Unfit türkçesi Unfit nedir

  • Elverişsiz.
  • Uygunsuz.
  • Birleştirilmemiş.
  • İşe yaramaz.
  • Yetersiz yapmak.
  • İşe yaramaz hale getirmek.
  • Uygun olmayan.
  • Uymaz.
  • Sağlık açısından uygun olmayan.
  • Formunda olmayan.
  • Yetersiz.
  • Elverişsiz hale getirmek.

Unfit ile ilgili cümleler

English: My brother wanted to join the army but because of a heart condition he was judged unfit to serve.
Turkish: Kardeşim orduya katılmak istedi ama bir kalp rahatsızlığı nedeniyle hizmet etmek için uygun olmadığına karar verildi.

English: Ali is unfit for that job.
Turkish: Ali bu işe uygun değildir.

English: Ali is unfit for duty.
Turkish: Ali görev için uygun değil.

English: Ali thought Mary was an unfit mother.
Turkish: Ali Mary'nin yetersiz bir anne olduğunu düşünüyordu.

English: Ali is unfit for the job.
Turkish: Ali iş için uygun değil.

Unfit ingilizcede ne demek, Unfit nerede nasıl kullanılır?

Unfit for : -e uymayan.

Unfit for habitation : Yerleşime uygun olmayan.

Unfit for service : Hizmete uygun değil. Çürük.

Unfit for work : Sağlık bakımından çalışamayacak durumda olan.

Declare unfit : Yetersiz ifade etmek.

Unfitness : Uygun olmama durumu. Uygunsuzluk.

Unfitted : Oturmamış. Uygunsuz. Yetersiz yapmak. Uydurulmamış. İşe yaramaz hale getirmek. Yetersiz. Uymaz. Sağlık açısından uygun olmayan. Uymamış. Yakışmamış.

 

Unfitting : İşe yaramaz hale getirmek. Yakışmaz. Uygunsuz. Yetersiz yapmak. Uygun olmayan.

Unfilled : Şişirilmemiş. Tamamlanmamış. Doldurulmamış. Yerine getirilmemiş.

Unfits : İşe yaramaz hale getirmek. Yetersiz. Sağlık açısından uygun olmayan. Elverişsiz. Yetersiz yapmak. Formunda olmayan. Uygunsuz. Uymaz. Birleştirilmemiş.

İngilizce Unfit Türkçe anlamı, Unfit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unfit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fiddling : Kıvır zıvır. Küçük. Önemsiz.

Defective : Arızalı. Noksan. Hatalı. Sakat, noksan, kusurlu, hatalı, eksik. Sakat. Defektif. Kalık. Yarım yamalak.

Inadvisable : Mahzurlu. Yerinde olmayan. Yanlış. Tavsiye edilemez. Tavsiye edilmez. Makul olmayan. Mantıksız.

Incapable : Beceriksiz. Gücü yetmeyen. Yeteneksiz. Kabiliyetsiz. Güçsüz. Yapamaz. Ehliyetsiz. Kudretsiz.

Inconvenient : Sıkıntı veren. Rahatsız edici. Külfetli. Zor. Vakitsiz. Rahatsız. Sırasız. Zahmetli.

Inadaptable : Uyum sağlayamayan. Uyumsuz.

Discommodious : Zahmetli. Kullanışsız.

Disadvantageous : Dezavantajlı. Aleyhte. Sakıncalı. Zararına. Mahzurlu. Zararlı.

Inapplicable : Uymayan. Konuyla ilgisiz. Uygulanamaz. Alakasız.

Disagreeable : Can sıkıcı. Huysuz. Nahoş. Aksi. Yaman. Hoş olmayan. Ters. Hoşa gitmeyen. Tatsız.

Unfit synonyms : insusceptible, null, inapposite, good for nothing, disqualified, cheesier, dud, incommensurate, inadequate, unsound, impotents, awkward, unfits, unsuitable, ill adapted, abnormals, destituent, ununited, idle, impolitic, uncompounded, nulling, gauche, disabled, unfitting, favourless, fiddlings, indelicate, no good, dissatisfactory, noneffective, deficient, derogatory.

 

Unfit zıt anlamlı kelimeler, Unfit kelime anlamı

Fit : -e uygun olmak. Uymak. Yetenekli. Formda. Gitmek. Sağlıklı. Layık. Uygun. Girmek. Yakıştırmak.

Healthy : Sıhhatli. Önemli. Kuvvetli. Sağlıklı. Sağlığa yararlı. Esen. Sağlam. Demir gibi. Büyük. Sağlığa yarar.

Unfit ingilizce tanımı, definition of Unfit

Unfit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make unsuitable or incompetent. Sin unfits us for the society of holy beings. To disqualify. As, sickness unfits a man for labor. To deprive of the strength, skill, or proper qualities for anything. Unsuitable. To incapacitate. To disable. Not fit.