde bir ilaca karşı doğuştan tolerans gösterilmesi durumu.

Pharmachodynamic tolerance : Hücresel tolerans. Farmakodinamik tolerans.

Impaired glucose tolerance : Kan şekeri düzeyinin anormal şekilde yüksek olması ancak şeker hastalığı olarak adlandırılacak kadar yüksek olmamasıyla oluşan durum. Igt (tıp veya medikal terimi). Latent diyabet. Gizli şeker hastalığı. Bozulmuş glikoz toleransı. Bozulmuş ya da uyumsuz glukoz toleransı. Eksilmiş veya bozulmuş glukoz toleransı. Bozulmuş glukoz toleransı. Gelişmemiş şeker hastalığı. Bozuk glikoz toleransı.

Glucose tolerance test : Glikoz tolerans testi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Glikoz tolerans deneyi. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilebilmesini ölçen bir karaciğer fonksiyon testi. glukoz tolerans testi. Kanda bulunan glikozun karaciğer tarafından alınmasını ve glikojene çevrilmesini ölçen bir karaciğer işlev testi.

İngilizce Tolerance Türkçe anlamı, Tolerance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tolerance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clemencies : Şefkat. Ilımanlık. Ilımlılık. Uysallık. Merhamet. Havanın güneşli ve ılık olması. Yumuşaklık.

Abutment : Bitişme. Köprü ayağı. Dayanak veya destek. Dayanak. Kemer ayağı. Ayak (köprünün kıyıya dayandığı yerdeki). Bitişme yeri. Mahmuz. Mesnet. Yan ayak.

Liberalness : Cömertlik. Liberallik. Serbest fikirlilik. İlerici olma durumu. Cömert hediye. Eli açıklık.

Abidingness : Ebedilik. Sabır sebat.

Dependance : Sarkma. Tabiiyet. Güvenme. Bağlılık. Bağlı olma. Asılma. Başkasının sırtından yaşama. İlişki. Güven.

Patience : Sebat. Dayanç. Hasta. Tek kişilik iskambil oyunu. Çıdam. Labada. Sabır.

Tolerances : Toleranslar.

Clemency : Ilımlılık. Havanın güneşli ve ılık olması. Ilımanlık. Yumuşaklık. Şefkat. Uysallık. Merhamet.

Leniency : Hoşgörürlük. Yumuşaklık.

Osculation : Yaslanma. Öpme.

Tolerance synonyms : overtolerance, resistances, leniencies, temperament, capacity, lasting, firmness, margin, fallibility, leaning, forbear, lastings, endurability, acceptance, perseverance, allow for, disposition, everlastingness, durability, osculations, fireproofing, forbearance, suffeance, hardihood, disturbance, margins, allowance, complaisance, abstinency, indult, unpermissive, toleration, forcibleness.

Tolerance zıt anlamlı kelimeler, Tolerance kelime anlamı

Unpermissive : Katı. Sert (baba vb). Otoriter (ebeveyn vb). Müsamahasız. İsteğe bağlı olmayan. Hoşgörülü olmayan. Sıkı. Sert. Seçmeli olmayan. Hoşgörüsüz.

Permissive : Fazla müsamahakar. Aşırı müsaadekar. Seçmeli. Serbest. İsteğe bağlı. İzin verici. Her şeye açık. Hoşgörülü. Liberal. İzin veren.

Intolerance : Anlayışsızlık. Dayanamama. Entolerans. Çekememezlik. Hoşgörüsüzlük. Tahammülsüzlük. Hassas olma, direnme yeteneğinin olmaması. Tahammül edememe. İntolerans.

Tolerance antonyms : unpermissiveness, narrow mindedness.

Tolerance ingilizce tanımı, definition of Tolerance

Tolerance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capability of growth in more or less shade. Endurance. The act of enduring. The power or capacity of enduring.