Tumar nedir, Tumar ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Temizlik, bakım (ağaç ya da at için).

Tumar hakkında bilgiler

Tumar (ya da Tomar), Türk, Altay ve Orta Asya Türki toplulukları halk kültüründe ve halk inancında muska. Bazı hastalıkları, kötülükleri ve nazarı uzaklaştırmak için boyna asılan veya üstte taşınan yazılı kağıt. Genellikle olası bir hastalıktan korunmak amacıyla veya tedavi için taşınır. Çoğunlukla üçgen biçimindedir. Deri, meşin, gümüş ve altın kılıflar içine konarak boyuna asılır ya da kola takılır. Dört köşeli olan ve hamaylı (hamail) adıyla bilinen türü bütün İslâm dünyasında yaygın biçimde kullanılmaktadır. Muskalara sure, ayet, hadis veya bir dua yahut da Allah’ın isimleri yazılabilir. Bunun dışında meleklerin, peygamberlerin, hatta efsanevi kişilerin adları ve anlaşılmaz tılsımlı sözler, simgeler, yıldız işaretleri, rakamlar, işaretler, insan ve hayvan resimleri ile garip harf şekilleri dahi yazılıp çizilmiştir. İslam inancı ise yardımın yalnızca Allah’tan dilenmesini vurgulamıştır ve muskalara çok da fazla izin verilmemiştir. Tom veya Tum kökünden türemiştir. Kıvrılmış kağıt demektir. Yuvarlamak, kıvırmak anlamları Türkçe, Tunguzca ve Moğolca'nın tüm lehçelerinde mevcuttur. Ayrıca Tom veya Yom sözcüğü kutsallık ve talih ifade eder. Tunguzcada Tomka veya Tomko, Moğolcada Tom, Tomu veya Tomo sözcükleri yuvarlamak, bükmek manalarını ihtiva eder.

 

Tumar anlamı, kısaca tanımı

Tumar itmek : Hayvanı kaşağılayıp temizlemek

Tumarı : Tamamı, tümü.

Tumarlamak : Omcanın filizlerini kesmek. (Yakaköy Gelendost Isparta).

Tumarmak : Kapmak, ısırmak : Köpek tumarlar.

Uzaklaştırmak : Uzağa götürmek. Çıkarmak, ayırmak. Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak.

Halk kültürü : Halkın, geleneksel yollarla edinmiş olduğu geçmiş çağların kültürüyle, kendisinin yarattığı bugünün kültürü ve dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği yabancı kültürden oluşan karma kültür, bk. halk yaşantısı, karşılığı aydın kültürü.

Uzaklaştırma : Uzaklaştırmak işi.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Anlaşılmaz : Anlaşılması güç olan, bir anlam verilemeyen, karışık, muğlak, tuhaf.

Yuvarlamak : Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.

Çoğunlukla : Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Dört köşe : Kare biçiminde olan.

Anlaşılma : Anlaşılmak işi.

Yuvarlama : Yuvarlamak işi. Yuvalama.

Kutsallık : Kutsal olma durumu, kutsiyet, mukaddeslik.

Peygamber : İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, yalavaç, elçi.

 

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.

Efsanevi : Efsanelerde geçen, kendisi için efsaneler düzülen veya efsaneyi andırır nitelikte olan (kimse, hayvan, yer), menkıbevi.

Diğer dillerde Tulumlu anlamı nedir?

İngilizce'de Tulumlu ne demek ? : ascidia