Units türkçesi Units nedir

Units ile ilgili cümleler

English: The company has decided to sell some of its money-losing units.
Turkish: Şirket para kaybeden bazı birimlerin satmaya karar verdi.

English: Would you please send the remaining five units right away?
Turkish: Lütfen kalan beş üniteyi hemen gönderir misiniz?

English: Phrases are syntactical units.
Turkish: Sözcük grupları sözdizimsel birimlerdir.

English: If we place an order for more than 20 units, would you reduce the price?
Turkish: 20 kişiden fazla sipariş verirsek, fiyatta indirim yapıyor musunuz?

Units ingilizcede ne demek, Units nerede nasıl kullanılır?

Units position : Virgül konumu.

Coherent system of units of measurement : Tümleşik ölçüm birimler sistemi.

Integrated units of measurement : Tümleşik ölçüm birimler sistemi.

System of units of measurement : Ölçüm birimler sistemi. Ölçüm birimleri sistemi.

Absolute units : Salt birimler. Temel birimler olarak uzunluk, zaman ve kütleyi alan birimler kümesi. Temel kütle. Saltık birimler.

Feed units : Yem maddelerinin besleme değerini ortaya koymak ve bir diğeriyle karşılaştırmayı kolaylaştırmak amacıyla geliştirilen "nişasta birimi", "toplam sindirilebilir besin maddeleri", "ot birimi", "iskandinav yem birimi" gibi birimler. Yem birimi. Yem birimleri.

 

Administrative units : İdari görevlerle ilgili olan birim. İdari birim.

Equality of scale units : Bir ölçeği oluşturan ardıl birimler arasında ölçüm ayrımlarını karşılaştırmaya elverecek biçimde eşit aralıkların bulunması. Ölçek birimlerinin eşitliği.

Cross sectional units : Yatay kesitsel birimler.

Collective activity units : Öğrencileri kümeler halinde araştırma ve inceleme çalışmalarına yönelten öğretim üniteleri. Toplu etkinlik üniteleri.

İngilizce Units Türkçe anlamı, Units eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Units ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Denominations : Ölçü. Ad. Unvan. İsim. Cins. Herkesin tanıyıp benimsediği ve mal alırken aradığı markalar. Çeşit. Adlandırma. Nominal değer. Tanınma adları.

Equipages : Teçhizat. Donatı. Yolculuk yiyecekleri. Levazım. Kumanya. Azık. Atlı konak arabası. Ekipaj. Ekipman.

Component : (tamamlayıcı) parça. Bir dizgeyi oluşturan özdeklerin her biri. bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Parça. Eleman. Tamamlayıcı parça. Bir özdeği oluşturan kimyasal bileşimi bildirmek için verilmesi gerekli kimyasal türlerden her biri. Birleştirme yoluyla kurulan birleşik kelimelerde, birleşmeye katılan kelimelerden her biri: aslanağzı «bir çiçek adı», hanımeli «bir çiçek adı», kadıngöbeği «bir tatlı türü», katırtırnağı «bir bitki adı» birleşik kelimelerinde bu birleşimi oluşturan aslan, ağız, hanım, el, kadın, göbek vb. kelimeler birer birleşen durumundadır. üretici-dönüşümlü (transfoarmational) gramerde, tabanı oluşturduğu kabul edilen ögelerden her biri. Bir bileşkeyi oluşturan yöneylerin her biri. Katkı maddeleri de dahil olmak üzere, gıdanın üretiminde ve hazırlanmasında kullanılan ve son üründe bulunan maddeler.

 

Factor : Tambölen. Faktör. etken. Kalıtımsal özellik taşıyan gen. Faktör. Öge. İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken. Kahya. Kahya (isk.). Katsayı. Çarpan.

Collaboration : Uyum. İşbirlikçilik. Elbirliği. İşbirliği. İş birliği. Bir işi, bir öğretim çalışmasını ya da tasarlanan bir eğitim etkinliğini gerçekleştirmek için birlikte çaba gösterilmesi. İşbirliktelik. Birlikte çalışma.

Assn : Şirket. Birleşme. İşbirliği. Kurum. Örgütlenme. Ortaklık.

Brother : Beraberlik. Dadaş. Erkek kardeş. Abi. Tarikat üyesi. Kardeş. Birader. Arkadaş. Din kardeşi. Can.

Energy unit : Enerji birimi. Enerji ünitesi. Erke birimi.

Accoutrement : Teçhizat.

Units synonyms : megaflop, brinell number, pain unit, cubic measure, million floating point operations per second, pressure unit, trillion floating point operations per second, teraflop, explosive unit, cubature unit, acceleration unit, absorption unit, volume unit, kt, unit of viscosity, mflop, angular unit, measuring unit, sound unit, cubage unit, area unit, measuring block, displacement unit, miles per gallon, work unit, linear unit, printing unit, metrical unit, item, equipage, unity, weight unit, point.

Units zıt anlamlı kelimeler, Units kelime anlamı

Incompleteness : Mükemmel olmama durumu. Eksik. Kusurluluk. Tam olmama durumu. Bozukluk. Noksanlık. Eksiklik. Noksan olma durumu.

Completeness : Eksiksizlik. Tamamlık. Tamlık. Bütünlük.

Broken : Yarım kalmış. Bozuk konuşma. Taşlı. Arızalı. Çökmüş. Bozuk yazı. Bozulmuş. Ezik. Beli bükük. Uyulmamış.

Units antonyms : fractional, whole, unbroken, divide.