Trypanosoma lewisi nedir, Trypanosoma lewisi ne demek

Trypanosoma lewisi; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Dünya genelinde sıçanlarda yaygın olarak bulunan, Nosopsyllus fasciatus türü pirelerle taşınan erişkin sıçanlar için patojen olmayan, ancak süt emen yavrular için öldürücü olan ve Stercoraria grubunda yer alan Trypanosoma türü.

Trypanosoma lewisi kısaca anlamı, tanımı

Trypanosoma : [Bakınız: tripanozoma]. Trypanosomatidae ailesinde bulunan omurgalı ve omurgasızların kan ve lenf sıvılarında yaşayan kamçılı bir protozoon cinsi. Kinetoplastida takımında, Trypanosomatina alt takımında bulunan, insan dâhil birçok omurgalı ve omurgasız canlıda parazitlenen, yaşam sikluslarında amastigot, promastigot, epimastigot ve tripomastigot evreleri bulunan, ilk üç evresi vektörlerde (genellikle kan emen artropodlar) son evresi ise omurgalılarda (son konaklarda) bulunan protozoa cinsi

Nosopsyllus fasciatus : Adi sıçan piresi.

Stercoraria : Gelişim sikluslarını vektörlerin arka bağırsaklarında tamamlayan ve vektörlerin konaklardan beslenmeleri esnasında dışkı yoluyla bulaşan Megatrypanum, Herpetosoma ve Schizotrypanum alt cinslerini içeren tripanosoma grubu.

Öldürücü : Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.

 

Yavrular : 13-14 yaşlarında küçük yarışçılar.

Patojen : Hastalık oluşturan.

Erişkin : Beden gelişimi tamamlanmış olan, kâhil.

Pireler : İnsanlarla hayvanlarda dış asalağı olarak yaşayan, ağız yapıları kan emmeye elverişli, birçok familyaya ayrılan kanatlılar takımı.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

Yaygın : Çoğu kimselerce duyulmuş, öğrenilmiş, kullanılmış veya benimsenmiş olan. Sınırı genişlemiş. Herhangi bir bölgede çok görülen, bulunan.

Erişki : Et sucuğu. [Bakınız: adres].

Yaygı : Yere veya döşeme üzerine serilen örtü.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan ya da insan. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat. Güzel, alımlı genç kız.

Sıçan : Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus). Küçük yaştaki hırsız.

Dünya : Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Ancak : "Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Truver anlamı nedir?

Fransızca'da Truver nedir ? : trouvères, trouvère