Tryouts türkçesi Tryouts nedir
- Bir amaç için uygunluğunu değerlendirmek için deneme veya test etme.
- Performans özelliklerinin öğrenilmesi.
- Sezon başında yapılan oyuncu seçmesi.
- (tiyatro vb) denemeler.
- Kulak sınavı.
Tryouts ile ilgili cümleler
English: The soccer tryouts are today.
Turkish: Futbol seçmeleri bugün.
English: What time are tryouts?
Turkish: Seçmeler ne zaman?
English: Cheerleading tryouts are tomorrow.
Turkish: Amigo seçmeleri yarın.
Tryouts ingilizcede ne demek, Tryouts nerede nasıl kullanılır?
Tryout : Sınama. Bir amaç için uygunluğunu değerlendirmek için deneme veya test etme. Kulak sınavı. Uygunluk denemesi. Yeteneğini sınama. Performans özelliklerinin öğrenilmesi. Deneme.
Botryogen : Botirojen. Botriyojen.
Botryoid : Botriyoid.
Botryomycosis : Botriyomikoz. Atlarda rastlanan bir hastalık.
Stachybotryotoxicosis : Stachybotrys türü mantarların neden olduğu pansitopenik ve toksemik bir hastalık. at ve geviş getirenlerde, ishal, ağız ülseri, yaygın kanamalar, agranülositozis, pnömoni, enteritis, septisemi, böbrek infarktüsleri, karaciğer nekrozları ve lenfadenitisle belirgindir. Stakibotriotoksikozis. Staşibotoksikoz.
Try for : Elde etmeye çalışmak. Elde etmek.
Try square : Ayarlı gönye. Duvarcı gönyesi.
Try hard : Gayret sarf etmek. Asılmak. Uğraşmak. Didinmek. Çalışıp çabalamak. Özenmek. Gayret etmek. Çok çalışmak.
Try to commit suicide : İntihar girişiminde bulunmak.
Try again : Yeniden dene. Yeniden deneyin. Tekrar dene. Yine dene.
İngilizce Tryouts Türkçe anlamı, Tryouts eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tryouts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rainbow trout : Kemikli balıklar (teleostei) takımının, alabalıkgiller (salmonidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta bir tür. Gökkuşaklı alabalık. Gökkuşağı alabalığı. Çelikbaş alabalık.
Test : Test. Yoklamak. Tutum, yeti, yetenek ve becerileri ölçmek üzere başvurulan ve ölçünlenmiş edimli ya da sözlü sınarlardan oluşan ölçme aracı. Denetim. Muayene. Deneme. Kişilerin yetenek, bilgi ve becerileri ile anıklıklarını ölçmeye yarayan herhangi bir araç ya da yöntem. zihinsel bir çalışmanın niteliğini belirtmek ve saptamak amacıyla yapılan nesnel olarak değerlendirilebilen sınav sorularının tümüne verilen ad. sınav. (not: fr., ing. test karşılığı ruhbilim terimleri sözlüğü'nde ölçer terimi önerilmiştir.). Maden eritme potası. Kişilerin türlü konulardaki yetenek, bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla oluşturulan bir araç ya da yöntem. Tecrübe etmek.
Evaluate : Paha biçmek. Değerlendirmelerde bulunmak. Değerlendirmeye almak. Kıymetlendirmek. Değerlendirmek. Değerlendirmek (test etme vb). Değerlendirmeye tabi tutmak. Kıymet biçmek. Ölçmek. Değer biçmek.
Try : Yoklamak. Çaba. Yapmaya çalışmak. -e soyunmak. Girişim. Denemek. Kızdırmak. Deneme. Kalkışma. (bir işe) soyunmak.
Float : Yüzertop. Yaymak. Kurmak (şirket). Piyasaya çıkarmak. Dalgalanmak. Uzak duruş. Yüzmek. Bir savunma oyuncusunun, tuttuğu karşı takım oyuncusunu, daha elverişli yerde bulunan birine pas vermesini engellemek için, uzaktan izlemesi. Su yüzünde götürmek.
Audition : Herhangi bir tiyatroda oyuncu olarak çalışmak üzere yapılan sınav, ya da tiyatro okuluna oyuncu olmak için yapılan seçme sınavı. Yetenek denemesi. İşitme gücü. Duyma gücü. Ses sınavı. Koro. Seçme (tiyatro vs. için). Ses sınavı yapmak. Eleme. Giriş sınavı.
Control : Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, gümrük, iktisat alanlarında kullanılır. Hakim olmak. Denetlemek. Denetim. Kontrol etmek. İpli kuklaların iplerinin bağlandığı ve kuklacının denetimi sağladığı artı simgesi biçimindeki çatal. Kontrol altında tutmak. Kontrolü sağlamak. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Kamu ya da özel bir kuruluşa ilişkin bilgilerin önceden belirlenmiş ölçütlere uygunluğunun saptanması ve rapor edilmesi amacı ile bir uzman birimi tarafından kanıt toplama ve değerlendirme süreci. krş. iç denetim, dış denetim.
Essay : Yapmaya kalkışmak. Deneme. Tahrir. Rapor. Denemek. Girişim. Numune. Kalkışmak. Tecrübe etmek. Tecrübe.
Examine : Sorgulamak. Sınav yapmak. Sınavdan geçirmek. İncelemede bulunmak. İmtihan etmek. Sınamak. İncelemek. Yoklamak. Eleştirmek. Muayene etmek.
Pass judgment : Hüküm vermek.
Tryouts synonyms : salvelinus namaycush, brook trout, salvelinus fontinalis, lake trout, salmonid, salmo gairdneri, brown trout, salmo trutta, speckled trout, judge, prove, field test, tryout, salmon trout, verify, food fish.
Tryouts zıt anlamlı kelimeler, Tryouts kelime anlamı
Abstain : Uzak durmak. Çekimser kalmak. Sakınmak. İçki içmemek. Perhiz etmek. Çekimser olmak. Kaçınmak. Çekinmek. Perhiz yapmak. Geri durmak.

Bu kısımda Tryouts kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tryouts ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tryouts anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tryouts ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.