Tutku nedir, Tutku ne demek

"Tutku" ile ilgili cümle

  • "Bilme tutkusuyla kıvranan bu topal, aradan aylar geçtiği hâlde teşrih atlasını tamamlayabilmiş değildi." - İ. O. Anar
  • "Her yeni şiir derinlerdeki içgüdülerin, tutkuların yeni biçimlerde verilişidir." - B. Necatigil

Yerel Türkçe anlamı:

Perde.

Saç tokası.

Felsefi anlamı:

Bir insanın isteme, duyma ve düşünmesine egemen olan güçlü eğilim.

Uzun süreli, kalıcı ve güçlü duygulanım. // Tutkular erek ve doğrultularına göre olumlu ve olumsuz, yapıcı, yaratıcı ve yıkıcı olabilirler . Olumlu tutku başarıya, olumsuz tutku kötülüğe götürür. Hegel tutku olmadan hiç bir büyük işin başarılamayacağını söyler.

Tutku isminin anlamı, Tutku ne demek:

Erkek ismi olarak; İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras. Güçlü istek ve eğilimin yöneldiği amaç.

Bilimsel terim anlamı:

İstenç ve yargıları aşan güçlü bir coşku.

İngilizce'de Tutku ne demek? Tutku ingilizcesi nedir?:

passion

Fransızca'da Tutku ne demek?:

clamp, mésentère, rhéostat, contentif, blépharostat

Tutku kısaca anlamı, tanımı:

Tutkuya kapılmak : Aşırı istek ve eğilim içinde olmak.

 

Tutkulaşma : Tutkulaşmak işi.

Tutkulaşmak : Tutku durumuna gelmek.

Tutkulu : Tutkusu olan, ihtiraslı.

Tutkun : Gönül vermiş, meftun, meclup. Bir şeye alışmış, bağlanmış, düşkün.

Tutkun olmak : âşık olmak, sevdalanmak.

Tutkunluk : Tutkun olma durumu, meftuniyet, meftunluk.

Tutkusuz : Tutkusu olmayan, ihtirassız.

İrade : Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç. İstenç. İstek, dilek. Buyruk.

Yargı : Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza.

Güçlü : Şiddeti çok olan. Etkisi, önemi büyük olan, sözü geçer, forslu. Gücü olan, kuvvetli, yavuz. Nitelikleri ile etki yaratan, etkili.

Coşku : Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu.

İhtiras : Tutku. Aşırı, güçlü istek.

 

İstek : Belirli bir gereksinimi karşılayacağı düşünülen nesne veya duruma karşı duyulan özlem, arzu. Yerine getirilmesi başkasından istenilen şey, talep. İstek ve niyet kavramı veren isteme kipi. Bir şeye duyulan eğilim, arzu, şevk.

Eğilim : Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

Aşırı : Gereğinden fazla olarak, çokça. Bir şeye gereğinden çok fazla bağlanan, önem veren, müfrit, ekstrem. Alışılan veya dayanılabilen dereceden çok daha fazla, taşkın. Ötede, ötesinde. Gereğinden fazla, çok.

Düşkünlük : Çoğu kez bünyeye bağlı sürekli ve aşırı güçsüzlük. Rezillik, insana yakışmayan hayat biçimi. Düşkün olma durumu, iptila. Paraca sıkıntıda olma, gözden düşme.

Tutku romanı : İnsanın iç âlemini, tutkularını konu olarak alan roman.

Tutkuç : Ateş üstündeki kabı tutup indirmek için bez vb. şeylerden yapılan tutacak

Tutkusal : Tutkulu, aşırı bağlı veya düşkün. İlgili cümle: "“Bazıları insanları cinsel ve tutkusal kaymalarıyla ele alıp işleyen eserleri dudak bükerek eleştiriyorlar.”" A. İlhan.

Tutku ile ilgili Cümleler

  • Bu kıza tutkusu var.
  • O onu tutkuyla öptü.
  • Onlar tutkuyla öpüştü.
  • Tutkulu ol!
  • Müzik benim için bir tutkudur.
  • Tutku acı yaratır.
  • Tom'un tutkuları gitar ve beyzboldur.
  • Tutkulu olduğun bazı şeyler nedir?
  • Ali tutkuyla aşıktı ona.
  • Hiç tutkun yok mu?

Diğer dillerde Tutku anlamı nedir?

İngilizce'de Tutku ne demek? : n. passion, desire, addiction, ambition, rage, bug, crush, cult, dotage, fervency, indulgence, pash, penchant

Fransızca'da Tutku : passion [la], ambition [la], engouement [le], ferveur [la]

Almanca'da Tutku : n. Besessenheit, Inbrunst, Manie, Passion

Rusça'da Tutku : n. страсть (F), пристрастие (N), пылкость (F), пыл (M)