Unacceptance türkçesi Unacceptance nedir

Unacceptance ingilizcede ne demek, Unacceptance nerede nasıl kullanılır?

Unacceptability : Uygun görülmeme. Kabul edilmesi imkansız olma durumu. Kabul etmeme. Kabul edilemezlik. Kabul edilmezlik. Kabul edilememezlik.

Unacceptable : Kabul olunamaz. Tasvip edilemez. Caiz değil. Kabul edilemez. Ele alınmaz. Çekilmez.

Unacceptably : Kabul edilemez bir tarzda. Kabul edilemez bir biçimde. Tatmin edici olmayan bir tarzda.

Unaccepted : Kabul edilmeyen. Reddedilen.

İngilizce Unacceptance Türkçe anlamı, Unacceptance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unacceptance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declination : Azalma. Sukut. Eğim. Çekim. Zayıflama. Düşme. Geri çevirme. Açılım. Fiillerde kip, zaman tarz, şahıs, sayı; ad soylu kelimelerde çokluk, iyelik ve adların birbirleriyle ilişkilerini belirleyen durum kavramlarını göstermek için eklerin getirilmesi. bk. ad çekimi ve fiil çekimi.

Approving : Onaylayıcı. Kabul. Onaylanıyor. Resmi olarak onaylama eylemi. Onama. Onaylayan.

Contestation : İtiraz. İş uyuşmazlığı. Mücadele. Çekişme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. Yarışma. Red.

 

Dishonouring : İtibar etmeme. Sözünü tutmamak. Namusunu kirletmek. Çek veya poliçeyi ödememe. Şerefini sarsmak. Ödememe. Rezil etmek. Onursuzluk etmek. Leke sürmek.

Brushoffs : Geri çevirme. Kovma.

Fatalism : İnsan yaşamının, toplum düzeninin önceden doğaüstü bir istenççe, insanlarca değiştirilmesi olanaksız bir biçimde belirlenmiş olduğunu öne süren bilimdışı görüş. Kadercilik. Bütün olayları önceden ve kesinlikle tanrı'nın kararlaştırdığını, bunun karşısında herhangi bir gelişme olamayacağını ileri süren felsefe görüşü. olayları ve başa gelenleri, önceden saptanmış, önlenemez ve insan istenciyle değiştirilemez inancıyla, olduğu gibi benimseme. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Tevekkül. Yazgıcılık. Fatalizm.

Disavowal : Tanımama. Red. Onaylamama.

Blessing : Bereket. Şükran. Gücüyle başaramadığı bir dileğini gerçekleştirmek isteyen birey ya da toplumun, doğaüstü güç, nesne ya da varlıktan sözlü ya da yazılı gelenek yoluyla öğrendiği, genellikle belirli bir yapı ve uyumla söylenen ya da içten yinelenen dinsel nitelikli sözlerle yardım istenmesini içeren eylemli ya da eylemsiz dilek. bk. sözlü gelenek, adak yapmak. Kutsama. Kayra. Yakarı. Teşvik. İyilik. Dua. Tanrı'nın lütfu.

 

Disapprovals : Hoşnutsuzluk. Onaylamama. Beğenmeme. Ayıplama. Kınama. Uygun görmeme. Doğru bulmama. İtiraz.

Disaffiliations : Ayrılma. Kesme. Bölme. İlişiğini kesme. İptal etme. Ayırma.

Unacceptance synonyms : credence, denay, palinodes, disclamation, exclusion, espousal, denial, impeachments, disownment, disapproval, denegation, disallowances, compunctions, nonacceptance, recognition, abjuratory, abnegations, disaffirmation, embrace, dishonoring, impeachment, approval, disproofs, disaffirmance, contest, brushoff, acceptation, declinature, abnegation, adoption, non acceptance, disaffiliation, dementi.

Unacceptance zıt anlamlı kelimeler, Unacceptance kelime anlamı

Disapproval : Ayıplama. Kınama. İtiraz. Uygun görmeme onaylamama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Kabul etmeme. Hoşnutsuzluk. Reddetme. Beğenmeme. Onaylamama.

Satisfactory : Elverişli. Doyurucu. Tatminkar. Dolgun. Memnun edici. Memnuniyet verici. Yeterli. Makbul. Kabul edilebilir. Tatmin edici.