Tubings türkçesi Tubings nedir
- Boru tesisatı.
- Boru ağı.
- Yokuştan aşağı kayılan veya bunun için özel hazırlanmış parklarda yapılan bir çeşit kızak etkinliği.
- Boru sistemi.
- Tübaj.
- Bir bütün olarak boru veya borular.
- Boru hattı.
- Boru malzemesi.
- Borulama.
- Borular.
Tubings ingilizcede ne demek, Tubings nerede nasıl kullanılır?
Copper tubing : Bakır boru.
Flexible fuel tubing : Benzin borusu. Yakıtlıktan karışımlığa yakıt iletilen boru. Yakıt borusu. Esnek yakıt borusu.
Glass tubing : Cam boru.
Tubing : Borulama. Boru ağı. Tübaj. Borular. Boru sistemi. Boru tesisatı. Boru malzemesi. Boru hattı. Bir bütün olarak boru veya borular. Yokuştan aşağı kayılan veya bunun için özel hazırlanmış parklarda yapılan bir çeşit kızak etkinliği.
Tubifex : Tubifeks. Kıllı ayaklılar (chaetopoda) sınıfının, solucanlar (oligochaeta) takımından, kırmızı ya da kahverengi renkli, her bölütünde 4 kıl bulunan, tatlı ve acı suların dibinde başı çamura gömülü, art ucu suda özgür hareketli olarak yaşayan bir halkalı solucan cinsi.
Tuba auditiva : Orta kulak boşluğunu yutak boşluğuyla birleştiren, orta kulak içindeki hava dengesini sağlamak ve buradaki salgısını dışarıya atmakla sorumlu olan bir yol. bu kanal tek tırnaklılarda ventrale doğru hava kesesini oluşturur. Tuba auditiva.
Tuba : Tuba. Bas sesli üflemeli çalgı.
Tub thumping : Hararetli konuşan. Yüksekten atan.
Tub : Kürek çekmek. Banyo yapmak (küvette). Banyo küveti. Fıçıya dikmek (bitki). Dekovil. Küvet. Varil. Leğen. Kazan (çamaşır makinesi). Fıçı.
Set tub : Çamaşır leğeni.
İngilizce Tubings Türkçe anlamı, Tubings eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Tubings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Tube : Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. temel parçacıkları algılayan geiger borulanndan televizyon görüntü borusuna ve eksicik borularına değin değişik kullanım yerleri vardır. Yeraltı treni. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Radyo ışıtacı. İçi boşaltılmış ya da özel bir gazla doldurulmuş camdan bir kap içinde, ısıtılan bir elektrikucunun (eksiuç) serbest bıraktığı elektronların pozitif yüklü bir başka elektrikucuyla (artıuç) toplandığı ışıtaç çeşidi. İçlastik. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Metro.
Property : Mülkiyet. Birey, aile, akraba ya da toplulukların, ilgili oldukları toplumun anlayış ölçülerine uygun bir biçimde üzerlerinde hak iyesi oldukları özdeksel ve tinsel öğelerin tümü. Sahiplik. Emlak. Bilgisayar, fizik, kimya, ekonomi, tiyatro, sosyoloji alanlarında kullanılır. Mal mülk. Eşya. Hususiyet. Sahne eşyaları. Mal.
Test tube : Deneylikte kullanılan bir yanı kapalı ince çeperli cam boru. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eprüvet. Deney tüpü. Laboratuvarda kullanılan, göre değişen boyutlarda, uzun, içi boş, silindir biçiminde, adi veya özel cam malzeme, tüp. Deney borusu. İçinde kimi kimya deneyleri yapılan dar, uzun, bir ucu kapalı cam boru.
Torpedo tube : Torpil kovanı. Torpido kovanı. Torpido yuvası.
Catheter : Daldıraç. Vücut içinde veya dışında sıvıları taşıyan ince esnek kanal. Sonda. hayvanlarda dişi genital kanala gerekli materyali vermek için kullanılan madeni veya plastikten yapılmış boru şeklinde araç. Sonda. İdrar almak, mideye ilaç veya besin maddelerini sulu olarak vermek, özofagusta tıkanıp kalan yabancı cisimleri çıkarmak, atlarda hava keselerinin tedavisinde yaraların derinliği ve yönünü anlamak, kapanmayan yaralarda buna engel olan yabancı bir cisim veya ayrılmış bir kemik parçası olup olmadığını kontrol etmek gibi amaçlarla kullanılan aygıtlar, katater. Akaç. Kateter.
Hose : Akışkan iletmeye yarayan esnek boru. Hortum.
Siphon : Emerboşaltım. Çekmek. Sifon borusuyla bir şeyi boşaltmak. Hortumlamak (para vb). Sifonu çekmek. Sifonla çekmek. Sifon borusu. Sıvı akış borusu. Emerboru.
Speaking tube : Konuşma borusu. Kumanda borusu. Mükaleme borusu.
Belongings : Ayniyat. Özel eşya. Var. Kişisel eşya. Pılı pırtı. Eşya. Kişisel eşyalar. Birinin kişisel eşyaları.
Tubings synonyms : pipelines, piping system, chromatography column, pea shooter, well point, pipage, pipeline, blow tube, capillary tubing, wellpoint, pipes, pipe, pipings, pipe line, piping, tubing, cigarette holder, stent, capillary, straw, gun barrel, intubation, blowpipe, column, hosepipe, venturi, lines, syphon, capillary tube, cannula, blowgun, silencer, tubes.
Tubings zıt anlamlı kelimeler, Tubings kelime anlamı
Outgo : Yenmek. Gider. Aşmak. Masraf. Harcama. Üstün gelmek. Geçmek. Sarfiyat.

Bu kısımda Tubings kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Tubings ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Tubings anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Tubings ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.