Topluluk nedir, Topluluk ne demek

  • Nitelikleri bakımından bir bütün oluşturan kimselerin hepsi, toplum, camia, cemiyet
  • Vücudun dolgun olma durumu.
  • Sanatçı grubu.
  • Aynı türden canlıların bir araya gelmesiyle oluşan küme.
  • Aynı yerde bulunan insan kalabalığı.
  • Müzik eserlerini birden fazla ses veya sazla seslendirmek için oluşturulan grup, ansambl.

"Topluluk" ile ilgili cümle

  • "Bu müşterek duygu ve anlayış birçok zevkleri birleştirir ve bir topluluk meydana getirirdi." - A. Ş. Hisar
  • "Çok sayıda amatör topluluk sahneledi Nalınlar'ı." - N. Cumalı

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: komünite]

Bir fizik terimi olarak tanımı:

[Bakınız: yığılım]

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Belli sayıda oyuncu, tasarımcı, uygulayımcı ve uzmandan kurulu yerleşik ya da gezici tiyatro topluluğu.

Hukuki terim anlamı:

cemâat. ~ bekiti (turgusu) : cemâat vakfı.~ iyeliği : birden ziyâde kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyeti.

Edebi terim anlamı:

(Söz sanatı terimi) Gerek oranlılık (tenasüp) ve gerekse karşıtlama (tezat) yoliyle anlamca birbiriyle ilgili bulunan kelimelerin bir araya toplanması.

Tiyatro'daki terim anlamı:

Bir tiyatroda oyuncuların tümüne verilen ad.

Sosyoloji'deki anlamı:

Üyeleri birbirlerine duygusal bağlarla bağlı, toplumsal ilişkilerin yüz yüze olduğu, yüksek ölçüde bütünlenmiş herhangi bir toplumsal küme.

 

Sınırları belli bir toprak parçası üzerinde yaşayan ve bir uygarlığı paylaşan bireylerin oluşturduğu, değişik boyutlarda insan kümeleri.

Toplum teriminin karşıtı: ileri ölçüde bütünlenmiş, birincil ilişkilerin egemen bulunduğu, ekinin geleneksel ve türdeş olduğu kapalı yerel kümeler.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Bilimsel terim anlamı:

Birbirleriyle çok sıkı işbirliği kurarak ortak bir yaşam savaşı sürdüren, belli bir yerde ve bir arada oturan ailelerden oluşan birlik, bk. yerel bölük, köy topluluğu, zıt anlamlısı soy, sınıf, boy, oymak, akrabalık.

[Bakınız: bölüt]

İngilizce'de Topluluk ne demek? Topluluk ingilizcesi nedir?:

ensemble, company, community, lot, aggregats

Fransızca'da Topluluk ne demek?:

colonie, cemiyet

Osmanlıca Topluluk ne demek? Topluluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tecemmu' camia, cemiyet

Topluluk hakkında bilgiler

Topluluk belirli ölçütler (alan, zaman, ilişki, vb.) bakımından birbirine yakın olan insanların oluşturduğu öbeğe verilen addır. Biyolojide topluluk ise, aynı çevrede yaşayan ve birbirleriyle etkileşim içinde olan canlılar olarak tanımlanmaktadır.

 

İnsan topluluklarında niyet, inanç, kaynaklar, tercihler, gereksinimler ve risk gibi olgular topluluğun birliği üzerinde belirleyici etkiye sahip olabilmektedir.

Topluluk ile ilgili Cümleler

  • Onun topluluk önünde bir konuşma yapabileceğinden şüpheliyim.
  • Küçük bir topluluk ortaya çıktı.
  • Bu topluluk güvenli mi?
  • Topluluk karşısında gerilen bir insanım bu yüzden tartışma yapmak için iyi değilim.
  • Bu uluslararası bir topluluk.
  • Luciano'nun arkasında topluluk olabilir fakat o hâlâ acemi bir çaylak.
  • Sel toplulukları için bir krize neden oldu.
  • Topluluk önünde konuşmaya alıştım.
  • Topluluk önünde konuşmaya alışkındır.
  • O bir topluluk aktivisti.

Topluluk kısaca anlamı, tanımı:

Bakım : Bakma işi. Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi.

Aynı : Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan. Benzer. Eski durumunda kalmış, değişmemiş.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Canlı : Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Güçlü, etkili. Canı olan, diri, yaşayan. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Hareketli, hayat dolu, dinamik.

Topluluk adı : Birlik kavramı taşıyan topluluğa verilen ad, topluluk ismi: Ordu, alay, tabur, sürü gibi.

Topluluk eki : Adlarda sayı bakımından topluluk ve birliktelik gösteren ek.

Topluluk ismi : Topluluk adı.

Topluluk sayısı : Topluluğu meydana getiren sayı.

Gezici topluluk : Belli bir yeri olmayıp özel araçlarla dolaşarak oyunlar sergileyen topluluk.

Otsu topluluk : Gövdesi odunlaşmayan kısa ömürlü bitki topluluğu.

Bitki topluluğu : Benzer doğal olaylara ve yaşama koşullarına uymuş, belirli bir görünüş almış bitkilerin tümü.

Toplu : Vücutça dolgun. Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Bir arada, bütün, kombine. Topu olan.

Nitelik : Bireyi, nesne veya yaşantının bir yönünü ötekilerden ayırt etmeye yarayan ve ölçülebilen özellik, keyfiyet. Bir şeyin iyi veya kötü olma özelliği, kalite. Bir şeyin nasıl olduğunu belirten, onu başka şeylerden ayıran özellik, vasıf, keyfiyet.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hepsi : Bütünü, tamamı, tümü, cümlesi.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Camia : Topluluk, zümre.

Cemiyet : Dernek. Yüksek sosyete. Birbirine uygun veya zıt anlamlı kelimeleri tenasüp, tezat sanatları yoluyla bir araya getirme. Düğün. Toplum. Bir olayı veya kişiyi kutlamak amacıyla bir araya gelen topluluk.

Kalaba : Kalabalık.

Ölçüt : Bir yargıya varmak veya değer vermek için başvurulan ilke, kıstas, mısdak, kriter.

Sanatçı : Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist. Sinema, tiyatro, müzik vb. sanat eserlerini oynayan, yorumlayan, uygulayan kimse.

Dolgun : Balıketinde. Dolarak biçimi yuvarlaklaşmış. Öfke, kızgınlık, kırgınlık vb. duygularla dolu. Şişkin. Çok, bol, fazla, yüksek (ücret, para vb.).

Olma : Olmak işi.

Topluluk ekolojisi : [Bakınız: komünite ekolojisi] Çeşitli türlerden oluşan bir toplumun bireyleriyle yaşadıkları ortam arasındaki ilişkilerini inceleyen ekolojinin bir alt kolu, topluluk ekolojisi, komünite ekolojisi.

Topluluk güvencesi : Toplumsal Güvenceler Kurumunun, işveren, dernek, birlik, sendika ve diğer örgütlerle bunların güvenceli durumda olmayan işçileri adına toplu güvence kollarından birisi ya da birkaçı; tümü için yapabileceği güvence.

Topluluk kalkınması : Kendi kendine yeterli, çevresini kontrol edebilen bireylerden oluşmuş bir toplum oluşturmak amacıyla köy, küçük kasaba gibi toplulukların sosyal, iktisadi ve kültürel koşullarını geliştirme süreci. Bir ülkenin gelişme olanaklarından yoksun bölgelerinde yaşayan marjinal kalmış topluluklara genel bir kalkınma girişimiyle yardım olanakları sunularak gelişiminin sağlanması.

Topluluk müktesebatı : Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin ortak alanlara ilişkin hak ve yükümlülüklerini belirleyen çerçeve.

Topluluk oyunu : Oyuna katılanların her birinin uyuşmaiçinde bir bütün kurabilmeleri, içlerinden biri sivrilmeden, başarının eşit dağıldığı oyunculuk. Takım oyunu.

Topluluk ruhbilimi : Toplumsal ruhbilimin topluluk ya da küme davranışlarını inceleyen bölümü.

Topluluk sayı sıfatları : Asıl sayı sıfatlarına gelerek belirttikleri nesneler arasında yakınlık, birlik olduğunu gösteren ve bir nesne topluluğu bildiren sayı sıfatları: ikiz (kardeşler), ikiz (çocuk), üçüz (oğlan), beşiz (doğum) vb. Bu sıfatları oluşturan + (I)z/+(U)z eki bazen bir +lI/ +lU ekiyle uzatılmıştır: İkizli badem, üçüzlü fındık beşizli doğum gibi. Ancak, bu +(I)z/+(U)z eki sayılı sayı sıfatlarında kalmış durumdadır. Sayı adlarına doğrudan doğruya +lI/ +lU eki getirmekle de topluluk sayı sıfatları yapılabilir: beşli tabanca, yedili şamdan, üçlü anlaşma; iskambil’de ikili, dörtlü, yedili, dokuzlu gibi. || Çift ve çifte kelimeleri de ikili anlamında birer topluluk sayı sıfatı olarak kullanılabilir: çift atış, çift ayaklılar, çift kürekli, çifte ben, çifte düğün, çifte minare vb. bk. sayı sıfatı.

Topluluk tekili : Kendi tekil olduğu halde sayısı belirli birçok şeyleri anlatan kelime: çift, düzine, manga gibi.

Topluluk yapısı : Bir yerel topluluğu oluşturan insanların, uğraş, gelir, yaş, öğrenim, cinsellik, evlilik, erdenlik gibi olgusal niteliklerinden, değer yargılarından ve davranışlarından oluşan özelliklerin tümü.

Toplulukbaşı : Oyuncular topluluğunu temsil eden oyuncu.

Diğer dillerde Topluluk anlamı nedir?

İngilizce'de Topluluk ne demek? : n. group, crowd, party, company, society, community, colony, troop, army, cohort, corps, coterie, ensemble, gathering, herd, hive, knot, push, set

Fransızca'da Topluluk : association [la], collectivité [la], communauté [la], congrégation [la], groupe [le], groupement [le], phalange [la], population [la], société [la], troupe [la]

Almanca'da Topluluk : n. Aggregat, Bott, Ensemble, Familie, Gemeinschaft, Gesellschaft, Liga, Sammelbecken, Zunft

Rusça'da Topluluk : n. содружество (N), сообщество (N), труппа (F), ансамбль (M), коллектив (M), укомплектованность (F)