Two can play at that game türkçesi Two can play at that game nedir

  • (bu) oyunda ben de varım. yaptığını sana ödeteceğim. ben de sana aynını yapacağım.

Two can play at that game ingilizcede ne demek, Two can play at that game nerede nasıl kullanılır?

Two : İkili. İkisi. İki rakamı. Çift. İki. İki adet. 2. İki tane. İskambilde ikili.

Can : Konservesini yapmak. Tutarlı ve yanaşık normal. Kılıf. Makaraların korunması, saklanması, sıralanması için yerleştirildikleri amüminyum, paslanmaz çelik ya da yoğruktan, yassı ve yuvarlak kap. (ayrıca, bir makaralık film taşıdığından, makara gibi film uzunluk birimi olarak da kullanılır. bir kutu film, 35 mm'lik fimlerde, 1.000 ayaktır (yaklaşık 300 m). büyük göstericilerde, aygıtın üst ve altında yer alan, verici ve alıcı makaraların takıldığı, kapaklı yuva. Yakıtı çevreleyerek, fisyon ürünlerini tutmaya yarayan, paslanmaz çelik ya da alüminyum-zirkonyum alaşımlı koruyucu. Konservelemek. Ebilmek. Can. Kimi uzlaşımlarda, ilgili olduğu veride yanlış bulunduğunu, verinin kullanılmaması gerektiğini göstermek üzere kullanılan bir güdüm damgası. -abilmek.

Play : Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek. Tutmak ( ye). Eğitim, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak. Uzak bir amacı ya da ileriye dönük bir memnunluk duygusu ile ilişkisi olmayan, amacı özünde bulunan zevk verici herhangi bir etkinlik. Numarası yapmak. Kımıldamak. Hareket etmek. Oyun. Çalmak.

 

At : Yanında. Ya. Hatta. Nezdinde. A. Bir hareketin hedefini gösterir. Bir miktarı göstermek için kullanılır. Da. E. De.

That : Öteki. O kadar. O. -an. İçin. -diği. Diye. Ki. Bu kadar. Şu.

Game : Karşılaşma. Taraflardan birinin dört sayı kazanmasıyle elde edilen sonuç; şöyle ki, kazanan yan öbüründen en az iki sayı artık olsun. yoksa oyun bu durum sağlanıncaya dek sürer. Maç. Hevesli. Hazır. Av eti. Aksak. Dolap. Cesur.