Tors türkçesi Tors nedir

  • Dik ve kayalık tepe.

Tors ile ilgili cümleler

English: A mere 529 spectators watched the game.
Turkish: Oyunu sadece 529 seyirci izledi.

English: A talent agency represents actors.
Turkish: Bir yetenek ajansı aktörleri temsil eder.

English: According to the Italians, translators are traitors.
Turkish: İtalyanlara göre çevirmenler hainlerdir.

English: A number of senators disliked Wilson.
Turkish: Bir takım senatör Wilson'u sevmiyordu.

English: According to the doctors, Moustapha has not recovered yet.
Turkish: Doktorlara göre, Mustafa henüz iyileşmiş değil.

Tors ingilizcede ne demek, Tors nerede nasıl kullanılır?

Torsade : Burma kordonla süslü. Burma saçak. Burma kordon. Süslü kıvrım. Saçak. Bükülmüş kordon.

Torse : Gövde heykeli.

Torsi : Yarım kalmış çalışma. Heykel gövdesi. Kolsuz ve başsız gövde.

Torsiometer : Burulmaölçer. Torsiyometre.

Torsion : Çember biçiminde dönme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi. Burulum. Bükme, burma, bükülme, burkulma, dönme ameliyattan sonra kan akıntısını durdurmak için bir damarın kesik ucunu bükme. karından ayaklı hayvanlarda vücudun gelişme sırasındaki bükülmesi. Bir ucu tutturulmuş yuvaksal bir çubuğun ya da bir telin erkin ucuna uygulanan bir kuvvet çiftinin yol açtığı biçim değişikliği. Dönme. Biyoloji, fizik, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Torsiyon. Torziyon. Kıvrılma. Burulma açısı.

 

Torsion balance : Burulma balansı. Düşey bir teli burarak çok küçük kuvvetleri, örneğin kütleler çekimini, yükler çekimini ölçmede kullanılan duyarlıklı kuvvetölçer. Burulma tartacı. Burulum tartacı. Burulmalı terazi. Burma terazi. Fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yerçekimi alanının derecelerini ve eğrilik değerlerini ölçen araç. Burulma terazisi. Torsiyon terazisi.

Torsion bar suspension : Tekerlek yaylanmasının burulma yayı ile sağlandığı askı düzeni. Burulma çubuklu süspansiyon. Burulma yaylı askılama.

Torsions : Kıvrılma. Bükülme. Burulma açısı. Burulma. Dönme. Bükme. Burulum. Burma.

Torsion bar : Gergi demiri. Bir ucu tutturulmuş, boşta olan öbür ucun dönmesi ile burularak iten güce direnç gösteren çubuk. Burulma mili. Torsiyon çubuğu. Burulma çubuğu. Tork çubuğu. Yay çubuğu. Burma çubuğu.

Torsionally : Eğimli bir tarzda. Bükülmüş bir şekilde. Kıvrık bir tarzda. Kıvrımlı bir şekilde. Eğri bir biçimde.

İngilizce Tors Türkçe anlamı, Tors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fling : Çılgınça zaman. Girişim. Savurmak (kollarını). Devirmek. Hızla atmak. Savurmak. Atmak. Sallamak. Girişmek. Bir ä°skoç dansı.

Sky : Gözerimi üzerine kapanan, sonsuz yarıçaplı mavi kubbe; bu kubbenin iç yüzü. Gökyüzü. Gök. Topa çok hızlı vurarak havalandırmak. Sema. İklim. Yükseğe atmak. Havaya atmak. Bölge.

 

Pitch : Sesin yükseklik yönünden birbirinden değişik kesimleri. Yokuş (uçak). Eğim. Kur yapmak. Sarmal yol ya da sarmal kangal boyunca ardışık sarımlar aralığı. Göz boyama. İnsan kulağının algıladığı biçimiyle herhangi bir notanın ses frekansı değeri. Karakter sıklığı. Alan. Birdenbire düşmek.

Lag : Geri kalmak. Otomatik denetim yönteminde duyarlılık ile uygulama arasında geçen süre. Bilgisayar, ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır. Gerileme. Oyalanmak. Gecikmek. Herhangi bir olayın gerçekleştiği an ile o olaya ilişkin verilerin sağlanması, algılanması, yasama ve yürütme işlemlerinin gerçekleştirilmesi arasında geçen zaman. krş. veri gecikmesi, algılama gecikmesi, yasama gecikmesi, yürütme gecikmesi. Duraklama. Tahta kaplamak. Duraklamak.

Turn : Dönüş. Yetenek. Deneme sırası. Dansçının dönmesi. Burkmak. Sapma. Saptırmak. Ulaşmak. Çark etmek. Vazgeçirmek.

Flip : Fiske. Darılmak. Çevirmek. Balatayı sıyırmak. Çıldırmak. Çevirmek (sayfa veya disk vb). Çevirmek (sayfa, disk). Kafayı çizmek. Aklını kaçırmak. Kafayı yemek.

Submarine : Su altında seyredebilen taşıt. Denizdibi. Denizaltı gemi. Denizaltı ile saldırmak. Denizaltında olan. Denizaltında yetişen. Denizaltı. Denizin altında olan. Denizaltı ile ilgili.

Throw back : Aksatmak. Geciktirmek. Geri atmak. Aksettirmek. Çekmek. İlerlemesini engellemek. Benzemek.

Tors synonyms : toss back.

Tors zıt anlamlı kelimeler, Tors kelime anlamı

Uninjured : İncinmemiş. Yaralanmamış. Zarar görmemiş.

United : Birleştirilmiş. Bir. Birleşmiş. Ortak amaçlı. Birleşik.