Ulaşmak nedir, Ulaşmak ne demek

  • Varmak, gelmek.
  • Birbirine katılmak, dökülmek.
  • Elde etmek, erişmek.
  • Yetişmek

"Ulaşmak" ile ilgili cümle

  • "Doğudan batıya kadar ulaşmış bir zafer bestesi dinliyorum." - R. H. Karay
  • "Nehirler denizlere ulaşıyor."

Yerel Türkçe anlamı:

Varmak, kavuşmak

Takılmak, şaka yapmak.

Nişanlanmak.

Diğer sözlük anlamları:

Akraba olmak, karabet tesis etmek.

Sirayet etmek, bulaşmak, tesir etmek.

Yetişmek, erişmek, vâsıl olmak, kavuşmak.

Eline geçmek, kendisinin olmak.

Yakınlık peyda etmek, yaklaşmak.

Birleşmek, birleşip yapışmak, iltisak etmek, erişmek, lâhik olmak.

Fransızca'da Ulaşmak ne demek?:

aboutir

Ulaşmak kısaca anlamı, tanımı:

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Doyuma ulaşmak : İstek ve gereksinimlerinin en üst düzeyini elde etmek.

Varmak : Acımadan, çekinmeden yapmak. Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Kadın, evlenmek. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Hoş olmayan bir sona ermek.

Gelme : Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi.

Erişmek : Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak. Bir yere ulaşmak, varmak. Zaman gelip çatmak. Varılması zamana, emeğe bağlı olan veya uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak.

 

Yetişmek : Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. Yardım etmek, yardımına koşmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Ortaya çıkmak. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek.

Katılmak : Katma işi yapılmak. Hak vermek. Ortak olmak, benimsemek. Bir topluluğa girmek, iştirak etmek, iltihak etmek. Aşırı derecede gülme, ağlama, gıdıklanma, korkma vb. tepkiler sırasında, solunum kaslarının kasılmasından dolayı soluk kesilmek.

Dökülmek : Çıkmak, ortaya konulmak. Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak. Kaplamak, yayılmak. Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek. Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek. Düşmek. Akarsular, göl veya denize akmak. Çok yorgun, hasta olmak. Kumaş dökümlü olmak. Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak. Salınmak, serbest bırakılmak.

Gelmek : Kadar olmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Ulaşmak, varmak. Katılmak, eklenmek. Uymak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Belli bir zamana ulaşmak. Getirmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Kazanılmak, sağlanılmak. Akmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Sonuç çıkmak. Mal olmak. Olmak, -e uğramak. Çıkmak, yönelmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Belli bir süre dolmak. Biriyle birlikte gitmek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Dayanmak, tahammül etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. İsabet etmek. Görünmek, sanılmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. İzlemek, takip etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Herhangi bir sırada bulunmak. Türemek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Uygun düşmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Düşmek, rast gelmek.

 

Elde : Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.

Etmek : Bulmak, erişmek. Kötülükte bulunmak. Herhangi bir değerde olmak. Demek, söylemek. Küçük veya büyük abdestini yapmak. "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Bir işi yapmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Eşit değer kazanmak.

Ulaşmaklık : Vuslet, kavuşma.

Ulaşmak ile ilgili Cümleler

  • Tom'a ulaşmak için bir yol bulmaya çalışıyorum ama bulamıyorum.
  • Amacına ulaşmak için çok çalışıyor.
  • Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?
  • Hedeflerine ulaşmak için şiddete başvurmayacaklarını umuyorum.
  • Durağımı kaçırdım. Bir sonraki durağa ulaşmak ne kadar sürer?
  • Tatoeba'da hangi amaca ulaşmak istiyorsunuz?
  • Bu sonuca ulaşmak için çaba göstermeliyim.

Diğer dillerde Ulaşmak anlamı nedir?

İngilizce'de Ulaşmak ne demek? : v. reach, get at, achieve, attain, approach, come to, come at, come, arrive, come up to, come up with, effect, figure out at, gain, hit, live up to, win

Fransızca'da Ulaşmak : parvenir, aborder, accéder, gagner, remonter

Almanca'da Ulaşmak : v. belaufen: sich belaufen, erreichen, gelangen, heranreichen

Rusça'da Ulaşmak : v. достигать, добиваться, соприкасаться, достигнуть, достичь, добиться, соприкоснуться