Tutkaç nedir, Tutkaç ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Ateş üstündeki kabı tutup indirmek için bez ve benzerleri şeylerden yapılan tutacak.

Tabaklıkta gönleri parlatmak için kullanılan cila.

Tutkaç kısaca anlamı, tanımı

Tutka : Parmakta çıkan çıban, dolama

Parlatmak : Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak. İçki içmek. Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek. Birini gereğinden fazla övmek.

Parlatma : Parlatmak işi.

İndirmek : Yüksekten, sarp ve kötü yerden veya yukarıdan aşağıya inmesini sağlamak. Yağmur, sis, birdenbire bastırmak. Bir taşıt veya binek hayvanından aşağıya almak. Hızla vurmak. Fiyatını azaltmak, düşürmek. Kırmak, tahrip etmek. Kapamak.

Tabaklık : Tabak koymaya yarayan ve üst üste birkaç kattan oluşan raf. Tabaklama, tabaklama işi, debagat.

Tabaklı : Tabağı olan. Ankara ilinde, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Niğde şehri, Çiftehan nahiyesine bağlı bir yer. Samsun şehri, Kavak ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Tutacak : Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak.

İndirme : İndirmek işi.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

 

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Gönle : Aşure.

Parla : “Işık saç, ışılda, ün kazan, tanın” anlamlarında kullanılan bir isim”.

Şeyle : Şöyle.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık].

Kabı : Kapı.

Yapı : Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.

Tutu : Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

İndi : Herkesçe kabul edilebilecek bir temele bağlanamayıp yalnız bir kişinin kendi kanısına dayanan.

Diğer dillerde Tutarsız önerme anlamı nedir?

İngilizce'de Tutarsız önerme ne demek ? : unsatisfiable sentence