Under the belt türkçesi Under the belt nedir

  • Kemer altı.
  • Müsade edilmeyen bir şekilde.
  • Bel altı.
  • Kanun dışı olarak.

Under the belt ingilizcede ne demek, Under the belt nerede nasıl kullanılır?

Under : Altı. Altına. Taşıyıcı. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Altında. Daha küçük. Az. Alt. Döneminde. Altta.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Belt : Kuşak. Kayış. Bölge. Kemerle bağlamak. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kuşakla bağlamak. Kemer takmak. Yumruk indirmek. Kemer. Kemer bağlamak.

Under the aegis of : Himayesinde veya desteği ile. Koruyuculuğunda.

Under the auspices of : -ın himayesi altında. Himayesi altında. - tarafından korunan. Himayesinde.

Under the chairmanship of : Başkanlığında.

Under the egis of : Koruması altında.

Under the care of : Bakımı altında. Himayesinde.

Under the cloak of : -ın bahanesi altında. Kisvesi altında. - ile gizlenen. - ile örtülmüş olan.

Under the cloud of night : Karanlıktan faydalanarak.

İngilizce Under the belt Türkçe anlamı, Under the belt eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Under the belt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Underbellies : Hassas bölge veya nokta. Tekin olmayan yer veya bölge. (bir şeyin) zayıf veya korunaksız kısmı veya parçası. Karnın alt kısmı. Belaltı. Belin alt kısmı.

Arcade : Direkli geçit. Sıra kemerler. Taşdirekli geçit. Sırakemerler. Mimari kemer. Kemeraltı. İki sokağı birbirine bağlayan, içinde satış yerleri bulunan üstü kapalı geçit. iki sütun ya da iki ayak arasındaki bir açmanın üstüne örtmek için, uçları bir sütun ya da ayaklara oturmak üzere yay biçiminde yapılan ağaçtan, madenden ya da taş ve tuğladan yapı parçası. Arkat. Çarşı.

Underbelly : Karnın alt kısmı. Hassas bölge veya nokta. Belin alt kısmı. Belaltı. (bir şeyin) zayıf veya korunaksız kısmı veya parçası. Tekin olmayan yer veya bölge.

Near the knuckle : Uygunsuz. Yakası açılmadık. Yerinde olmayan. Münasebetsiz. Açık saçık.

Arcades : Taşdirekli geçit. Arkat. Atari salonu. Sırakemerler. Çarşı. Pasaj. Kemeraltı. Sıra kemerler. Mimari kemer.

Illicitly : Kanunsuz bir şekilde. Yasadışı bir şekilde. Gayrimeşru bir şekilde. Hukuksuz bir şekilde. Kanun dışı bir şekilde. Yasa dışı olarak. İllegal bir şekilde. Yasa dışı bir şekilde.