Too good to be true türkçesi Too good to be true nedir

  • İnanılmaz.
  • Yeme de yanında yat.
  • İnanılmayacak kadar iyi.
  • İnanması zor.
  • Fazlasıyla iyi.
  • Gerçek olamayacak kadar iyi.
  • Gerçek olamayacak kadar güzel.
  • Gerçek olmak için çok fazla güzel.

Too good to be true ile ilgili cümleler

English: If it sounds too good to be true, it probably isn't.
Turkish: Kulağa gerçek olamayacak kadar güzel geliyorsa, muhtemelen gerçek değildir.

English: I knew this was too good to be true.
Turkish: Bunun doğru olamayacak kadar çok iyi olduğunu biliyordum.

English: If something looks too good to be true, it probably is.
Turkish: Bir şey gerçek olmayacak kadar çok iyi görünüyorsa, muhtemelen öyledir.

English: It seems too good to be true.
Turkish: O gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor.

English: It seemed too good to be true.
Turkish: Bu gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyordu.

Too good to be true ingilizcede ne demek, Too good to be true nerede nasıl kullanılır?

Too : Ayrıca. Aynı zamanda. Çok. Gereğinden çok. De. Dahi. Aşırı. Fazla. Çok fazla. Da.

Good : Güzel. Menfaat. Dolu dolu. İyilik. Emin. Sağlam. Yararlı. Sağlamlaştırmak. Sağlığa yararlı. Çok.

To : -e kadar. Kadar. Karşı. Arasında. -e göre. Göre. -mek -mak (mastar). Ye. İla. Oranla.

Be : Olmak. -dı. Kalmak. Bulunmak. Var olmak. Mal olmak. Anlamına gelmek. -di. Berylliumb (berilyum). Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element.

 

True : Halis. Sadık kalarak. Geçerli. Tam olarak. Samimi. Gerçek. Eksiksiz. Katışıksız. Som.

İngilizce Too good to be true Türkçe anlamı, Too good to be true eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Too good to be true ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fantastic : Mantıksız. Garip. Acayip. Olağanüstü. Çok büyük. Harika. Müthiş. Hayal ürünü. Saçma.

Implausible : Makul olmayan. Mantıksız. İnanılması güç.

Preposterous : Mantıkdışı. Abes. Akılsız. Saçma. Mantıksız. Absürd. Akla sığmaz. Mantık dışı. Akıl almaz.

Steep : Demlendirmek. Karmak. Demlenmek. Batırmak. Suya koymak. Yalçın. Fahiş. Abartılı. Suya batırmak. Sarp.

Incredible : Süper. Olağanüstü. Müthiş. Akıl almaz. Şaşırtıcı. Harika. Akla hayale sığmaz. Akla hayale gelmez.

Fantastical : Garip. Olağanüstü. Acayip. Hayali. Çok büyük. Gülünç. Kaçık. Şahane. Fantastik.

Stiffer : Daha katı. Gergin. Alkollü. Fahiş. Zoraki. Çetin. Dik. Soğuk. Zorlu. Koyu.

Stiffest : Alkollü. Yoğun. Katı. Absürd. Kabul edilemez. Sert. Aşırı yüksek. Çetin. Dik.

Quite good : Oldukça iyi.

Inconceivable : Tasavvur olunamaz. Kavranılmaz. Akıl almaz. Tasavvur edilemez. Hayal edilemez. Akla sığmaz. Anlaşılmaz. Olanaksız. İnanılamaz.

Too good to be true synonyms : hard to swallow, beyond belief, fabulous, incogitable, improbable, steeper, hard to believe, steepest.