Trabeculae türkçesi Trabeculae nedir

  • Trabekula.
  • Bir boşluğu kapatan hücreler dizisi. organlar içinde tam olmayan bölünmeler teşkil eden küçük telli bantlar. yüreğin karıncıklarının iç yüzeyinde uzanan kas sütunları. süngerimsi kemikte dallanmış kemik spiküllerinin oluşturduğu üç boyutlu ağ. hücrenin lümeni boyunca uzanan hücre duvarının sopa şeklindeki kısmı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Bir kirişe veya denge barına benzer yapı (botanik, anatomi).

Trabeculae ingilizcede ne demek, Trabeculae nerede nasıl kullanılır?

Trabecula : Bir kirişe veya denge barına benzer yapı (botanik, anatomi). Kiriş. Bölmecik. Trabekül. Bağ.

Trabecular : Trabeküler. Bir kirişe veya denge barına benzer yapı ile alakalı (botanik, anatomi).

Trabecularis : Bölmeciğe ait olan. Trabekularis.

Trabeculate : Bölmecikler gösteren. Bir kirişe veya denge barına benzer yapısı olan (botanik, anatomi).

Microtrabecular network : Ökaryot hücrelerde bazı muamelelerden sonra, elektron mikroskobu ile görülebilen üç boyutlu iplik ve tel ağı. Mikrotrabekül ağı.

İngilizce Trabeculae Türkçe anlamı, Trabeculae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Trabeculae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

 

Aardvark : Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

Fibrous tissue : Lifli doku. Life benzer yapıdaki doku.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Acacia : Arap zamkı. Mimoza. Salkım ağacı. Akasya. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Cansız çevre.

Trabeculae synonyms : abambulacral area, aardwolf, trabeculate, a site, a chromosome, abacus bodies, aardvarks, abiotic factor.