Travel by türkçesi Travel by nedir

Travel by ile ilgili cümleler

English: He likes to travel by himself.
Turkish: O, tek başına seyahat etmeyi sever.

English: Do you like to travel by yourself?
Turkish: Tek başına yolculuk etmekten hoşlanır mısın?

English: Ali is old enough to travel by himself.
Turkish: Ali tek başına seyahat edecek kadar yaşlı.

English: Ali can't afford to travel by plane.
Turkish: Ali uçakla seyahat etmeyi göze alamaz.

English: Do you travel by sea or by air?
Turkish: Deniz yoluyla mı veya hava yoluyla mı seyahat edersiniz?

Travel by ingilizcede ne demek, Travel by nerede nasıl kullanılır?

Travel : İşlemek. Kaçmak. Tüymek. Seyahat. Gazlamak. Yolculuk. Gitmek. Seyahat etmek. Yolculuk yapmak. Gezmek.

By : Aşkına. -e bakarak. Evde. Yan. Ek. Yakın. Tali. Kadar. Eve. Geçip.

Travel agency : Seyahat acentası. Seyehat ajentası. Seyehat ajansı. Seyahat acentesi. Yolculuk için bilet ve paketler satan yer.

Travel agent : Seyahat acentası.

Travel allowance : Yol parası. Sürekli ya da geçici olarak resmen görevlendirilen kişilere yolculuk ve konaklama giderleri için yapılan ödeme. Yol gideri. Yol masrafı. Yol harcı. Seyahat izni. Yolluk. Harcırah. Seyahat tazminatı.

Travel along with : Yolculuk etmek.

İngilizce Travel by Türkçe anlamı, Travel by eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Travel by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take a trip : Seyahate gitmek. Uyuşturucu madde kullanmak. Seyahat etmek. Seyahate çıkmak.

Take a journey : Yolculuk yapmak.

Journey : Gezinti yeri. Seyahat. Yolculuk. Geziye çıkmak. Sefer. Mesafe. Seyahat etmek. Yolculuk yapmak.

Traffics : (yasadışı) ticaret yapmak. Trafik. İş yapmak. Gidiş geliş. Seyrüsefer. Karanlık işler yapmak. Ticaret. Değiş tokuş etmek. Ticareti yapmak.

Journeyed : Yolculuk. Sefer. Mesafe. Yolculuk yapmak. Seyahat etmek. Seyahat. Geziye çıkmak. Gezinti yeri.

Travel : Tüymek. Gezi. Dolaşmak. Yol almak. Seyahat etmek. Gazlamak. Yolculuk. İşlemek. Seyahat.

Peregrinate : Dolaşmak. Aşmak. Katetmek. Gezmek. Seyahat etmek.

Fare : Gıda. Gitmek (iş için). Yiyecek. Yola çıkmak. Başarmak. Yolcu. Bilet ücreti. Geçinmek. Üstesinden gelmek.

Traffic : Tecim alışverişleri. Seyrüsefer. Dolaşım. İş yapmak. Gidiş geliş. Alım-satım. Bir yerleşim yerinde gelip geçmeye ayrılmış yerlerde, sokaklarda ve anayollarda insanların ve taşıtların gidiş gelişi. Ticaret.

Travel by synonyms : make a voyage, fared, ride in, itinerate, trafficked, travel along with.