Ulam nedir, Ulam ne demek

  • Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori
  • Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, ilişkilerini yansıtan temel kavramların her biri, nicelik, nitelik, bağıntı, makule, kategori.

"Ulam" ile ilgili cümle örnekleri

  • "İnsan üstüne düşünenlerin hepsi, her iki ulamda da yetkinliğe az rastlandığı görüşünde birleşirler." - A. Erhat

Yerel Türkçe anlamı:

Ekli, bağlı.

Yüklenti, angarya.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Ne (…)nesneler yığınıyla her (…) için A dan B ye yapı dönüşümleri adı verilen bir Yapı (A,B) kümesi ve her (…) için aşağıdaki koşulları gerçekleyen bir Yapı (A,B)xYapı (B,C) (…)Yapı (A,C) işlemi olan yapı : a) Yapı (A,B), Yapı (A',B') kümeleri A=A', B = B' olmadıkça ayrıktırlar, b) Her (...) için sırayla Yapı (...), Yapı (B,A) kümelerinin öğeleri için soldan ve sağdan birim görevini gören bir (…)Yapı (A,A) yapı dönüşümü vardır, c)(…)Yapı (A,B),(…)Yapı (B,C), 'he Yapı (C,D) için (hog)of = ho(gof) dir.

Sosyoloji'deki anlamı:

Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, yanlarını ve ilişkilerini yansıtan temel kavramların, her biri.

Ulam isminin anlamı, Ulam ne demek:

Erkek ismi olarak; Kesintisiz, sürekli. Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü. Yetenekli, becerikli. Grup, demet, topluluk, kategori.

 

İngilizce'de Ulam ne demek? Ulam ingilizcesi nedir?:

category

Ulam hakkında bilgiler

[Bakınız: kategori]

Ulam tanımı, anlamı:

Kategori : Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tamamı, grup, ulam. Ulam.

Ulam ulam : Sıra sıra.

Ulama : Ulamak işi. Ulanan parça, ek, katkı, ilave. Ulanmış. Konuşmada art arda gelen kelimelerden birincisinin sonundaki ünsüzün, ikincisinin başındaki ünlüye ses bakımından bir hece oluşturacak biçimde bağlanarak söylenmesi, bağlama: Ayırt etmek, tertip etmek, art arda gibi.

Ulamak : Eklemek, katmak, ilave etmek.

Bakım : Bir şeyin iyi gelişmesi, iyi bir durumda kalması için verilen emek. Birinin beslenme, giyinme vb. gereksinimlerini üstlenme ve sağlama işi. Bakma işi.

Benzerlik : Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.

Makule : Takım, çeşit. Ulam.

Nesnel : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif. Nesne ile ilgili, nesneye ilişkin, öznel karşıtı. Bireyin kişisel görüşünden bağımsız olan, objektif.

 

Gerçek : Yapay olmayan. Gerçeklik. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Yalan olmayan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl. Doğruluk. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan.

Bilgin : Bilimsel bir konuda çok bilgisi olan kimse, bilimci, âlim.

Genel : Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Ulam kuramı : Ulamları konu edinen uzbilim kuramı.

Ulam ulam olmak : Sürekli istemek, çok yalvarmak: Ulam ulam oldu dayine söylemedim.

Ulama durumu : Sami dillerde kelimeler ulama haline girdikleri zaman bazı değişikliklere uğrarlar; tu değişik hallerine ULAMA DURUMU denir. Ulama durumuna girmeden önceki hallerine ise SALTIK DURUM ( Etat absolu ) adı verilir.

Ulamalı yazım : Bir öğrencinin başarı, devam, sağlık, ders dışı etkinlikler vb. bakımından eğitimsel geçmişi üzerinde oldukça kesin bir kanı edinmeye yarayan bilgilerin tümü.

Ulaman : Tekirdağ kenti, Şarköy ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Ulamaotu : Atkuyruğu bitkisi.

Ulamayonca : Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot

Ulamış : İzmir kenti, Seferihisar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehrinde, Devrekâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ulamlatmak : Başkasının malını parasını yemek, yutmak.

Ulamlı ündeş : Seslerinin çıkakları yakın olmayan sözcükler arasındaki ündeş. Ör. Marân gibi birbirini sokmada yaran, bk. eksik ündeş.

Diğer dillerde Ulam anlamı nedir?

Almanca'da Ulam : Kategorie

Rusça'da Ulam : n. группа (F), категория (F)