Uyak nedir, Uyak ne demek

Uyak; bir edebiyat terimidir.

Edebi terim anlamı:

İki veya ikiden fazla dizenin sonunda bulunan ündeş kelimelerdeki aynı ses öbeği (UYAK MERAKLISI, Rimeur; ALMAŞIK U., R. Alternées; BAŞTA U., Rime initiale; DÜZ U., R. couronnée; EKLEME U., R. annexée; İKİRCİL U., R. équivoquée; ORTADA U., R. intérieure ou médiane; ÖRÜŞÜK U., R. enlacées; SONDA U., R. terminale; ÜÇ KEZLİ UYAK, R. emperière; ZİNCİRLİ U., R. enchaînée).

Diğer sözlük anlamları:

Uykusuzluk.

Uyanık, bîdar, uykusuz.

Bilimsel terim anlamı:

açık uyak: [Fr. rime féminine] [es. t. açık kafiye]: Sonu açık hece ile biten uyak.

başuyak1: [es. t. mahcup kafiye] Dizelerin başlarında bulunan uyak. 1

çok uyak: [es. t. zü-l-kavafi] Dizelerde ikiden çok sözcük arasında yapılmış olan uyak. 1

yarım uyak: [Fr. assonance] [es. t. yarım kafiye]: Yalın uyaktan daha az harf kullanılması yoluyla yapılmış olan uyak. Ör.: bas-kes. A- ündeşli uyak: [es. t. cinaslı kafiye] Sesteş sözcüklerle yapılmış olan uyak. Ör. / Güle naz / Bülbül eder güle naz / Öyle bir yere düştüm / Ağlayan çok gülen az.

Yalın uyak: [es. t. basit kafiye, tam kafiye]: Biri ünlü olmak üzere ikişer harfin benzeşmesi yoluyla yapılmış olan uyak. Ör.: gül-bülbül, an- ne-sene gibi.

iç uyak: [es. t. musammat] Dizelerin ortalarında bulunan uyak. (Birinci dizenin son sözcüğüyle uyaklanmış olur.) Ör. / Gül-i ruhsarına karşu gözümde kanlı akar su / Habibim fas-ı güldür bu akar sular bulunmaz mı? (Fuzuli)

 

sarma uyak: [Fr. rimes embrassées]: Her bağlamın birinci ile dördüncü ve ikinci ile üçüncü dizelerinde yapılmış olan uyak.

Dize sonlarının sesçe benzerliği. (Uyak hecelerinin sesçe benzeşmelerine karşılık, anlamca ayrı olmaları gereklidir.) Türleri:.

zengin uyak: [es. t. kafiye-i mukayyede, kayıtlı kafiye, zengin kafiye]: Yalın uyaktan önceki harf ya da hecenin de benzeşmesi yoluyla yapılmış olan uyak. Ör.: sıcak-ocak, sarı-dağları ifade-istifade.

çapraz uyak: [Fr. rime croisé]: Her bağlamın birinci ile üçüncü, ikinci ile dördüncü dizelerinde yapılmış olan uyak.

çift uyak: [es. t. zu-kafiyeteyn, zü-l- kafiyeteyn]: Koşanın bir dizesindeki iki sözcükle, öteki dizesindeki iki sözcük arasında yapılmış olan uyak. bk. çift uyaklı. 1

kapalı uyak: [Fr. rime masculine] [es. t. kapalı kafiye]: Ünsüzle biten uyak.

Osmanlıca Uyak ne demek? Uyak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kafiye

Uyak hakkında bilgiler

[Bakınız: kafiye]

Uyak anlamı, kısaca tanımı:

Kafiye : Uyak. Halk edebiyatında ayak.

İç uyak : Beyitlerin dize ortasındaki kelimeleri arasında kullanılan uyak, iç kafiye.

Yarım uyak : Çıkış yerleri birbirine yakın sesteşlerle oluşturulan uyak, yarım kafiye.

Uyaklı : Uyağı bulunan, kafiyeli, mukaffa.

Uyaksız : Uyağı bulunmayan, kafiyesiz.

 

Şiir : Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey.

Dizel : Sıkıştırılmış hava içine püskürtülen yakıtla çalışan motor.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Benzer. Başkası değil, yine o. Aralarında ayrım olmayan.

Hece : Hece ölçüsü. Bir solukta çıkarılan ses veya ses birliği, seslem.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Resmî iş, vazife. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon.

Benzeşen : Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.

Uyakdurmak : Gurubettirmek.

Uyakmağa varmak : Işığı kararır gibi olmak.

Uyakmak : Gurubetmek, yıldız batmak.

Uyaksı : Anlamları, görevleri bir olan sözcüklerle ya da eklerle uyak yapma aksaklığı.

Uyaksız dizeler : [Bakınız: dize]

Uyaksızlık : Uyaksız olma durumu, kafiyesizlik.

Uyaktaş : Dizeleri birbiriyle uyaklı koşa. bk. tekuyaklı.

Uyaktaş beşerli : [Bakınız: beşerli]

Diğer dillerde Uyak anlamı nedir?

İngilizce'de Uyak ne demek? : n. rhyme, end rhyme, rime, foot

Fransızca'da Uyak : rime [la]

Almanca'da Uyak : Reim

Rusça'da Uyak : n. рифма (F)