Unravel türkçesi Unravel nedir

Unravel ile ilgili cümleler

English: Today, we are going to unravel the mystery of the English subjunctive.
Turkish: Bugün, İngilizce dilek kipinin gizemini çözeceğiz.

English: The sleeves of the sweater began to unravel.
Turkish: Kazağın kolları sökülmeye başladı.

Unravel ingilizcede ne demek, Unravel nerede nasıl kullanılır?

Unraveled : Çözük. Sökülmüş. Sökük.

Unraveling : Çözülme. Sökmek (örgü). Çözmek. Aydınlatmak. Sökülmek (örgü). Çözülmek. Çözme. Sökme (örgü vb).

Unravelled : Sökük. Sökülmüş. Çözük.

Unravelling : Çözme. Çözmek. Sökme (örgü vb). Sökülmek (örgü). Aydınlatmak. Çözülmek. Sökmek (örgü). Çözülme.

Unravels : Çözmek. Sökmek (örgü). Sökmek (örgü veya örülü bir şey vb'ni). Ortaya çıkarmak. Çözülmek. Sökülmek. Sökülmek (örgü). Çözülmek (zor bir şey). Sökmek. Zor bir şeyi çözmek.

Unrated : Puanlanmamış. Belli bir statüye atanmamış. Rütbe puanına yükselmeye uygun olmayan (çevrimiçi oyunlar). Rütbelendirilmemiş. Değerlendirilmemiş. Oranlanmamış. Derecelendirilmemiş.

 

Unread : Okunmamış. Okumamış. Tahsil görmemiş. Cahil. Okunmamış (kitap veya mektup vb).

Unreactive : Tepkisiz.

Unraised : Yükseltilmemiş. Kaldırılmamış. Arttırılmamış.

Unratified : Tasdik edilmemiş. Onaylanmamış. Kabul edilmemiş. Konfirme edilmemiş.

İngilizce Unravel Türkçe anlamı, Unravel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Unravel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Come untied : Açılmak.

Raveled : Dolaştırmak. Karışıklık. Dolaşıklık. Karıştırmak. Tel tel ayırmak.

Ravel : Dolaşıklık. Karışıklık. Karıştırmak. Tel tel ayırmak. Dolaştırmak.

Brightening : Neşelendirmek. Avivaj. Parlatma. Canlanmak. Parlatmak. Parlaklaştırma. Parlaklaştırıcı. Aydınlanmak. Aklamak.

Bring out : Görülmesini sağlamak. Öndürmek. Yapmak. -i açmak. Üzerinde durmak. Yayımlamak. Cesaret vermek. Belli etmek. Çıkarmak. Piyasaya sürmek.

Bring to light : Ortaya çıkmasını sağlamak. Gün ışığına çıkarmak. Gün yüzüne çıkarmak. Meydana çıkarmak.

Disassemble : Parçalara ayırmak. Paraçalara ayırmak. Kaldırmak. Parçalarına ayırmak. Ayırmak. Demonte etmek. Parçaları birbirinden ayırmak.

Conceives : Yaratmak. Yazmak. Anlamak. Kurmak. Gebe kalmak. Göz önünde bulundurmak. İfade etmek. Aklı almak. Akıl erdirmek.

Compounding : Örtbas etmek. Artırmak. Anlaşmak. Birleştirmek. Uzlaşmak. Bileştirme. Bileşik hazırlama. Halletmek. Bileşik faiz hesaplaması. Taksitle ödemek.

Broached : İleri sürmek. Delmek.

Unravel synonyms : deciphers, unscramble, ravels, clarify, unsnarl, cast light upon, cast light, bring about, detaching, straighten out, detaches, acuminate, disincorporate, be effective, disjointing, broaches, break, disincorporating, deduces, fork out, bring up the subject, disunite, unravelling, cave in, bring up in conversation, coughing up, brightened, come to light, unpick, undo, deduce, disjoints, ravelled.

 

Unravel zıt anlamlı kelimeler, Unravel kelime anlamı

Ravel : Karıştırmak. Çözülmek. Dolaştırmak. Çözmek. Karışıklık. Tel tel ayırmak. Açmak. Sökülmek. Dolaşıklık. Sökmek.

Knot : Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Türküm. Dolaşmak. Düğüm atmak. Boğum boğum olmak (kaslar). Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, yağmur kuşugiller (charadriidae) familyasından, 25 cm kadar uzunlukta, başı kırmızı, kuzey amerika ve asya'da yaşayan bir tür. Düğümlenmek. İlmek.

Snarl : Arapsaçı. Dolaştırmak. Sinirle söylemek. Hırlama. Hırıltı yapmak. Birbirine girmek. Hırıldamak. Dolaşmak. Karmakarışık bir hale getirmek. Karmakarışık şey.

Unravel antonyms : entangle.

Unravel ingilizce tanımı, definition of Unravel

Unravel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to unravel a stocking. To disentangle. To become unraveled, in any sense. To disengage or separate the threads of.