Torpul oynamak nedir, Torpul oynamak ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Birbiri ardınca şimşek çakmak.

Torpul oynamak kısaca anlamı, tanımı

Torp : Yel almayan, karın çok biriktiği kuytu yer

Oynama : Oynamak işi.

Oynamak : Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Tehlikeye düşürmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sarsılmak, yeri değişmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Değişiklik göstermek. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Film gösterilmek. Tiyatro eseri sahneye konmak. Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek.

Ardınca : Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

Birbiri : Karşılıklı olarak bir diğeri.

Şimşek : Bir bulutun tabanı ile yer arasında, iki bulut arasında veya bir bulut içinde elektrik boşalırken oluşan kırık çizgi biçimindeki geçici ışık, balkır, çakım, çakın, yalabık, yıldırak. Parıltı.

 

Birbir : Yabancı olmayan, akraba, yakın. Akraba, yakın.

Çakmak : Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

Çakma : Çakmak işi. Taklit olan, sahte. Vurulup çakılarak yapılmış kuyumcu işi. Deri hastalığı, yara, çıban. Bu işte kullanılan kuyumcu kalıbı.

Ardı : Soğan, sarımsak bağları, demetleri. Heybenin iki gözünü ayıran kısım. Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Diğer dillerde Torovirüsler anlamı nedir?

İngilizce'de Torovirüsler ne demek ? : toroviruses