Uyma nedir, Uyma ne demek

"Uyma" ile ilgili cümle

  • "Bu karşılaştıklarına uyma yeteneği, en çok kocasıyla ilişkilerinde görünüyordu." - N. Cumalı

Hukuki terim anlamı:

riâyet.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Uyum.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Bir hayvan ya da bitkinin, içinde yaşadığı ortamın koşullarına daha iyi uymasıyle ilgili değişmeler.

Zooloji alanındaki anlamı:

(karşılık.adaptasyon) (Lât.ad=yönelme gösteren ön ek Lat. aptare=uymak): Bir organizmanın çevresindeki şartlarda yaşayabilmesi için kendini değiştirmesi

Bilimsel terim anlamı:

Gözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması.

Bu alışmanın sonunda varılan durum. Işıklılığın birkaç cd/m² ‘den çok ya da büyüklüğün yüzde birinden az olmasına göre aydınlığa uyma (alışma) ya da karanlığa uyma (alışma)-dan söz edilir. bk. gündüz görmesi, gece görmesi.

Canlıların korunmak için örgenlerinde, işlevlerinde ve davranış biçimlerinde değişiklikler yaparak içinde bulundukları doğal koşullara uymaları.

Organizma ile çevre arasında tepki uyandıracak herhangi bir uyarım değişikliğinin baş göstermediği denge durumu.

genel uygulayım: a. Bir araç ya da aygıtın düzenli, verimli çalışmasını sağlayan öğeler arasındaki alışma, uyum. b. Bu alışmayı sağlayan işlemlerin tümü.

 

aydınlatma, fizik: Gözün, görme alanının ışıklılık ya da renk koşullarına alışması; bu alışma sonucunda varılan durum.

İngilizce'de Uyma ne demek? Uyma ingilizcesi nedir?:

adaptation, adjustment

Osmanlıca Uyma ne demek? Uyma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

intibak

Uyma anlamı, kısaca tanımı:

Uymaca : Uyuşma, uzlaşma.

Uymacılık : Yürürlükteki kurum, ölçüt veya şartlara, kesin olmayan katı kalıplara, eleştirici bir değerlendirme yapmaksızın uyma, konformizm.

Uymak : Renk, biçim vb. yönünden birbirini tutmak, uygun düşmek. Bir inanca, bir anlayışa, bir duruma veya egemen bir güce uygun davranışta bulunmak, riayet etmek. Uygun düşmek, münasip olmak. Zevke, anlayışa uygun düşmek. Ölçüleri birbirini tutmak. Bağlı kalmak, tabi olmak.

Uymaz : Aykırı, başka türlü, mugayir.

Uymazlık : Aykırılık, başkalık, beis, mugayeret.

Aklına uymak : Başka birinin düşüncesine göre iş yapmak, davranmak.

Anı anına uymamak : Dakikası dakikasına uymamak.

Araziye uymak : Ortama, çevreye uymak. görünmemeye çalışmak.

Cemaate uymak : İçinde bulunulan bir topluluğa uyarak davranmak.

Dakikası dakikasına uymamak : Her an başka bir ruh durumu göstermek.

Evdeki pazar çarşıya uymaz : "önceden tasarlanan bir iş umulduğu gibi sonuçlanmaz, düşünüldüğü gibi olmaz" anlamında kullanılan bir söz.

Gün güne uymaz : "bir günün işleri, durumları, şartları başka bir gününkine uymaz" anlamında kullanılan bir söz.

Günü gününe uymaz : Her zaman aynı durumda bulunmaz, kararsız.

 

Havasına uymak : Birinin huyunu almak. bulunduğu çevre ve ortamı benimsemek.

İzine uymak : Düşünce ve davranışlarını benimsemek.

Kafasına uymak : Aklına uymak.

Nefsine uymak : Bedenin isteklerine uymak, günah işlemek.

Ortama uymak : Çevreye uyum sağlamak.

Saati saatine uymamak : Durumu, huyu sık sık değişmek.

Şeytana uymak : Doğru yoldan ayrılarak kötü bir şey yapmak. günah işlemek.

Tıpatıp uymak : Her yönüyle uygun olmak, benzemek.

Zamana uymak : Davranışlarını içinde bulunulan günün şartlarına uydurmak.

İntibak : İki şeyin ölçülerinin birbirini tutması. Uyum.

Riayet : Sayma, saygı, ağırlama, itibar etme. Uyma, boyun eğme.

Tebaiyet : Kanun, buyruk vb.ne uyma. Devlete veya güçlü kişiye bağlanma.

Tevafuk : Birbirine uyma, uygun gelme.

Uyma gitmek : Kız, erkeğin arkasından gitmek.

Uyma yeteneği : Bireyin toplum ya da çevreden gelen uyaranlara, davranışlarını başarılı olarak uydurma gücü. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü.

Uymaca ahıl : Başkalarının sözüyle etkilenip sataşan, kavga çıkaran kimse.

Uymacı : Uymacılık yanlısı olan, konformist.

Uymacı siyasa : Davranışları kurulu düzenin ölçülerinden ayrılan bireyleri ya da toplumsal kümeleri bu ölçülere uygun davranmaya yöneltmek, uymakta olanların da aykırı davranmalarını önlemek amaçlarıyla izlenen toplumsal denetim siyasası.

Uymaç :

Uymah : Anlaşmak

Uymama,uymazlık : riâyetsizlik.

Uyman : Sevimli.

Uyma ile ilgili Cümleler

  • Tom'un tavsiyesine uyman gerektiğini sanmıyorum.
  • Onu satın almaya karar vermeden önce, uyup uymadığını görmek için ceketi denedim.
  • Kurala uymaya mecbur edildik.
  • Ali doktorun tavsiyesine uymalı.
  • Babanın kim olduğu umurumda değil. Hala benim emirlerime uymak zorundasın.
  • Kurallara uymak çok önemlidir.
  • Bunu dene. Bu sana uymalı.

Diğer dillerde Uyma anlamı nedir?

İngilizce'de Uyma ne demek? : n. adaptation, conformity, fit, respect, agreement, accommodation, adherence, compliance, conformance, conformation, deference, observance

Fransızca'da Uyma : adaptation [la], acquiescement [le], conformisme [le]

Almanca'da Uyma : n. Analogie, Assimilation, Befolgung, Einhaltung, Passung

Rusça'da Uyma : n. соответствие (N), соблюдение (N), совместимость (F), адаптация (F)