Unpleasant incident türkçesi Unpleasant incident nedir

  • Hoş olmayan hadise.
  • Tatsız olay.

Unpleasant incident ingilizcede ne demek, Unpleasant incident nerede nasıl kullanılır?

Unpleasant : Antipatik. Sevimsiz. Nahoş. Hoş olmayan. Kaba. Fena. Çirkin. Sıkıcı. Tatsız. Hoşa gitmeyen.

Incident : Vaka. Olum. Özel durum. Tesadüf. Ayrıcalık. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay. Olay. Hadise. Yük. Kaza.

Unpleasant experience : Acı tecrübe.

Unpleasant monetarist aritmetic : Hoş olmayan parasalcı aritmetik. Parasalcıların enflasyonu parasal bir olgu olarak açıklamasına yönelik olarak yeni klasik okul iktisatçılarından t. sargent ve n. wallace tarafından yapılan, uzun dönemde bütçe açıklarının borçlanmayla finansmanının merkez bankasının karşılıksız para basımıyla finansmanına göre daha fazla enflasyonist etki yaratacağı biçimindeki eleştiri.

Unpleasant smell : Kötü koku.

Unpleasantly : Soğuk bir şekilde. Nahoşça. Fena halde.