Uygulama nedir, Uygulama ne demek

  • Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik.
  • Yürütüm
  • Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik.
  • Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

"Uygulama" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yaptığımızın keyfî bir uygulama olduğunun farkında ama bir şey de söyleyemiyor." - A. Ümit
  • "Bir çeşit uygulama oluyordu yazdıkları." - N. Cumalı

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir düşünceyi, bir ilkeyi ya da, bir kuramı gerçekleştirme işi.

Öğretmen adaylarının çevrelerindeki okullara giderek türlü öğretim yöntem ve tekniklerini belli bir programa göre kullanmaları.

Öğrencilerin kuramsal olarak öğrendikleri ilke ve yasaların derslik içinde ya da dışında doğrulanması için yapılmış olan çalışmalar.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bir oyunun, bir sahnenin ya da bir kesimin sahne üzerinde denenmesi.

Hukuki terim anlamı:

tatbikat. ~ Yasası: Tatbîkat Kanûnu.

Bilimsel terim anlamı:

Halkın, geleneksel yollarla edindiği ya da dış ülkelerden ödünç alarak benimsediği oluşumlarla doğrudan doğruya kendisinin uyguladığı işlemlerden her biri. bk. uygulamalı halkbilim, uygulamalı insanbilim.

 

Bir bulguyu yeni ürünler elde etmek için yapımda ve üretimde kullanarak gereken işlemleri yerine getirme.

Bir araştırma tasarısı ya da bir izlencenin uygun yöntem ve yordamlar aracılığıyla alanda eyleme dönüştürülmesi.

İngilizce'de Uygulama ne demek? Uygulama ingilizcesi nedir?:

application, practice, putting into practice, using

Osmanlıca Uygulama ne demek? Uygulama Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

tatbik, tatbikat

Uygulama tanımı, anlamı:

Uygulamak : Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata geçirmek, tatbik etmek. Üst üste getirmek, üstüne koymak, tatbik etmek.

Uygulamalı : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

Uygulamalı bilimler : Uygulamaya ağırlık veren bilim dalları.

Uygulamalı dil bilimi : Dil biliminin uygulamalı araştırmaya yönelik bilim dalı.

Uygulamalı ruh bilimi : Ruh biliminin insan üzerinde gerçekleştirmeye yönelik psikolojik araştırmalarını konu alan bilim dalı.

Uygulamalı toplum bilimi : Toplum biliminin uygulamaya yönelik araştırma dalı.

Tatbikat : Uygulama. Asker birliklerini savaşa hazırlamak amacıyla, arazi üzerinde yapılmış olan geniş ölçüde savaş denemesi, manevra.

 

Tatbik : Uygulama.

Pratik : Sorunlara kolay ve hızlı çözüm bulan. Uygulama. Uygulamalı. Bir şeyi yapma yöntemi veya biçimi, teamül. Kişide bir işi kolaylıkla yapabilme, bir şeyi uygulayabilme deneyimi, becerisi veya eğilimi bulunma. Kolaylıkla uygulanabilir, kullanışlı.

Kuramsal : Kuramla ilgili, kuram durumunda bulunan, kuram niteliğinde olan, nazari, teorik, uygulamalı karşıtı.

Bilgi : Bilim. İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam.

İlke : Davranış kuralı. Temel bilgi. Öge, unsur. Temel düşünce, temel inanç, umde, prensip. Her türlü tartışmanın dışında sayılan öncül, mebde, umde, prensip.

Düşünce : Dış dünyanın insan zihnine yansıması. İlke, yönetici sav. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Niyet, tasarı. Tasa, kaygı, sıkıntı.

Yürütüm : İnfaz. Yürütme işi.

Uygulama alanı : İş yasasının kapsadığı sınırlar çevresi içinde yapılabilecek tüm işlemlere ilişkin alan.

Uygulama bahçesi : Okullarda, özellikle köy ilkokullarında, tarım dersi başta olmak üzere kimi derslerle ilgili kılgısal çalışmalara olanak sağlamak amacıyla düzenlenen bahçe.

Uygulama bilgileri : Bir şeyi kolaylıkla, ustaca yapabilme bilgileri.

Uygulama değişikliği : Ölçme aracının değişik uygulanmalarından ötürü ölçümler arasında beliren çeşitlenme.

Uygulama dersi : Öğretmen adaylarınca verilen ve sonra ilgili öğretmen ya da öğretmenlerin de katılmasıyla değerlendirilen ders. bk. örnek ders.

Uygulama izlencesi : Kullanıcının özel gereksemelerini karşılamak üzere tasarlanıp gerçekleştirilmiş bilgisayar izlencesi. Dizge yazılımı karşıtlığında kullanılır.

Uygulama noktası : (fizik)

Uygulama okulu : Öğretmen adaylarına bir programa göre sürekli olarak gözlemde bulunma, denemeler yapma, etkinliklere katılma ve uygulama dersleri verme olanağını sağlayan, öğretmen okuluna bağlı ya da onunla sıkı işbirliği yapan okul.

Uygulama programlama arayüzü : (UPA)

Uygulama şahnesi : Tiyatro öğrencilerinin uygulama yapmalarına elverişli sahne. Oyuncuların yeni biçim denemeleri için kullandıkları sahne.

Uygulama ile ilgili Cümleler

  • Uygulama, vücut kütle indeks oranını hızlı bir şekilde hesaplamanı sağlıyor.
  • Uygulama problemleri için cevaplar kitabın sonunda.
  • Uygulama ile gelişeceksin.
  • Uygulamadan sonra görüşürüz.
  • Ali yarın seni uygulamadan alacağını söyledi.
  • Her gün uygulama var mı?
  • Antiseptiklerin etkin uygulaması hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir konudur.
  • Onun tavsiyesini uygulamadılar, sonuçta şirketleri iflas etti.
  • Uygulama geliştiricileri bir fonksiyonel programlama dili kullanmaya karar verdi.
  • Uygulama yapmama izin verin.
  • Uygulama ile her şey sonunda daha kolay olur.
  • Bizim her pazartesi koro uygulamamız var.
  • Bu iş uygulama ister.
  • Eğer popüler bir uygulama oluşturursanız bir gecede bir milyoner olabilirsiniz.

Diğer dillerde Uygulama anlamı nedir?

İngilizce'de Uygulama ne demek? : n. practice, exercise, application, implementation, technics, technic, execution, administration, effect, enforcement, praxis, pursuance

Fransızca'da Uygulama : application [la], pratique [la]

Almanca'da Uygulama : n. Anwendung, Applikation, Ausführung, Ausübung, Praxis, Angleichung, Durchführbarkeit

Rusça'da Uygulama : n. применение (N), проведение (N), осуществление (N), приложение (N), приспособление (N), практика (F), внедрение (N), совмещение (N)